Dis Ticaret Islemleri Nedir, Kullanilan Belgeler Nelerdir ? 2
1. Ticaret ve Tarifeler Genel Anlaşması (General Agreement on Tarif/s and Trade-GATT)
1929'da patlak veren büyük ekonomik buhrandan sonra, başta ABD olmak üzere, ileri gelen batılı devletler, dünya ticaretini genişletmek için çalışmalar yapmışlardır. İşte bu doğrultuda Havana Görüşmeleri başlatılmış ve Uluslararası Ticaret Organizasyonu'nun (ITO'nun) kuruluşunu öngören Havana Anlaşması imzalanmıştır. Fakat bu anlaşmanın, ABD'de bile kongreden geçirilememesi üzerine, Batılı ülkeler; hizmetleri, gümrük engellerini ve ticareti daraltıcı diğer kısıtlamaları kaldırma düşüncesiyle "Hazırlık Komitesi" kurmuşlardır. Böylece 1947 yılında Tarife Görüşmeleri başlamıştır.
Genel Anlaşma kuralları, akit yapan ülkelerin kendi aralarındaki ticari ilişkilerini düzenler. Bunların uygulanmasının denetimi, GATT'ın devamlı ve önemli bir görevidir. Ayrıca, danışma ve uzlaşmayı sağlayıp, görüş farklılıklarını gidermeyi, üyelerin ticari menfaatlerine zarar gelmesini önlemeyi hedefler.
2. Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı (United Nations Conference on Trade and Development-UNCTAD)
Dünya temel madde ihraç fiyatlarının 1950-1962 yılları arasında % 7 oranında düşmesi, buna karşın sanayi ürünleri fiyatlarının % 25 oranında artması, dış ticarette fiyat sorununun uluslararası düzeyde çözüme kavuşturulması için Birleşmiş Milletler bünyesinde bu sorunlarla ilgilenecek bir kuruluşun oluşturulmasını gerekli kılmıştır. Ancak bu amaçla kurulan UNCTAD'ın hedefleri, baştan beri temel madde ticareti sorunlarını aşmıştır. UNCTAD daha genel anlamda, az gelişmişliğin ve az gelişmişlerin sorunlarının dile getirildiği bir forum olmuş ve az gelişmiş ülkelerin (AGÜ) ortak menfaatleri için zaman zaman mücadeleler verdiği bir uluslararası platform görünümü kazanmıştır.
UNCTAD'ın çalışmaları, merkezi Cenevre'de bulunan bir Sekretarya, bunun altında yer alan ve görevi UNCTAD Konferanslarını hazırlamak ve iki konferans arasında kararları uygulamaya koymak olan bir Ticaret ve Kalkınma Konseyi ile Konseye bağlı çalışma komitelerince yürütülmektedir. Başlıca çalışma komiteleri; Temel Maddeler, Mamul Maddeler, Teknoloji Transferleri, Denizcilik ve Finansman Komiteleridir.(Alpar, 1998)
3. Dünya Bankası(WorldBank-WB) Grubu
Dünya Bankası Grubu adı altında; Uluslararası İmar ve Kalkınma Bankası, Uluslararası Kalkınma Birliği ve Uluslararası Finansman Kurumu, uluslararası para ve kalkınma projelerinde faaliyet göstermektedir.
IBRD'nin kuruluşuna, 1944 Temmuzunda ABD'de Bretton Woods'da düzenlenen BM Parasal ve Mali Konferansı sonucunda karar verilmiştir. Bankanın amacı "üye ülkelerin imar ve ekonomik gelişme çabalarına destek sağlamaktır". Bu desteğin iki ana yolla sağlanması öngörülmüştür. Bunlar, özel sermaye yatırımlarının söz konusu ülkelere yönlendirilmesine yardımcı olmak ya da banka kaynaklarından bu ülkelere dolaysız biçimde sermaye transfer etmektir. Bankanın kredi vermede kullandığı fonların üç ana kaynağı vardır. Bunlar ülkelerin sermaye katılımları (iştirakleri), gelişmiş Batılı ülkelerin sermaye piyasalarından yapılan borçlanmalar ve kredilerin işletilmesinden elde edilen net gelirlerdir
3.2. Uluslararası Kalkınma Birliği (International Development Association-IDA)
IDA 1960 yılında kurulmuştur. Kuruluş amacı "dış kaynaklara ihtiyaç duyan ancak sağladığı kredileri geri ödemede güçlükle karşılaşan" AGU'ye kredi açmaktır. Dünya Bankası'na üye olan tüm ülkeler IDA'ya katılabilir.
IDA fonları başlıca üç kaynaktan sağlanır; bunlar üye ülkelerin sermaye katılımları, Dünya Bankası net gelirlerinden transferler ve IDA'nın zengin üyelerinin katkılarıdır. AGÜ, katılımlarının büyük bölümünü kendi paralarıyla yapabilir.
