» ISLETME KAYNAKLARI PLANLAMASI (ERP)

Yayinlanma Zamani: 2006-08-26 00:11:00






Giriş

 Endüstriyel yönetim sistemlerinin tarihçesine bakıldığında, sanayii devrimi sonrasında fabrika sistemlerinin ortaya çıkmasıyla sanatkar ağırlıklı üretimden ( bir kişinin bir işin tüm işlemlerini yapması ) iş bölümü ağırlıklı üretime geçildiği görülmektedir. 1970’ li yıllarda yaşanan bu gelişmeden sonra , bilim sürekli olarak malzeme , makine , teçhizat, işçilik vb. üretim kaynaklarından oluşan ve sürekli olarak karmaşıklaşan üretim sistemlerinin daha etkin ve daha verimli üretilebilmesi için yeni yöntem ve ilkeler geliştirmeye çalışmıştır ve bu çalışmalar günümüzde de artan hızla devam etmektedir. Endüstri mühendisliği ve bilimsel yönetim alanında geliştirilen bu yeni ilke ve yöntemlerin temel amacı üretim kaynaklarını verimli bir şekilde kullanarak işletmelere rekabet üstünlüğü amacını kazandırabilmektir.

İşletmelerin rekabet üstünlüğü avantajını yakalayabilmesinin önde gelen üç noktası vardır. Bunlar ; Yüksek kalite, düşük maliyet ve yüksek verimliliktir. ( şekil 1)

İşletmede temin sürelerinin ( Tasarım, tedarik-üretim- dağıtım ) düşürülmesi, sürekli değişen müşteri taleplerine uygun üretimin gerçekleştirilmesi , temin zinciri içinde yer alan tedarikçi firma, üretici firma, satıcı firma ile müşteriler arasında istenen düzeyde iletişimin sağlanması faaliyetlerinin, etkinlik , verimlilik ve performans ilkelerine uygun olarak yapılabilmesi için İşletme Kaynakları Planlaması ( Enterprise Resource Planning – ERP ) yaklaşımının kullanımı gerekmektedir. İşletmelerde kaynak kullanımının temel yönlendiricisi Stratejik Planlama Sistemidir ( SPS ). Üretim kaynakları planlamasında Üretim Kaynakları Planlaması ( Manufacturing Resource Planning – MRP II ) , dağıtım kaynaklarının planlamasında Dağıtım Kaynakları Planlaması ( Distribution Resource Planning – DRP ) , imalatın etkin ve verimli bir şekilde yönlendirilmesi ve yürütülmesinde Bilgisayar Bütünleşik Üretim ( Computer İntegrated Manufacturing – CIV ) sistemleri kullanılabilmektedir.

Isletme kaynaklari planlamasi (ERP) tüm bu sistemleri esgüdümlü olarak planlayan ve kontrol eden bir planlama sistemidir.


Şekil 1. İşletmelerde Endüstriyel Yönetim Sistemlerinin Önemi ve Amacı


SPS ile ERP arasındaki iletişim Karar Destek Sistemleri ( Decision Support System- DSS ) ile sağlanmaktadır. Karar Destek Sistemlerinin Yönetim Bilişim Sistemlerinden ( Management Information System – MIS ) temel farkı, verilerden bilgi üretme karar modelleri ( Yöneylem araştırması vb.) kullanmasıdır. SPS için geçerli olan karar seçenekleri Karar Destek Sistemince ( KDS ) oluşturmaktadır. KDS , ERP sistemince üretilen verilerin karar modelleri içinde kullanarak söz konusu seçenekleri oluşturmaktadır.

