» Bilgi Yonetimi Nedir ?

Yayinlanma Zamani: 2007-11-13 21:11:00





HAZIRLAYAN : GULIN ULKER ( matematik mühendisi)

I.BÖLÜM


BİLGİ YÖNETİMİNE GİRİŞ



 I.1)BİLGİ YÖNETİMİ İLE İLGİLİ KAVRAMLAR


Yapısal olmayan, işlenmemiş girdiler verileri oluşturur.Bu verilerin belirli bir amaç için analiz, gruplandırma, sınıflandırma kıyaslama ile düzenlenmesi anlam kazanması ve gerektiği zamanlarda potansiyel olarak kullanıma hazır hale getirilmesine de bilgi denir.Bilginin bu tanımı aslında kurumsal bilgi tanımını da içine alır. Ancak kurumsal bilgiden bahsedildiğin de bunlara ek olarak bir de üretken bilgiden söz edilebilir yani bir şirket ortamında ya da genel olarak bir organizasyonda en basit olarak bilgisayarlarda, dosyalarda, epostalarda, çalışanların deneyimlerinde ve yaptıkları işle ilgili fikirlerinde oluşan şirketin yüksek değerli ürünler yada hizmetler ortaya koymasında önemli olan ve  firmanın kar ve değer elde etmesine yarayan sektör, ürün, teknoloji ve   organizasyon bilgileridir.


         Firmalar, müşteriler vasıtasıyla, organizasyon yapısı ile, süreçler vasıtasıyla ve sistemler vasıtasıyla(Buradaki sistem Bilgi akışını organize eden ve yönlendiren kodlanmış bilgi anlamındadır.)değer elde ederler ve bu değeri elde etmelerine yarayan bilgi kurumsal bilgidir.


         Veri Ambarı (Dataware House), Veri Madenciliği(Datamining), İş İstihbaratı (Business Intelligence) vb. uygulamalar bilginin kurumsal bilgiye dönüştürülmesine yönelik uygulamalardır


         Şirket içinde bilgi farklı şekilde oluşur. (Yaşanan deneyimler, öngörüler, fikirler, sezgiler, uygulamalar gibi) Ancak bu bilgilerin bir kısmı “üretken” dir. Şirket iç ve dış çevresindeki açık ve saklı (işsel) bilgiler, kendi aralarında ve kendi içlerinde dönüştürülerek şirketin temel bilgi bazını teşkil ederler.



Şirketin sahip olduğu entellektüel sermaye (kapital) yukarıda da tanımlandığı gibi insan, yapısal ve müşteri sermayesidir.


İnsan sermayesi; çalışanların sahip olduğu bilgi, beceri ve davranışların toplamıdır.


Yapısal sermaye; çalışanların entellektüel çabalarının sonuçlarıdır. (süreçler, rutin uygulamalar, bilgi sistemleri, patentler, kavramlar, modeller gibi)


Müsteri sermayesi; müşteri memnuniyeti, sadakat, şirket imajı, marka değeri gibi görünmeyen varlıklardır.


            Şirket içinde farklı şekilde oluşan bu kurumsal bilgiler üç değişik yapıdadır:


         1. Deneysel (experiential): Çogunlukla saklı (tacit) bilgidir. Genelleştirilmemiş özel olaylarla ilgilidir. Anlık değeri yüksektir ve kritik bir sorunun çözümlenmesiyle elde edilir. Takım birifingleri, forumlar, tartışma veritabanları, duyuru şeklindeki kişisel bilgilendirmelerden elde edilir.


         2. Resmi (formal): Kayıtlı, saklı olmayan (explicit), birçok durumda genelleştirilmiş bilgidir. En iyi pratikler, yaygınlaşmış sık kullanılan bilgiler, standartlar, tanımlı metodolojilerden elde edilir.


         3. Gelişen (emerging): Hem saklı hem de değildir. Resmidir ancak genelleştirilmemiştir. Özel proje sonuçları, çıktıları, satış teklifleri, bölüm raporlarından elde edilir.


            Sürekli değişen ve gelişen teknolojinin yarattığı yeni ekonomi düzeninde firmaların şirket içerisinde yukarıda anlatıldığı gibi kurumsal bilgilerin oluştuğunun farkına varmaları ve artık eski yönetim anlayışlarına ek olarak bu oluşan kurumsal bilginin yönetiminin de gerektiği çünkü kurulacak bilgi yönetimi sisteminin firmanın pazar değeri üzerinde etkisi olduğunun bilançoda yapısında bu görünmeyen değerlerin büyük payı olduğunun bilincine varmaları bilgi yönetimini gündeme getirmiştir.




