Başarı Değerlendirme 2
Yaş düzeylerine bakıldığında, işgörenlerin genç bir nüfus yapısına sahip oldukları görülmektedir. Diğer yandan, kamu kesimine göre özel kesimde iş görenlerin daha genç yaşta oldukları dikkati çekmektedir. Bu bulguya dayanılarak, özel kesimin kamuya göre daha genç iş görenleri çalıştırma eğiliminde olduğu söylenebilir. Bu sonuç üzerinde, özel kesimdeki işgücü devrinin daha yüksek oluşunun da etkili olduğu düşünülmektedir.
Özel ve kamu kesiminde iş görenlerdeki çocuk sayısı beklentiye uygun biçimde, iş görenlerin yaşlarına ve evlilik oranlarına uygun dağılım göstermektedir. Ancak, her iki kesimde de çocuğu olmayan iş görenlerin çoğunlukta olması dikkat çekmektedir. Bu farklılığının, özel kesimdeki iş görenlerin daha genç olmasından kaynaklandığı ve beklentiye uygun olduğu söylenebilir.
Öğrenim durumları incelendiğinde görülüyor ki; kamu kesimindeki iş görenlerin çoğunluğu yüksekokul mezunu iken, özel sektördekilerin çoğunluğu lise mezunudur. Lise mezunu iş görenlerin oranının özel kesimde daha yüksek olması, genel beklentinin aksine bir duruma işaret etmektedir. Kamu kesiminde yüksekokul mezunu iş görenlerin daha fazla olması, araştırmanın memur kenti olarak bilinen ANKARA ili ile sınırlı olması ve araştırmanın yapıldığı kamu kuruluşlarının seçkin kurumlar olması ile açıklanabilir.
Araştırmaya katılanların görev durumlarına bakıldığında, çoğunluğun yönetilenler düzeyinde olduğu, ikinci en büyük grubun orta kademe yöneticisi, üçüncü grubun ise alt kademe yöneticilerinden oluştuğu görülmektedir. Kamu ve özel kesim arasındaki dağılım birbirine yakındır. Ankete katılanların işteki pozisyonu bakımından aralarında önemli bir dengesizlik bulunmamaktadır. Nitekim, %58’i yönetilenler düzeyinde, %40.2’si ise alt, orta ya da üst kademe yöneticisi konumundadır. Dolayısıyla araştırma anketine verilen yanıtların, hem yöneticileri hem de yönetilenleri kapsayacak temsil düzeyinde olduğu söylenebilir.
Araştırmaya katılanların hizmet sürelerine bakıldığında, kamu ve özel kesimdeki iş görenlerin hizmet süreleri arasında farklılık dikkati çekmektedir. Özel kesimde, iş görenlerin yarısından çoğu 0-5 yıllık çalışanlardır. Buna karşılık 0-5 yıllık iş görenlerin oranı kamu kesiminde %18.6 düzeyindedir. Diğer yandan kamu kesiminde 16-20 yıllık iş görenlerin oranı %33.7 iken, bu oran özel kesimde %4.6 gibi oldukça düşük düzeydedir.
4.2. Başarı Değerlendirmeye İlişkin Verilerin Değerlendirilmesi
4.2.1. Başarı Değerlendirme (Sicil Verme)
Tablo 2 : İş görenlerin Başarı Değerlendirme Hakkındaki Görüşlerinin Dağılımı
| Başarı Değerlendirme Hakkında Görüşler | KAMU | ÖZEL | TOPLAM | |||
| n | % | n | % | n | % | |
| Yapılmalı Yapılmamalı Kararsızım Yanıt Vermeyenler | 242 37 11 1 | 83.4 12.8 3.8 - | 203 10 10 - | 91.0 4.5 4.5 - | 445 47 21 1 | 86.6 9.2 4.0 0.2 |
| TOPLAM | 291 | 100.0 | 223 | 100.0 | 514 | 100.0 |
Tablo 2’de görüldüğü gibi, başarı değerlendirme hakkındaki görüşlerin dağılımına bakıldığında, katılanların çoğunluğu (%86.6) başarı değerlendirme yapılmasını uygun görmektedir. Kamu ve özel kesimdeki iş görenlerin başarı değerlendirme hakkındaki görüşleri birbiriyle aynı değildir. Dikkat edileceği gibi, özel kesimdeki iş görenler başarı değerlendirilmesini daha fazla istemektedir. Tabloda da görüldüğü gibi, kamu ve özel kesimdeki iş görenlerin konuya ilişkin görüşleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık olduğu saptanmıştır ( x2=10.40320 (s.d.=2, p<0.05)).