ERP üç temel gelişmenin bir sonucu olarak karşımıza çıkmaktadır. Bunlar Pazar, bilgi işlem teknolojisi ve organizasyonel yapıdaki değişimlerdir. Pazarlarda yaşanan doymuşluk , sürekli değişen talep yapısı, serbest piyasa ekonomisini engelleyen koşulların ortadan kalkması, yoğun rekabet, iç pazarlarda kuvvetlenme ve dış pazarlara açılma isteği Pazar kaynakları zorlayıcı nedenlerdir. Esnek yazılımlar, müşteri/ hizmet veren cliend / server yaklaşımı, bilgi iletişim sistemlerindeki gelişmeler, çalışanların bilgisayar kullanımındaki bilgi ve deneyiminin artması bilgi işlem teknolojisi kaynaklı zorlayıcı nedenlerdir. Müşteri odaklı ( pazara yakın ) yönetim, ademi merkeziyetçi ( işlerin mümkün olduğu kadar alt kademelere delegasyonu ) yönetim anlayışı, stratejik ve merkezi faaliyetlere daha fazla zaman ayırma isteği, yönetim kademelerinin azaltılması ( Yalın yönetim – Lean Management ) , toplam kalite yönetimi anlayışı ile kontrol faaliyetlerinin en aza indirilmesi organizasyonel yapı kaynaklı zorlayıcı nedenlerdir.

Söz konusu nedenlerin sonucu olarak, küresel düşünme anlayışı, stratejik ve entegre planlama yaklaşımı zorunlu hale gelmektedir. Ana üretim planlama, pazarlama ve satış analizi, uzun vadeli ve büyük miktarlı satın alma anlaşmalarının yapılması merkezi planlama faaliyetleri olarak, yerel satın alma, stok kontrol, üretim planlama , kalite yönetimi , bakım yönetimi , satış ve yerel fiziksel dağıtım ( sevkiyat )  ademi merkezi planlama faaliyetleri olarak ele alınmaktadır. Zaten çok fabrikalı işletmelerde uygulanan bu yaklaşıma ERP sisteminin getirdiği boyut , verileri, işletmenin merkez ve fabrikaların çeşitli yönetim kademelerinde çalışan herkes için yararlı bilgiler haline getirmesidir.

Yukarıda belirtilen endüstriyel yönetim sistemlerinin amaçlarından hareketle , 1970’ li yıllarda üretimi geliştirmek üzere , MRP ( Manufacturing Resources Planning ) ortaya çıktı. Daha sonra bunun ikinci sürümü olan MRP II geliştirildi. Her iki uygulamada amaç, firmanın , halen var olan güncelleştirilmiş bulunan stoklarının, insan gücü ve makinaların dikkate alınarak, sağlıklı bir üretim planlaması sağlamaktı. 1980’li yılların sonunda da ERP geliştirildi.

Temel olarak ERP sistemi, koruma süreci temelli bir bakış açısıyla yaklaşan, kurum hedeflerini gözeterek, tüm fonksiyonları sıkı bir şekilde entegre eden , bilgi ve veri ihtiyacına cevap verme amacı taşıyan , çok sayıda alt sistemi bünyesinde barındıran, bir yazım çözümü olarak tanımlanabilir. Bu açıdan bakılırsa ERP, bir yazılım paketi olmaktan çok, kurum süreçlerini destekleyen, bilgi sistemi alt yapısıdır diyebiliriz.

Hazırladığımız bu çalışmada ilk olarak ERP hakkında bilgiler verilecek, ardından bir ERP yazılımcısı olan , SAP ve SAP modüllerinden teorik olarak bahsedilecektir.

1.1.         ERP Nedir ?

Kurumsal Kaynak Planlama olarak dilimize çevrilen ERP ( Enterprise Resources Planning ) , Malzeme İhtiyacı Planlaması ( MRP ) ve İmalat Kaynak Planlaması ( MRP II ) sistemlerinin gelişimi ve buna paralel , teknolojideki önemli ilerlemeler sonucu ortaya çıkmış sistemlerdir. Bunu daha geniş bir tanımla şöyle tanımlayabiliriz. ERP, işletmenin stratejik amacı ve hedefleri doğrultusunda, müşteri taleplerini en uygun şekilde karşılayabilmek için, farklı coğrafi bölgelerde bulunan, tedarik üretim ve dağıtım kaynaklarının, en etkin ve en verimli şekilde planlanması, koordinasyonu ve kontrol edilmesi fonksiyonlarını bulunduran bir yazılım paketidir.