I.2)BİLGİ YÖNETİMİ NEDİR?     


         Bilgi yönetimi temel olarak şirket ortamında sürekli artan bilgi kapasitesini güncellemek, oluşan bilgilerin ulaşılabilir ve gerekli olanlarını ve bunlara ulaşmak için gerekli olan işlemlerin tanımlanması ve analizini kapsayan ve bunların şirket çalışanlarıyla paylaşılmasını sağlayan bir disiplindir.


         Bilgi yönetimi bilginin verimli bir şekilde teknolojik uygulamalara dökülmesindeki süreçlerin tanımlamalarını,modellenmesini ve organizasyonun amaçları doğrultusunda bilginin kullanılması için yapılması gereken hareket planını kapsar.


         Bilgi yönetimi, üretken (deger yaratici) bilginin elde edilmesi, paylasılması, geliştirilmesi ve kullanılması ile ilgilidir.


         Bilgi yönetimi; entellektüel sermayeye ilişkin süreçler, ölçümler, değerlendirmeler ve yatırımların dönüşümü gibi konulara odaklanor.Entellektüel sermaye daha önce açıklandığı gibi şirketin sahip olduğu insan, yapısal ve müşteri sermayesidir.


         Bilgi yönetimi ile bilginin yedeklenmesi kayıp bilgi kontrolü ve sistemdeki bilginin homojen yayılaşı amaçlanmaktadir. [6]


         Bilgi yönetimi adından da anlaşılacağı gibi bir yönetim aracıdır. Şirketin sahip olduğu entellektüel sermayeyi kontrol edilebilir ve yönetilebilir bir varlık olarak görür.


            Bilgi yönetiminde örgütün kurumsal dinamikleri, süreç analizleri ve bilişim teknolojileri kullanılan temel araçlardır.Bu araçlar, bir örgütteki veri ve bilgi akışını güçlendirir ve bu bilgileri çeşitli görevleri yürütmekle sorumlu bireylere ve gruplara sunar. Özellikle de bilişim teknolojileri bilgi yönetiminin orataya çıkışının yönetim biliminin gelişmesi yönetim biliminin de tekonolojik ve gelişimlerle paralel gelişmesi bilgi yönetiminin uygulamada bilişim teknolojilerinin kullanımı olarak düşünülmesine neden olmuştur.


Uygulamadaki diğer bir başka düşünce de bilgi yönetiminin somut bilgi dökümanları olduğudur. Oysa bilgi yönetimi şekilde şirket içinde oluşumundan daha önce bahsedilen her türlü bilginin, entellektüel sermayenin oluşturduğu her şeyin bilgisayarda bir veritabanına aktarılması veya bunların büyük bir bilgi bankasında depolanması değildir. Bilgi yönetimi, teknoloji, somut dökümanlar değildir. Bunlar bilgi yönetiminin araçlarıdır.Bilgi yönetimi tamamen şirketin yönetim yapısıyla ilgilidir. Bilgi yönetimini merak eden, uygulamak isteyen şirketlerin dökümantasyon, teknoloji kullanımları yerine yönetim yapılarını gözden geçirmeleri gerekir.


Firmanın sadece üretim,pazarlama vs. konularında gelişme göstermesi, değşime ayak uydurması başarılı olması için yeterli değildir. Çünkü pazar koşullarıyla birlikte yönetim anlayışı da gelişmekte bilgi yönetimi gibi yeni bileşenlerini doğurmaktadır.










Günümüzün rekabetçi ortaminda, başarı ile başarısızlık arasındaki fark, işletmenin bilgi yönetiminde  ne kadar başarılı olduğunun yani yönetim yapısının nedenli gelişime açık olduğunun altında yatmaktadir.


I.3)BİLGİ YÖNETİMİNİN TARİHSEL GELİŞİMİ





Bilgi yönetimi adından da anlaşıldığı üzere bir yönetim şekli aslında yönetim süreçlerini kapsayan bir yaklaşımdır.


Yönetimin bir bilim dalı olarak görülmeye başlanması ile yönetim biliminin teknoloji ile birlikte gelişim göstermesi sonucu ortaya çıkmıştır.