IDA'nın ayrı bir kuruluş olarak oluşturulması ihtiyacı, IBRD'nin izlediği kredi politikasının "bankerce özellikler" taşıması sonucu belirmiştir. IBRD kredilerinden, gerekli kıstaslara sahip olmadıkları için yararlanamayan AGÜ'nün ihtiyaçlarını karşılamaya çalışan IDA kredileri en yoksul ülkelere yönelmiştir.
3.3. Uluslararası Finansman Kurumu (International Finance Corporation-IFC)
Uluslararası Finansman Kurumu 1956'da kurulmuştur. İmkanlarından ancak IBRD üyeleri yararlanabilir. IFC, yasal ve mali yönden IBRD'den ayrıdır, idari yönden ise ona bağımlıdır.
IFC'nin kuruluşunda temel amaç "kredi verilen ülkelerde özel kesimin gelişmesinin teşviki ve bunun için yerli ve yabancı sermayenin harekete geçirilmesidir". IBRD tarafından özel kesime verilen kredilerde devlet garantisinin aranması, bazı ülke hükümetlerinin bu garantiyi sağlamaktan kaçınması, ayrıca IBRD'nin orta ve daha çok uzun vadeli kredi vermeye yetkili kılınmış olması, IFC'nin kurulmasının ana nedenidir.
IFC, AGÜ'nün özel kesimiyle birlikte özel kuruluşlarını da finanse eder. Sermayesinde devlet katkısı bulunan kuruluşlar da özel kuruluş niteliğini taşıdığı sürece bundan yararlanabilir. Başlangıçta IFC, girişimleri doğrudan doğruya kredi vererek finanse ediyordu, sonradan statüde yapılan bir değişiklikle Kurum'a hisse senedi alma yetkisi de verilmiştir. IFC, özel kuruluşların doğrudan finansmanını sağlamasının yanısıra, yatırım araştırmaları yapar, kalkınma bankalarının sermayelerine katılarak onların alanlarını genişletir. IFC kredilerinde devlet garantisi aranmaz. Kredi faizi, tek tek yatırımların özellikleri gözönüne alınarak belirlenir. Kredilerde vade genellikle 15-20 yıl arasında değişmektedir. IFC'nin kaynakları; üyelerinin sermaye katkıları, net gelir ve IBRD'den alınan borçlardan oluşmaktadır.
4. Uluslararası Para Fonu (InternationalMonetary Fund-IMF)
Uluslararası Para Fonu'nun kurulmasına yol açan nedenleri 1930'lu yıllarda aramak gerekir. Büyük buhran yılları olarak bilinen bu dönemde uluslararası ekonomik ilişkiler tam bir darboğaz içine girmişti. Buhranın milli gelir ve istihdam düzeyleri üzerinde yarattığı daraltıcı etkilerden kurtulabilmek ve küçülen dünya piyasalarındaki mevcut paylarını koruyabilmek için, çoğu ülke bir yandan rekabetçi devalüasyonlara başvuruyor, öte yandan kendi pazarını dış rekabetten korumak için gümrük tarifelerini yükselterek, miktar kısıtlamaları getiriyor ve ithalatta döviz tahdidine gidiyordu.
Bütün bu uygulamaların sonucunda dünya ticaret ve üretiminin daha da daraldığı izlenmekteydi. Komşuyu Fakirleştirme Politikası (Beggar the Neighbour Policy) adı verilen söz konusu uygulamaları, her ülkenin kendi dışındaki ülkelere karşı yürürlüğe koyması, mantıksal olarak başka bir sonuç veremezdi. Bu dönemin bir başka özelliği de dünya ticaretinin, serbest dövizle ticaretten, "kliring" ve "takas" anlaşmalarıyla yapılan ticarete kaymasıydı.
Yaşanan, bu deneyimler sonucunda yeni bir uluslararası para sisteminin kurulmasına ihtiyaç duyuldu. Bu amaçla l-22Temmuz 1944 tarihleri arasında, ABD'nin Bretton Woods kasabasında 44 ülkenin delegasyonlarıyla Uluslararası Para Fonu'nun kurulması kararlaştırıldı. IMF'nin amaçları ise, şu şekilde sıralanabilir:
v Uluslararası parasal konularda üyeler arası danışma ve birlikte hareketin gerektirdiği mekanizmayı oluşturarak uluslararası işbirliğini teşvik etmek.
v Uluslararası ticaretin dengeli gelişmesini sağlamak ve bu yolla yüksek
istihdam ve reel gelir düzeylerinin gerçekleştirilmesine, üretken kapasitenin
geliştirilmesine katkıda bulunmak.
v Kambiyo istikrarını ve gerekli kambiyo düzenlemelerini sağlamak ve
rekabetçi devalüasyonları önlemek.
v Çok yanlı bir ödeme sistemi kurabilmek için ulusal paraların tam konvertibilitesini gerçekleştirmek ve kambiyo kısıtlamalarını kaldırmak.
v Üye ülkelerin, dış dengesizlikleri gidermek amacıyla kısıtlayıcı önlemlere başvurmamaları için, geçici olmak kaydıyla mali kaynaklar bulmak.
v Dış ödemelerdeki dengesizlikleri hem süre hem de hacim yönünden azaltmak.