4.2.2. Başarı Değerlendirmeyi Kimler Yapmalıdır?
Tablo 3 : İş görenlerin, başarının kimin tarafından değerlendirilmesi gerektiğine ilişkin görüşlerinin dağılımı
| Başarı Değerlendirmeyi Kimler Yapmalıdır? | KAMU | ÖZEL | TOPLAM | |||
| n | % | n | % | n | % | |
| Gnl.Md./Gnl.Md.Yrd. Personel Müdürü En Yakın Amir Bir Kurul (Bölüm Bşk.+İş gören Temsilcisi) Diğer Yanıt Vermeyenler | 6 7 228 32 9 9 | 2.1 2.5 80.9 11.3 3.2 - | 5 7 180 23 4 4 | 2.7 3.6 81.1 10.8 1.8 - | 11 14 408 55 13 13 | 2.1 4.7 79.3 10.7 2.6 2.6 |
| TOPLAM | 291 | 100.0 | 223 | 100.0 | 514 | 100.0 |
Tablo 3’de görüldüğü gibi, yaklaşık olarak her on iş görenden sekizi, başarı değerlendirmenin bağlı bulunduğu en yakın amir tarafından yapılması hususuna işaret etmektedir. Her on iş görenden birisi ise, değerlendirmenin bir kurul tarafından yapılması gerektiğini düşünmektedir. Kamu ve özel kesimdeki iş görenlerin bu konuya ilişkin görüşleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık olmadığı da saptanmıştır (x2=0.70903 (s.d.=4, p>0.05)).
Her iki kesimdeki iş görenlerin önemli çoğunluğunun (on iş görenden sekizi) en yakın amirin değerlendirmesini istemesi dikkat çekici bir sonuç olarak değerlendirilebilir. Oysaki, insan kaynakları yönetimi konusundaki son gelişmeler ve araştırmalar, iş görenlere yönelik değerlendirmenin çok yönlü olması ve mümkün olduğunca tek bir üstün (amirin ) insiyatifinde olmaması gerektiğine işaret etmektedir.
4.2.3. Başarıyı Değerlendirmek İçin Ne Kadar Çaba Harcanıyor?
Tablo 4 : İş görenlerin başarılarının değerlendirilmesi için harcanan çabalara
ilişkin görüşlerinin dağılımı
| Başarıyı Değerlendirmek İçin Ne Kadar Çaba Harcanıyor? | KAMU | ÖZEL | TOPLAM | |||
| n | % | n | % | n | % | |
| Çok Kısmen Hiç Yanıt Vermeyenler | 30 145 114 2 | 10.4 50.4 39.2 - | 18 139 61 5 | 8.2 63.8 28.0 - | 48 284 175 7 | 9.4 55.3 34.0 1.3 |
| TOPLAM | 291 | 100.0 | 223 | 100.0 | 514 | 100.0 |
Tablo 4’de görüldüğü gibi, başarı değerlendirmeye yönelik “çok” ve “kısmen” çaba harcandığını düşünenlerin oranı kamuda %60.8 iken, özel kesimde bu oran %72 düzeyindedir. Bu durum beklentiye uygun bir sonuçtur. Nitekim, özel kesimdeki iş görenler içinde başarı değerlendirmenin daha yoğun olması beklenmektedir. Tablodaki veriler, kamu ve özel kesimdeki iş görenlerin bu konudaki görüşleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık olduğunu da göstermektedir (x2=9.42013 (s.d.=2, p<0,05)).