Orta Çağda “ Usta-Kalfa-Çırak “ ilişkisinin hakim olduğu ve zanaatla ugraşıldığı, temel üretim birimi “Aile “ iken; 18 nci Yüzyılda, Birinci Kusak Endüstri Devrimi ile üretim, “Evden Fabrikaya” aktarılmıştır. İlk zamanlar, tüm üretim araçlarının toplandığı ve üretimin yapılıdğı yer olarak tanımlanan fabrikalarda, fabrika sahipleri aynı zamanda yöneticilik işlevini de yürütmekte; henüz profesyonel yöneticilerden söz edilmemektedir. Fakat teknolojik gelişmelerin fabrika sahiplerini sermaye sağlamaya zorladığı 19. Yüzyılda, ortaklık görevi ile yöneticilik görevi birbirinden ayrılmış, böylece yöneticilik bir bilim dalı olarak kabul görmeye baslamıştır.Sanayi devriminden itibaren giderek sistemleşen yönetim faaliyetlerini iki ana grup altında incelemek mümkündür (Budak, 1998:8-10);


· 19 ncu Yüzyılın sonlarından İkinci Dünya Savaşı’na kadar olan dönem (Çağdaş yönetim düşüncesinin oluşma aşaması),


· İkinci Dünya Savaşı’ndan günümüze kadar olan dönem (Çağdaş yönetim düşüncesinin gelişme aşamaşı).


Frederick Taylor’un öncülüğünü yaptığı “Bilimsel Yönetim”, Henri Fayol’un “Yönetim Bilimi”, Max Weber’in “Bürokrasi Modeli” birinci grupta incelenebilir. Elton Mayo’nun “Hawtorne Arastirmalari” ve Maslow’un “İnsan Gereksinimlerinin Hiyerarşisi” modeli gibi çalışmalar ise, çağdaş yönetim düşüncesinin olgunlaşma aşamasını göstermektedir. İkinci Dünya Savaşı sırasıda askeri amaçlı kararlara yönelik olarak, yöneylem arastırmaları ile matematiksel modeller üzerine kurulan karar verme ve yönetim işlevleri, 1950’li yıllardan itibaren işletmelerin karşılaştığı karmaşık problemlerin çözümünde kullanılmaya başlanmış ve yaygınlaşmıştır.Büyük şirketlerin tutarlı bir yönetim uygulaması sağlanmaya çalışılmıştır.


1950 yılında General Motors yöneticisi Alfred Sloan “Büyük şirketlerde uygulanacak tutarlı yönetim teknolojileri” ni tanımlamıştır. [8]




Matematiksel modellerin kullanımıyla hızlı bir şekilde gelişen çağdaş yönetim düşüncesi sistem yaklaşımı temelli olarak bugünlere gelmiştir. Çağdaş yönetim düşüncesi 1960’li yıllarda üst düzey ve karmaşık problemlerin çözümüne yönelik “Yönetimsel Kararlar” şeklinde iken; 1970-1980 yılları arasında “Sistem Analizleri” ön plana çıkmıştır.


         1987 yılında Purdue üniversitesinde, DEC ve Technology Transfer Society işbirliği ile “21. Yüzyıla Doğru Bilgi Varlıklarının Yönetimi” konulu ilk bilgi yönetimi konferansı düzenlenmiştir. [9]



1990 lı yılların başından itibaren teknolojinin özellikle de bilişim teknolojilerinin hızla ilerleme kaydetmesi sonucu pek çok alanda meydana gelen yeni gelişmelere paralel olarak pazarda meydana gelen küreselleşme “yeni ekonomi” dönemi ni başlatmıştır. Bu yeni ekonomi düzeni işletmeler için “iş entegrasyonu” gerekli kılmıştır yani işletmenin stratejileri (hedefleri, organizasyonel yapısı, vb.), işletme süreçleri (iş akışları, iş süreçleri vb.) ve heterojen bir yapıya sahip bilgi sistem altyapısı (mevcut uygulamalar, veriler, ağlar vb.) bir bütünün birbirleriyle tam uyum içinde çalışması zorunlu bileşenleri olmuştur.






Artık işletmelerin, sağlam bilgi sistem altyapılarına, işlerin yürümesini garanti edecek sistemsel omurgalara ve bu sistemleri işletmenin amaçlarına uygun olarak bütünleştirip kullanabilecek yönetici ve personele duyduklari ihtiyaçları artmaktadır.