5. Dış Finansman Sağlayan DiğeıKuruluşlar
Dış Ticarette dış finansman sağlayan diğer kuruluşların başlıcaları olarak İslam Kalkınma Bankası ve Asya Kalkınma Bankası'ndan bahsedilebilir.
5.1. İslam Kalkınma Bankası (Islamic Development Bank-IDB)
İslam Kalkınma Bankası 1975'te kurulmuştur. Bankanın amacı: İslam ülkelerinin kalkınma çabalarına yardımcı olmak, bunun için kaynak sağlamak ve üyeler arasındaki ticari ve sınai işbirliğini geliştirip güçlendirmektir.
İslam Kalkınma Bankası çalışmalarını teknik düzeyde yürüten komiteler de kuruluşun organları arasındadır. Bunlar; Yönetim, Faaliyet ve Mali Komitelerden oluşmaktadır. Kuruluş; üye ülkelerin finansman başvurularını, yatırım ve projelerin fizibilite raporlarıyla birlikte teknik, ekonomik ve mali yönlerden inceleyerek kurala bağlar. Finansman işlemlerinde fail ve taahhüt ücreti alınmaz. Banka, yatırım projelerini, hisse salın almak yoluyla, sermayeye katılımla ya da kar payı karşılığı kaynak sağlayarak finanse etmektedir. Bankanın kar payında, projenin sağlayacağı kar üzerinden finansmana katılma oranı esas alınır. Bu suretle geri ödeme yapıldıkça bankanın kar payı azalmaktadır.
Bunun dışında başka finansman biçimleri de vardır. Bunlar; kiralama, satmalına kredisi, taksitli satış, kısa vadeli finansman ve teknik yatırımlardan oluşmaktadır
5.2. Asya Kalkınma Bankası (Asian Development Bank-ADB)
Asya Kalkınma Bankası, 1966 yılında bölge ülkeleri arasındaki ekonomik ve mali işbirliğini özendirmek ve geliştirmek amacıyla kurulmuştur. Sağladığı kaynakların en büyük bölümü tarımda, kalan kısmı da enerji, madencilik ve sanayi kesimlerinde kullanılmıştır.
6. Petrol İhraç Eden Ülkeler Teşkilatı (Organization of Petroleum Exporting Countries-OPEC)
14 Eylül 1960 tarihinde ortak bir petrol üretimi ve fiyatı politikası izlemek üzere Bağdat'la imzalanan bir anlaşmayla kurulmuştur.Kuruluşun amacı "petrol fiyatlarını yükseltmek, özel petrol şirketlerinden daha büyük gelir payları sağlamak ve fiyatları iyileştirmek için üretim ayarlama planları üzerinde çalışmaktır". Günümüzde OPEC eski etkinliğini büyük ölçüde kaybetmiş ve dağılma noktasına gelmiş bir kartel görünümündedir. (Akat, 2001)
3. İHRACATTA İŞLEMLER
3.1. İhracatta Teslim Şekilleri
Ticari terimlerin, her ülkede değişik şekilde yorumlanmasının (hukuksal anlaşmazlıklar sonucu) hem zaman hem de para kaybına neden olduğu düşüncesinden hareketle ve bu terimlerin standart kurallara bağlanması amacıyla bazı uluslararası çalışmalar yapılmıştır. Bunların en önemlisi "INCOTERMS"dir.
Incoterms'in amacı; ticari terimlerin her ülkede farklı olarak yorumlanıp, uygulanmasından doğan anlaşmazlık ve güçlüklerin mümkün olduğu ölçüde ortadan kaldırılmasıdır.
Uluslararası Ticaret Odası (ICC), INCOTERMS kitapçığını ilk kez 1936 yılında yayımlamıştır. Kitapçıkta yer alan kurallar sırasıyla 1953, 1967, 1970, 1976 ve 1980 yılında revize edilerek günümüz şartlarına uygun hale getirilmiştir. Günümüzde geçerli olan kitapçığın yayın tarihi 01.07.1990'dır. Burada terimlerin tanımlanmaları özlü ve açık bir biçimde yeniden düzenlenmiştir. (ITO, 1993)
Incoterms'de yeni düzenlemeye göre, gelişmelere de uygun olarak, ticari terimler aşağıdaki tabloda gösterildiği gibi, dört gruba ayrılmıştır.
• Bunlardan birincisi (E Grubu), satıcının bizzat kendi kuruluşunda mallarını alıcıya sunması durumudur.
• İkincisi (Fgrubu), satıcıdan mallarını alıcı tarafından tespit ve tayin edilen taşıyıcıya teslim etmesi istenir.
• Üçüncüsü (C grubu), satıcı, taşıma işlemi için kendisi sözleşme yapmasına rağmen, malların yüklenmesi ve yola çıkmasından sonra meydana gelebilecek ek masrafları kendisi üstlenmez.
Dördüncüsü (D grubu) ise, malların varış ülkesine kadar taşınmasıyla ilgili bütün masrafların ve risklerin satıcıya ait olmasıdır


