» Ic Borclanmanin Özel Yatirima Etkisi -3

Yayinlanma Zamani: 2011-12-12 01:01:00





Türkiye'de Kamu Kesimi iç Borçlanmasının Özel Yatırım Harcamaları  Üzerindeki Etkisi

Zaman içerisinde ortalaması ve varyansı değişen değişkenler durağan olmayan veya birim kök içeren değişkenler olarak adlandırılmaktadır. Diğer taraftan birim kök üzerine yapılan çalışmalar, birim kök içeren değişkenlerin EKK yöntemi ile tahmin edilmesi halinde güvenilir olmayan sonuçlara yol açacağı belirtilmiş ve bu durum "düzmece regresyon (spurious regression)" olarak ifade edilmiştir (Granger ve Newbold, 1974). Dolayısıyla değişkenler arasında ekonometrik olarak anlamlı ilişkiler elde edilebilmesi için analizi yapılan serilerin durağan seriler olması gerekmektedir. Ancak, durağan olmayan serilerin farkı alınarak durağan hale getirilmesi, serilerde bilgi kaybına yol açmaktadır. Bunu önlemek için eşbütünleşme metodolojisi kullanılmaktadır. Eşbütünleşme analizinin gerçekleştirilebilmesi için, analize tabi tutulan her bir değişkeninin en az birinci derecede entegre olmaları ve aynı zamanda değişkenlerin entegre derecelerinin de eşit olması gerekmektedir.

Değişkenler arasındaki eşbütünleşme (uzun dönem) ilişkilerinin tespiti amacıyla geliştirilen iki test

tekniği bulunmaktadır. Bunlardan birincisi, Engel Granger (1987) tarafından geliştirilen iki aşamalı test

tekniği, diğeri ise, Johansen-Juselis (1990) tekniğidir.

Engle-Granger iki aşamalı test yönteminin birinci aşamasında, durağan olmayan serilere ilişkin

regresyon modeli EKK yöntemi ile tahmin edilmektedir. Bu aşamada tahmin edilen değişkenlerden

elde edilen hata teriminin durağan olup olmadığı ADF birim kök testi kullanılarak tespit

edilmektedir. Eğer hata terimi durağan bulunmuşsa, tahmin edilen değişkenler arasında uzun

dönemli bir ilişkinin varlığından söz edilmektedir. Teknik bir ifadeyle, değişkenler eşbütünleşiktir.

Değişkenler arasındaki kısa dönemli ilişkilerin araştırılmasına yönelik ikinci aşamada ise, hata

düzeltme mekanizması (ECM) devreye sokularak, değişkenlerin durağan hale getirilmiş formu ve

birinci aşamadaki hata düzeltme teriminin gecikmeli değeri kullanılarak tahmin yapılmaktadır. Hata

düzeltme terimi katsayısının negatif ve anlamlı çıkması, değişkenler arasında kısa dönemli bir ilişkinin

olduğunu göstermesi açısından önem taşımaktadır.

Bu çalışmada, eşitlik (1)'de oluşturulan özel yatırım harcama modeli tahmin etmeden önce,

modelde yeralan değişkenlerin durağan olup olmadıkları Genişletilmiş Dickey-Fuller (ADF) birim

kök testi ile belirlenmiştir. ADF birim kök testinde kullanılan süreç aşağıda (2) nolu denklemde

gösterilmiştir:

 

 