4.2.4. Başarı Değerlendirmenin Güvenilir Bulunma Derecesi
Tablo 5 : İş görenlerin başarı değerlendirme sisteminin adil ve güvenilirliği hakkındaki görüşlerinin dağılımı
| Başarı Değerlendirmenin Güvenilir Bulunma Derecesi | KAMU | ÖZEL | TOPLAM | |||
| n | % | n | % | n | % | |
| Çok Kısmen Hiç Yanıt Vermeyenler | 16 160 111 4 | 6.6 55.0 38.4 - | 19 132 66 6 | 8.8 60.8 31.4 - | 35 292 137 10 | 6.8 55.8 34.4 2.0 |
| TOPLAM | 291 | 100.0 | 223 | 100.0 | 514 | 100.0 |
Tablo 5’de görüldüğü gibi, başarı değerlendirmenin ne kadar adil ve güvenilir olduğuna ilişkin görüşler ilginç bir dağılım göstermektedir. Katılanların çoğu, bu soruya “kısmen” şeklinde yanıt verirken %34.1’i “hiç” şeklinde yanıt vermiştir. Bu dağılım, kamu ve özel kesimde de birbirine yakın düzeydedir. Elde edilen veriler, kamu ve özel kesimdeki iş görenlerin bu konudaki görüşleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık olmadığını da göstermektedir (x2=4.75220 (s.d.=2, p>0.05)). Her üç iş görenden birinin, başarı değerlendirme sistemini adil ve güvenilir bulmamasının üzerinde durulması gereken bir sonuç olduğu söylenebilir. Bu sonuç, başarıya gereken önemin verilmediğinin yanında, mevcut başarı değerlendirme sisteminin de yeterli bir tatmin sağlayamamasının etkili olduğu şeklinde de değerlendirilebilir.
4.2.5. Başarı Değerlendirmenin İş göreni Tatmin Düzeyi
Tablo 6 : Başarı değerlendirmede iş görenin tatmin düzeyine ilişkin görüşlerinin dağılımı
| Başarı Değerlendirmenin İş göreni Tatmin Düzeyi | KAMU | ÖZEL | TOPLAM | |||
| n | % | n | % | n | % | |
| Çok Kısmen Hiç Yanıt Vermeyenler | 5 155 127 4 | 1.7 53.7 43.6 - | 19 117 81 6 | 8.9 53.9 37.2 - | 24 272 208 10 | 4.6 53.3 40.1 2.0 |
| TOPLAM | 291 | 100.0 | 223 | 100.0 | 514 | 100.0 |
Tablo 6’da görüldüğü gibi, başarı değerlendirme sisteminden “çok” memnun ve tatmin olduğunu belirtenlerin oranı ise sadece %4.6 düzeyindedir. Diğer yandan, kamuda başarı değerlendirme sisteminden “hiç” memnun olmayanların oranı, özel kesime göre daha yüksek düzeydedir. Elde edilen veriler, kamu ve özel kesimdeki iş görenlerin bu konudaki görüşleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık olmadığını da göstermektedir (x2= 3.377395 (s.d.=2, p>0.05)).
Sonuca genel olarak bakıldığında, iş görenlerin %40.1’inin başarı değerlendirme sisteminden hoşnut olmayışı son derece önemlidir. İş başarısında başarı değerleme sistemine duyulan güvenin etkili olduğu, konuyla ilgili kurumsal çalışmalarda ortaya konulmuştur. Dolayısıyla başarı değerlendirme sisteminin güvenilir olması, gerek iş gören, gerekse örgüt açısından önemlidir. İş görenlerin önemli bir kısmının başarı değerlendirme sistemini tatmin edici bulmaması, onun mutlaka işe yaramaz olduğu anlamına gelmeyebilir. Önemli olan, iş görenlerin değerlendirme sistemini tatmin edici bulmaması gerçeğidir. Dolayısıyla, konunun iki yönü bulunmaktadır. Birincisi, başarı değerlendirme sisteminin gerçekten tatmin edici olmasının, ikincisi de iş görenlerin bu sistemi tatmin edici bulmasının gerekli olmasıdır.
4.2.6. İş görenlerin Başarı Değerleme Sistemi Konusundaki Bilgi Düzeyi
Tablo 7: İş görenlerin başarı değerlendirme sistemi konusundaki bilgi düzeylerine ilişkin görüşlerin dağılımı
| Başarı Değerlendirme Sistemi Hakkında Bilgi Düzeyi | KAMU | ÖZEL | TOPLAM | |||
| n | % | n | % | n | % | |
| Çok Kısmen Hiç Yanıt Vermeyenler | 14 146 129 2 | 4.8 50.6 44.6 - | 11 127 78 7 | 5.1 58.8 36.1 - | 25 273 207 9 | 4.8 53.3 40.2 1.7 |
| TOPLAM | 291 | 100.0 | 223 | 100.0 | 514 | 100.0 |
Tablo 7’de görüldüğü gibi, iş görenlerin yarısına yakın kısmı başarı değerleme sonuçları hakkında “hiç” bilgilerinin bulunmadığını belirtmektedir.