Ortaya çıkan bu ihtiyaçlar, işletmelerin yapılarını, hiyerarşilerini, karar mekanizmalarını, kısaca tüm iş süreçlerini değiştirmeye zorlarken; bilgiye de yeni değerler yüklemektedir. Ancak, Drucker’in deyişi ile bilginin stratejik değer olabilmesi, veriden bilgiye dönüşme sürecinde, bilginin doğru, güncel, tam ve anında erişebilir olması ile olasıdır. Bir işletmede yönetim fonksiyonu; üretim, satış, muhasebe, pazarlama, AR-GE, satın alma gibi faaliyetleri planlamak, yürütmek ve kontrol etmek zorundadır. Yönetimin bu faaliyetleri yürütebilmesi için bilgiye ihtiyaç duyduğu ve bilgi akışı, veri toplama, veri işleme, veri depolama, bilgi oluşturma ve sunma gibi faaliyetleri de düşünüldüğünde; tüm bu faaliyetleri içeren “Bilgi Sistemi” ne sahip olması ve bunu yönetebilmesi gerekmektedir. [10]



         Çünkü artık şirketin “pazar değeri”ni oluşturan unsurlar içinde klasik bilanço yapısında “görünmeyen değerlerin” büyük payı olduğu; “bilgi”nin ve “entellektüel sermaye” nin stratejik düzeyde ele alınması gerekliliği ortaya çıkmıştır. [11]


         Bu tarihsel gelişim ve orataya çıkan bu gereklilikler “Bilgi Yönetimi” ni doğurmuştur.


         Nisan 1992 tarihinde Steelcase North America ve EDS tarafindan yönetilen “Bilgi Üretkenligi” toplantısı, Ekim 1992 de Industrial Research Instititute (IRI)’un hazırladığı ve McKinsey and Company’nin deneyimlerini sunduğu toplantı gerçekleştirilmiş ve 1994 yılında “Bilgi Birikiminin Getirileri” Strategic Leadership Forum ve Ernst & Young ortak çalışması ile tartışmaya açıldı.  [12]


         Bugünkü duruma bakacak olursak henüz 12 senelik diyebileceğimiz bu yeni oluşum artık uygulamaya dönüşmekte. Şu anda bilgi yönetimi gelişmekte olup gün geçtikçe birçok şirket tarafından önemi kavranmakta, uygulamaya geçilmekte.


Farklı alanlarda eğitim almış ve deneyim kazanmış yöneticiler ve yönetim uzmanları, bilgi ekonomisine dayalı yönetim teknolojileri geliştiriyorlar. Bilgi yönetimi konusunda kitap ve makale patlaması yaşanmasına rağmen, reçeteler sadece uygulama sürecinde tanımlanabiliyor. Büyüyen bir uygulama grubu, her sektörden, her görevden ve dünyanın her tarafından arastırmacıları ve yöneticileri içeriyor. Egitim, ekonomi, kalite, insan kaynakları, bilişim ve strateji uzmanlari tek hedef çevresinde birlesiyorlar: İşletmelerin, bilgi yönetimi sayesinde şekil değiştirmesi  [13]


Çünkü artık bilgi teknolojisinin ve iletişim ağlarının gelişimi sayesinde, gerçek rekabet avantajlarının bilgi yönetimi sayesinde oluşturulabileceği kanıtlandı.








I.4)BİLGİ YÖNETİMİNİN ÖNEMİ



İlk dönemlerinde “biriktirmek” üzerine kurulu olan dünya ekonomisine sanayi devrimiyle birlikte “toplamak” ve “analiz etmek” egemen olmuştur. Günümüzde ise, bilgiyi almak ve satmak” her geçen gün çoğalan bir hızla baskınlık kazanmaktadır. Eski dünyada işlenmiş kaynakları alınır  satılırdı, şimdi ise işlenmis bilgi alınıyor ve satılıyor. Tüm fizik eşyaları bır oranda bilgi maliyeti içeriyor. Ham petrolün içindeki bilgi oranı dahi % 50’ye ulaşmıştır. Yeni Dünya düzeninde, hızla artan bilgi stoku, organizasyon yapıları ve yönetimlerini karşı konulmaz bir değişim baskısıyla karşı karşıya bırakmıştır. Yeni düzende bilgi yönetimi, bireysel ve organizasyonel potansiyelimizin ne kadarını kullandığımıza odaklanmaktadır. Günümüz organizasyonlarında değer yaratan hızlı değişimdir. Organizasyonların geleceği, değişen şartlara uyum sağlayabilme yeteneklerine bağlıdır. Bu da, bilginin akış halinde olmasını destekleyen bir yönetim ile gerçeklesebilir. Bilgiye sahip olmak ve yönetmek, değişebilme cesareti verir ve değişimi tetikler. Değişim ise bilginin yenilenmesine ve gelişmesine olanak sağlar. Varlığını sürdürmek ve ayakta kalmak için değişimi yönetebilmek, bilgiyi yönetebilmeye bağlıdır. 