Tahmin edilen (2) nolu denklemde ß=0 olup olmadığının testinde kullanılan ADF birim kök
testinde, sıfır hipotezinin reddedilmesi halinde, X değişkeninin seviye değerinde durağan olduğuna,
aksi halde durağan olmadığına karar verilmektedir. Seviye değerinde durağan olmadığı tespit edilen
bir serinin birinci farkları alınarak bu değerler için yukarıdaki test işlemi tekrarlanmaktadır. Bu test,
seriler durağan bulununcaya kadar ikinci veya hatta üçüncü farkları içinde uygulanmaktadır.
Dolayısıyla (2) nolu denklemde ß=0 için hesaplanan geleneksel t istatistiği, MacKinnon (1991) kritik
değerleri ile karşılaştırılarak değişkenin test edilen seviyesinde durağan olup olmadığının belirlenmesini sağlamaktadır.
Tahmin edilen denklemin otokorelasyon probleminden uzak olması, ADF testinin uygun sonuç
vermesi için gereklidir. Söz konusu denklemde otokorelasyon probleminin giderilmesi, bağımlı
değişkenin birinci farkının k dönemlik gecikmesinin bağımsız değişken olarak modele katılmasını
gerektirmektedir. Bu çalışmada ADF testine tabi tutulan değişkenlerin gecikme sayısı (k) Akaike Bilgi
Kriterine (AIC) göre belirlenmiştir.
Çalışmada 1989:1-2004:4 dönemi verileri kullanılmış olup, enflasyon rakamlarını gösteren rakamlar
Türkiye ıstatistik Kurumu (TÜıK)'den, kamu kesimi sabit sermaye yatırımlarını, reel GSMH'yı, özel
yatırım harcamalarını ve iç borç stokunu gösteren rakamlar, TCMB'nin Elektronik Veri Dağıtım
Sistemi (EVDS)'den ve ıç borçlanma faiz oranları (aylık) DPT istatistiklerinden derlenmişlerdir. Aylık
iç borçlanma faiz oranlarının ortalaması alınarak üç aylığa çevrilmiştir.
4.2. Tahmin Sonuçları
Tablo 2 ADF birim kök test sonuçlarını göstermektedir. Faiz ve enflasyon dışında tüm değişkenlerin
logaritması alınmıştır. Değişkenlerin önündeki L, ilgili değişkenin logaritmasının alındığını
göstermektedir.
Kritik değerler, Eviews 5.1 ekonometri programı tarafından üretilmiş olup, MacKinnon (1991)
değerlerine dayanmaktadır.
Tablo 2. ADF Birim Kök Test Sonuçları

**, *** sırasıyla %5 ve %1 düzeyinde anlamlı olduklarını, parantez içindeki değerler ise, Akaike Bilgi Kriteri (AIC) ile
belirlenen optimal gecikme uzunluklarını göstermektedir.
Tablo 2'den görüldüğü gibi enflasyon değişkeni seviyesinde, diğer değişkenler ise birinci farklarında
durağan çıkmışlardır. Eşbütünleşme analizinin yapılabilmesi için değişkenlerin aynı dereceden
bütünleşik olmaları gerekmektedir. Dolayısıyla, değişkenlerin farklı dereceden bütünleşik olmaları,
eşbütünleşme ve nedensellik analizlerinin yapılmasına olanak vermemektedir. Bu nedenle, (1) nolu
özel yatırım harcamaları denkleminde, seriler durağan haliyle EKK yöntemiyle tahmin edilmiştir. Özel
yatırım harcama denkleminin tahmin sonuçları Tablo 3'de verilmiştir

Tablo 3. Özel Yatırım Harcama Denkleminin Tahmini

 