Bu sonucun kamu ve özel kesimde dağılımına bakıldığında, özel kesimde iş görenlerin %36.1’i çalıştıkları kurumda başarı değerlendirme ile ilgili olarak “hiç” bilgileri olmadığını belirtirken; kamuda bu oran %44.6 düzeyindedir. Kamu ve özel kurumlar arasında çok önemli bir farklılık bulunmamasına karşılık, özel kesimde başarı değerlendirme sisteminin açık, kamuda ise kapalı bir sistemde uygulandığı söylenebilir. Elde edilen veriler, kamu ve özel kesimdeki iş görenlerin bu konudaki görüşleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık olmadığını da göstermektedir (x2=2.12972 (s.d.=2, p>0.05)).
4.2.7. Başarı Değerlendirme Sonucunun Açıklanması Konusundaki
Düşünceler
Tablo 8 : İş görenlerin başarı değerlendirme sonucunun açıklanması konusundaki görüşlerin dağılımı
| Başarı Değerlendirme Sonucunun Açıklanması Konusundaki Düşünceler | KAMU | ÖZEL | TOPLAM | |||
| n | % | n | % | n | % | |
| Gereklidir Gereksizdir Kararsızım Yanıt Vermeyenler | 238 31 18 4 | 82.9 10.8 6.3 - | 184 19 18 2 | 83.3 8.6 8.1 - | 422 50 36 6 | 82.1 9.7 7.0 1.2 |
| TOPLAM | 291 | 100.0 | 223 | 100.0 | 514 | 100.0 |
Tablo 8’de görüldüğü gibi, başarı değerlendirme sonucunun iş görenlere açılanması konusundaki görüşlere bakıldığında, katılanların önemli bir çoğunluğu (%82.1) bunu “gerekli” gördüğünü belirtmiştir. Her iki kurumda da iş görenlerin başarı değerleme sonuçlarının açıklanması konusundaki görüşleri birbirine yakındır. Tablodaki veriler incelendiğinde, kamu ve özel kesimdeki iş görenlerin bu konudaki görüşleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık olmadığı da görülmektedir (x2=1.23601 (s.d.=2, p>0.05)). Bu sonuç, iş görenlerin kendi başarılarının değerlendirilmesine ilişkin bilgileri edinme konusundaki kararlılıklarına ve örgütlerde çağdaş başarı değerlendirme sistemlerinin gerekliliğine işaret etmektedir.
4.2.8. Başarı Değerlendirmenin Sıklık Derecesi
Tablo 9: İş görenlerin başarı değerlemesinin hangi sıklıkta yapılması gerektiği konusundaki görüşlerin dağılımı
| Başarı Değerlendirme Hangi Sıklıkta Olmalıdır? | KAMU | ÖZEL | TOPLAM | |||
| n | % | n | % | n | % | |
| Aylık Üç Aylık Altı Aylık Yıllık Gerektiğinde Yanıt Vermeyenler | 8 22 67 115 77 2 | 2.8 7.6 23.2 39.8 26.6 - | 15 31 57 84 34 2 | 6.8 14.0 25.8 38.0 15.4 - | 23 53 124 199 111 4 | 4.4 0.5 24.2 38.7 21.5 0.7 |
| TOPLAM | 291 | 100.0 | 223 | 100.0 | 514 | 100.0 |
Tablo 9’da görüldüğü gibi, katılanların bu soruya verdikleri yanıtlara bakıldığında genel olarak “yıllık” değerlendirme seçeneğinde yoğunlaştıkları görülmektedir. Kamu ve özel kesim iş görenlerinin bu soruya verdikleri yanıtlar arasında önemli bir farklılık görülmemesine rağmen istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık olduğu saptanmıştır (x2=17.19091 (s.d.=2, p<0.05)). Ayrıca, “gerektiğinde” değerlendirme yapılmalı görüşüne katılan kamu kesimi iş görenlerinin oranı, özel sektöre göre daha yüksek düzeydedir.