Bir çok sirket geleceğini güven altına alabilmek için kurum içi sahip olduğu ve kurum dışı ulaşabildiği yararlı bilgiye özel bir yönetim sistemi kurmaktadir. 


Geleneksel firmaların bir çoğu hala sahip oldukları bilgilerin değerinin ve kullanım alanlarının farkında değiller. Oysa başarı, artık bugün bilginin kalitesi ile doğru orantılı. En basitinden, 'ürün geliştirme' için; hem yeni teknolojilerden ve yeni bilim alanlarından, hem tüketici ihtiyaçlarından, hem de ürünün pazarlamasından haberdar olmak, dahası bunların dogru olarak kullanılması gerekli. Pazar alanlarının giderek büyümesi ve giderek rekabete daha açık bir ortam oluşması, yeniliklerin sayısının her geçen gün artması, bilginin evrimleşmesini ve her zamankinden çok daha çabuk tüketilmesini de bir zorunluluk haline getirmiştir. Diger yandan; rekabet ortamı bu bilgileri elinde tutan iş gücünün kısıtlı bir kesim olarak kalmasına sebep olmakta ve çalışanların bilgiyi analiz etmek ve özümsemesine izin veriyor. 


Her sirket bilgiyi yönetir. Günümüzün rekabetçi ortaminda başarı ile başarısızlık arasındaki fark şirketin bilgisini pazarda ne kadar iyi yönetip artırabildiğindedir.



Etkin bilgi yönetimi ile doğru kişiye doğru zamanda doğru bilgiyi ulaştırarak karar verme sürecini optimize etmek hedeflenir. Degişen pazar koşulları bilgi yönetimi'ni vazgeçilmez hale getirmektedir. Maddi varlıkların yönetimi ve ölçülmesine yönelik Aktivite Bazlı Yönetim, Süreç Yönetimi gibi araçlar artık çağdaş organizasyonlar için farklılaştırıcı bir unsur olmaktan çıkmış, bir gereksinim haline gelmiştir. Şirketler müşteri memnuniyetini bilgi yönetimi ile yakalamaktadırlar.


Şirketlerin pazar değerleri hesaplanırken maddi varlıkların yanında değişime uyum sağlama becerisi, yönetim nitelikleri, yeni pazarlara ulaşabilme yetenekleri gibi değerler de hesaba katılmaya başlamıştır.  [17]


"Bilgi  Yönetimi" organizasyonun elindeki “görünmeyen varlıkların” yani entelektüel sermaye veya bilgi birikimi bazlı varlıkları ile değer yaratma sürecidir. Bu süreç şirketin “pazar değeri” nin belirlenmesinde büyük önem taşır.



Bilgi yönetimi, örgütteki veri tabanından web sitelerine, şirket çalışanlarından iş ortaklarına her türlü bilgi kaynağını kapsar. Yapısı itibariyle bilgi yönetimi bu bilginin anlamı genişletir ve ona biçim kazandırır. Şirket çalışanlarına yaratıcılıklarını geliştirmelerinde ve değişikliklere adapte olabilmelerinde yardımcı olarak, şirketin değerini artırır. Çünkü günümüzde şirketlerin pazar değerleri hesaplanırken, maddi varlıkların yanında değişime uyum sağlama becerisi, yönetim nitelikleri, yeni pazarlara ulaşabilme yetenekleri gibi değerler de hesaba katılmaya başlamıştır.


Şirketin “pazar değeri”ni oluşturan unsurlar içinde klasik bilanço yapısında “görünmeyen değerlerin” büyük payı olduğu; “bilgi”nin ve “entellektüel sermaye” nin stratejik düzeyde ele alınması yani bilgi yönetiminin gerekliliği ortaya çıkmıştır.