*,** ve *** sırasıyla %10, %5 ve %1 düzeylerinde anlamlı olduklarını göstermektedir. Sonuçlar EViews 5.1 ekonometri programı tarafından
tahmin edilmiştir.
Tahmin sonuçları, Türkiye'de kamu iç borçlanmasının özel yatırımlar üzerinde %5 anlamlılık
düzeyinde güçlü negatif bir etkisinin olduğu göstermektedir. Böyle bir sonuç, kamunun tahvil yada
hazine bonosu vasıtasıyla iç borçlanmasının özel kesimin kullanabileceği fonları azalttığı anlamına
gelmektedir. Başka bir deyişle, kamunun, finansal anlamda özel yatırım harcamalarını dışladığını
söyleyebiliriz. Ayrıca iç borçlanma faiz oranları ile özel kesim yatırımları arasında ise, negatif bir ilişki
göze çarpmaktadır. Ancak, bu ilişki derecesinin çok anlamlı olmaması ve faiz oranı değişkeni
katsayısının çok düşük çıkması, faiz oranı aracılığıyla kamu kesiminin dışlama etkisinin boyutunu
azaltıcı bir etken olarak görülmektedir.
Faiz ve iç borç haricinde, özel kesim yatırımlarını dışlayan bir diğer faktörün kamu sabit sermaye
yatırımları olduğu görülmektedir. Bu sonuç, kamu sermaye yatırımlarının özel kesim için tamamlayıcı
değil, aksine rakip olma özelliğini taşıdığı anlamına gelmektedir. Diğer taraftan, reel GSMH
değişkeninin katsayısı beklendiği üzere pozitif çıkmıştır. Bununla birlikte, katsayının yüksek ve %1
düzeyinde anlamlı olması, özel yatırım harcamalarının belirlenmesinde ekonomik büyümenin çok
önemli bir faktör olduğunu göstermesi açısından çarpıcıdır.
Diğer taraftan tahmin sonuçları, incelenen dönemde enflasyon oranlarının özel kesim yatırım
harcamaları üzerinde bir etkisinin olmadığını göstermektedir.
Özetle, ekonometrik tahmin sonuçlarından, kamu iç borçlanmasının dışlama etkisinin faizlerden çok,
özel kesim fonlarının kamu kesimine aktarılması yoluyla oluştuğu, ayrıca, özel yatırımlar üzerinde bir
diğer önemli dışlayıcı faktörün de kamu sabit sermaye yatırımlarının olduğu açık bir şekilde
görülmektedir.
5. Sonuç ve Öneriler
Günümüzde gelişmiş, az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler borçlanma anlayışlarında meydana gelen
değişmelerle birlikte, finansman açıklarını giderebilmek için zaman zaman borçlanmaya
başvurabilmekte ve borçlanmayı olağan bir kamu geliri olarak görebilmektedirler.
Ülke ekonomilerinde kamu borçlanmasının ekonomik etkiler yaratması genel kabul gören bir durum olmakla birlikte bu etkiler, borçların kaynağına, borçlanılan yere, borçların vade yapısına veya
borçlanılan fonların kullanım biçimine göre farklılaşabilmektedir. Kaynakları açısından iç borçlanmanın
ekonomik etkileri incelendiğinde; dışlama etkisi devlet iç borçlanmasının etkileri ile ilgili tartışmaların
temel boyutunu oluşturduğu görülmektedir. Dışlama etkisiyle devlet mali piyasalarda arzedilen
fonları kamuya aktarabilmekte ve özel sektörün fon taleplerinin karşılanamamasına neden
olabilmektedir.
Türkiye ekonomisinde de 1989:1-2004:4 döneminde kamunun iç borçlanmasının özel sektör
yatırımları üzerindeki dışlama etkisi ekonometrik modelle tahmin edilmiş ve kamu iç borçlanmasının
sözkonusu dönemde özel sektör yatırımları üzerinde önemli azaltıcı etkisinin bulunduğu; yani kamu
iç borçlanmasının dışlama etkisi yarattığı görülmüştür. Dışlama yönüyle, iç borçlanma faiz oranları ile
özel kesim yatırımları arasında ise, negatif bir ilişki görülmesine rağmen, bunun çok anlamlı olmadığı
tespit edilmiştir. Ayrıca, özel kesim yatırımları üzerinde önemli bir dışlayıcılık etkisini ortaya çıkartan
bir diğer faktörün, kamu kesimi sabit sermaye yatırımlarının olduğu tahmin sonuçlarından
anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, Türkiye'de yapılan kamu yatırımlarının özel kesim yatırımları için rakip
değil tamamlayıcı nitelikte olması, yani kamunun daha çok alt yapı yatırımlarına öncelik vermesi,
dışlama etkisinin boyutunu azaltacak önemli bir faktör olacaktır.
Ülkemizde kamu iç borçlanmasının bir sonucu olan, dışlama etkisinin ortadan kaldırılabilmesi için ise,
kamunun iç borçlanma gereksiniminin azaltılması gerekmektedir. Bunun içinde öncelikle kamu
kesiminin açıkları azaltılmalıdır. Son birkaç yılda kamu kesimi açıklarında iyileşmeler görülmesine
rağmen, bunun yeterli olmadığını görmekteyiz.
Kamu kesimi finansmanında, iç borçlanma yerine vergileme daha etkin kullanılmalıdır. Bu noktada,
kayıt dışı ekonominin kayıt altına alınması, vergi gelirlerini artırabilecek önemli bir unsur olacaktır.
Ayrıca, kısa vadede kamunun özellikle israf niteliğindeki tüketim harcamaları kısıtlanmalı ve piyasaları
olumsuz yönde etkileyebilecek mevcut iç borçların, piyasalara verilebilecek güven çerçevesinde
gönüllü olarak vadeleri uzatılmalıdır. Bunlardan başka, uzun vadede KıT'lerin bütçe üzerinde yaptığı
baskının hafifletilebilmesi için özelleştirme programına hız verilmeli ve sosyal güvenlik kurumları
kamunun sırtında bir yük olmaktan çıkarılarak, pirimlerin zamanında tahsili ve harcamalarının
kontrolü sağlanmalıdır. Bununla birlikte bütçenin disipline edilmesi ve iç borçların sınırlandırılmasına
yönelik anayasal iktisat önerileride dikkate alınması gereken diğer noktalardır.
Kaynakça
Aydın, F. M, (2002), "Türkiye'de Kamu Kesimi ıç Borçlanmasının Bankacılık Sektörü Bilançolarına ve
Risklerine Olan Etkileri", TCMB Araştırma Genel Müdürlüğü Çalışma Tebliğ No: 13. http:// www.
tcmb.gov.tr, (Erişim: 23.07.2003).
Bernheim, D. (1989), "A neoclassical perspective on budget deficits," Journal of Economic
Perspectives, 3, 55-72.

Byrns, R. T. ve G. W. Stone (1992), Economics, New York: HarperCollins Publishers Inc.
Dalamagas, B. A, (1987), "A Flow of Funds Analysis of Crowding Out: Some International
Evidence", Southern Economic Journal, 53(4), 997-1010.
Dornbush, R. ve S. Fischer (1994), Macroeconomics, New York: McGraw-Hill, Inc.
Dileyici, D. ve Ö. Özkıvrak, "Bütçe Anlayışındaki Değişim Süreci: Denk Bütçe ılkesinin Erozyonu ve
Açık Bütçe Politikası, http://www.canaktan.org/ekonomi/anayasal_iktisat/diger_yazilar/dileyici-butceanlayisindaki.
pdf, (Erişim: 07.07.2006).
DPT, Ekonomik ve Sosyal Göstergeler ( 1950-2004). http://www.dpt.gov.tr, (Erişim: 09.08.2006).
Eisner, R. ve J. Pieper (1988), "Deficit, Monetary Policy and Real Economic Activity", Ed. Arrow
Kenneth. ve Boskin Michael, London: The Economics of Public Debt. The McMillan Press Ltd, 3-
38.
Engle, R .F, ve C. W. J. Granger (1987), "Co-integration and Error Correction: Representation,
Estimation and Testing", Econometrica, 55, 251-276.
Evans, P. (1987), "Interest Rates and Expected Future Budget Deficits in the United States", Journal
of Political Economy, 95, 34-58.
Feldstein, M. (1988), "The Effects of Fiscal Policies when Incomes are Uncertain: A Contradiction
to Ricardian Equivalance", American Economic Review, 78, 14-78.
Giannors, D. S. ve B. R. Kolluri (1985), "Deficits Spending, Money and Inflation: Some International
Evidence", Journal of Macroeconomics, 27, 401-417.
Giannors, D. S., Kolluri, B. R. ve M. Panik (1991), "The Effects of Budget Deficit on Private
Investment: Some International Empirical Evidence", Journal of Economics, 17, 73-77.
Ghali, K. H. (1998), "Public Investment, and Private Capital Formation in a Vector Error-Correction
Model of Growth", Applied Economics, 30, 837-844.
Granger, C. W. J. ve P. Newbold, P (1974), "Spurious Regressions in Econometrics", Journal of
Econometrics, 35, 143-159.
Günal, M. (1999), "Türkiye'nin Temel Ekonomik Sorunu: Kamu Açıkları ve Finansmanı", Yeni
Türkiye Türk Ekonomisi Özel Sayısı, 5(27), 332-339.
Güngör, K. "ıktisadın Tarihine Kısa Bir Bakış ve Merkantilizmden Günümüze ıktisadi Düşünceler",
http://www.ceterisparibus.net/dusunce/genel.htm, (Erişim: 28.10.2004).
Kerimoğlu, B. (2004), ıç Devlet Borçlanması, Ekonomi Üzerindeki Etkileri, Ondokuz Mayıs
Üniversitesi ı.ı.B.F. (Lisans Tezi), http://www.hackhell.com/archive/index.php/t-44918.html
(Erişim:25.07.2006).