ABD'de 80'li yıllara kadar şirketlerin defter değeri ile pazar değerleri göreceli olarak aynı kalmış. Ancak 1980'de defter değeri pazar değerinin %95'i iken 1998 yilinda %28'e kadar gerilemiştir. İşte "bu fark" görünmeyen varlıkların yarattığı değer olarak açıklanmaktadir. "Bilgi Yönetimi" ise "Entelektüel Sermaye"ye ilişkin süreçler, ölçümler, değerlendirmeler ve yatırımların dönüşümü gibi konulara odaklanır. İşte 90'lı yıllardan itibaren, şirketler bu çok büyük parasal değerlere, bilgi gibi, görünmeyen varlıkların entelektüel sermayeye dönüştürerek yaratılabildiğinin farkına vardılar.  [18]


Bu gelişmeler paralelinde şirketler, klasik muhasebe sistemlerinde görünmeyen ve ölçülmeyen varlıkları ve bu varlıkların kombinasyonlarını tamamen yeni yöntemlerle kullanarak, değer yaratabilmektedirler.


Görünmeyen varlıklar üzerinde yapılan çalışmalar, şirketlerin çalışanları, müşterileri, organizasyon yapısı, süreçleri ve sistemleri vasıtasıyla değer yarattıklarını göstermektedir.


Örneklerle açıklanacak olursa:


Çalışanları vasıtasıyla:


USAA 3.3 milyon müşterisine ait telefonla dinlediği gerçek zamanlı bilgileri kaydetmekte ve müşteri temsilcilerinin yorumlarıyla müşterilerine değer yaratmaktadır. Ayrıca müşteri temsilcileri kendi yöneticileri ile on-line baglantılı olarak yorumlarını paylaşabilmekte ve süreçlerini iyileştirebilmektedirler.


Müşteriler vasıtasıyla:


Dell bilgisayar sirketi de bu konuda çok başarılı bir örnek. Dell, önceleri tedarikçileri vasıtasıyla değer yaratmaya çalışmış, sonradan da “müşteri varlıklarıyla” değer yaratabilmiştir. Dell tüm sipariş hazırlama ve satış işlemlerini müşterilerinin web üzerinden direkt olarak yapabileceği bir ortamı yaratmıstır.


Organizasyon yapısı ile:


Johnson & Johnson yüzlerce sirket ve işbirimini orkestra ahengiyle yönetmekte, bilgi ve know-how paylasımını ve sinerjiyi anında sağlayabilmektedir.


Süreçler vasıtasıyla:


Pfizer ilaç sirketi, aynı anda 16 yeni ürünü geliştirebilen bir sirket.


İlaç sektöründeki şirketler için normal olarak bir ürünü klinik denemelerden geçirip piyasaya sürebilmek 190 adam-yıllık bir süreç. Pfizer’de bu süreç üçtebiri zamanına indirilmiş. Süreçleri ile ilgili bilgi yönetimini fevkalade iyi yaparak büyük deger yaratabildi.  2


Dell ise; geliştirdiği özgün iş modeli, on-line sipariş sistemi ve iş-akış metodu için patent hakları aldı. Bu anlamda; süreçleri ile ilgili bilgi birikimini (knowledge) entellektüel sermayeye dönüştürdü.  



  Bilgi Yönetimi ve Kalite , A.Murat İlhan

 http://www.activefinans.com/active/arsiv/sayi15/bilgi_yonetimi.html

Önce Kalite Dergisi, Yıl:7, Sayı:37

 http://www.dunyaegitim.com.tr/knowledgeman.htm)

  http://www.entovation.com/momentum/mom_tk.htm

 http://www.activefinans.com/active/arsiv/sayi15/bilgi_yonetimi.html

  http://www.entovation.com/momentum/mom_tk.htm 

 Bilgi Yönetimi ve Degisim, Dr. Levent Altintas, MD. PhD.

 http://www.cl.com.tr/detail/?docid=2366

 


Duyuru

Facebook sayfamiza üye olun


Duyuru
Sitemizde güncelleme çalismalari devam etmektedir.
Görüs ve önerilerinizi bizimle paylasabilirsiniz ! mail adresimiz : endustrimuhendisligi@hotmail.com