Kesbiç, Y. ve E. Bakımlı (2004), "Hazine Borçlanmalarının Özel Kesime Aktarılabilecek Fonlar
Üzerindeki Etkisi: Türkiye ıçin Bir Analiz", Finans-Politik-Ekonomik Yorumlar, 41(486), 34-54.
Kormendi, R. (1983), "Government Debt, Government Spending and Private Sector Behavior",
American Economic Review, 73, 994-1010.
Lucas, R. E. ve T. H. Sargent (1982), "After Keynesian Macroeconomics", Ed. Lucas ve Sargent,
Rational Expectations and Econometric Practice, Minneapolis: The University of Minnesota Press,
Minneapolis.
Mankiw, G. N. (1994), Macroeconomics, New York: Worth Publishers, Inc.
Mathis, S. ve H. Bastin (1992), "Tax Discounting vs Crowding Out", Contemporary Economic
Policy, 10(2), 54-63.
Orhan, O. Z. (1989), Keynezyen ve Monetarist ıktisat Politikaları, ıstanbul: Bilim Teknik Yayınevi.
Oshikaya, T. W. (1994), "Macroeconomic determinants of domestic private investment in Africa:
An empirical analysis", conomic Development and Cultural Change, 42, 57-596.
Oskay, C. S. (2004a), "1980'den Günümüze Türkiye'de ıç Borçların Yapısal Gelişimi ve
Değerlendirilmesi" Selçuk Üniversitesi ıktisadi ve ıdari Bilimler Fakültesi Sosyal ve Ekonomik
Araştırmalar Dergisi, 4(8) 120-138.
-------- (2004b), "Türkiye'de Kamu Kesimi ıç Borçlanmasının Gelir Dağılımına Etkisi" Selçuk
Üniversitesi ıktisadi ve ıdari Bilimler Fakültesi Dergisi, 4(1), 223-232.
Özatay, F. (1993), "1994 Krizinden Alınacak Dersler: Kamu ıç Borç Yönetiminde Yapılan Yanlışlıklar
ve Güven Bunalımı", ışletme ve Finans Dergisi, 10 (109), 17-33.
Özbilen, ş. "Kamu ıç Borçlanmasının Denklik Teorisi Açısından Analizi",
http://www.econturk.org/Turkiyeekonomisi/1c%20Borclanma-Denklik%20Teorisi.doc (Erişim:
10.08.2006).
Reid, B. (1985), "Aggregate Consumption and Deficit Financing: An Attempt to Separate
Permanent from Transitory Effects", Economic Inquary, 23, 475-86.
Saxton, J. (2003), "Federal Borrowing and Interest Rates" A Joint Economic Committee Study,
http://www.house.gov/jec/fiscal/12-17-03.pdf (Erişim: 10.08.2006).
şen, H., N. T. Saruç ve A. Keskin (2004), "ıktisadi Kalkınmanın Finansmanı", Ed. Sami Taban ve
Muhsin Kar, Kalkınma Ekonomisi Seçme Konular, Bursa: Ekin Kitabevi.
TÜıK, http://www.tuik.gov.tr/VeriBilgi.do (Erişim: 09.08.2006).
TCMB, Elektronik Veri Dağıtım Sistemi, http:// tcmbf40.tcmb.gov.tr/cgi-bin/famecgi (Erişim:
09.08.2006).


Sonraki Konu :


Duyuru

Facebook sayfamiza üye olun


Duyuru
Sitemizde güncelleme çalismalari devam etmektedir.
Görüs ve önerilerinizi bizimle paylasabilirsiniz ! mail adresimiz : endustrimuhendisligi@hotmail.com