ERP, MRP ve MRP II’ den farklı olarak, geleneksel MRP fonksiyonlarını finans, satış, pazarlama, maliyet yönetimi ve insan kaynakları gibi alanlarda, kendi parçası veya birlikte çalıştığı diğer uygulamalar aracılığı ile entegre etmeyi amaçlamaktadır.

ERP sistemleri pek çok yönden MRP ve MRP II’ den farklılık göstermektedir. Şöyle ki ;

ü  Bunlar hem istemci / sunucu, hem de ana sistemlerde ( Main Frama ) çalışabilirler.

ü  MRP’ ye kıyasla çok daha geniş iş sahalarını destekler.

ü  MRP gibi sadece üretimde değil endüstrinin bütün dallarında kullanılır.

İşletmelerde kaynak kullanımının temel yöneticisi stratejik planlama sistemi ( SRS ) dır. Üretim kaynakları planlamasında MRP II, dağıtım kaynakları planlamasında DRP, imalatın etkin ve verimli bir şekilde yönlendirilmesi ve yürütülmesinde Bilgisayarla Bütünleşik İmalat ( CIM ) sistemleri kullanilir.ERP sistemleri bu sistemleri planlar ve kontrol eder.(Sekil 2)


           Şekil 2 : ERP’ nın End. Yönetim sistemleri içindeki yeri


Şekle göre SPS ile ERP sistemleri arasındaki ilişki karar destek sistemleri ile sağlanmaktadır. SPS için gerekli karar seçenekleri DSS tarafından oluşturulmaktadır. DSS, ERP sistemince üretilen verileri karar modelleri içinde kullanarak söz konusu seçenekleri oluşturmaktadır.

Tipik bir ERP sistemi ;

·     Muhasebe uygulamalarını ,

·     Ürün ve malzeme yönetimini,

·     Kalite yönetimini,

·     Satış ve dağıtımı,

·     İnsan kaynakları yönetimini,

·     Proje yönetimini destekler.

Bunu bir örnek ve şekille açıklayalım. Perakende satış yapan ve ERP kullanan bir firmayı ele alalım. Bu firma bir müşterisinden gömlek siparişi almaktadır. Şirketin sipariş edilen bu gömleğin stoklarda bulunup, bulunmadığını belirlemesi için stok verilerine ulaşması gerekir. Malzemenin stoklarda var olduğu belirlenince,sipariş girilecektir. Siparişin girilmesi ile birlikte üç işlem anında gerçekleşecektir. İlk olarak gömleklerin satış değeri şirketin muhasebe kayıtlarına işlenir.İkinci olarak,satılangömlekler stoklardan düşürülür ve son olarak gömleklerin müşterinin eline ulaşması saglanir.



ERP’ nın , işletmenin stratejik amacı ve hedefleri doğrultusunda müşteri taleplerinin  en uygun şekilde karşılanabilmesi için tedarik ve üretim kaynaklarının en etkin şekilde planlanması ve koordinasyonu sağlayan ve kontrol fonksiyonlarını bulunduran bir yazılım olduğunu daha önce belirtmiştik. Bu tanıma göre bu sistemin çıkış diyagramı şöyledir. (Sekil 4)


                                               Sekil 4 : ERP AKIS DIAGRAMI


Müşteri talebinin sürekli nitelik ve nicelik olarak değiştiği bu değişimin tahmin edilmesinin ne kadar zor olduğu bilinen bir gerçektir. Hem stratejik planlama çalışmaları ile belirlenen amaç ve hedeflere, hem de üretim ve dağıtım kaynaklarının kapasite ve özelliklerine gereken ayrıntıda dikkat ederek, faaliyetleri değişime duyarlı hale getirebilmek ancak ERP yaklaşımı ile olası olabilmektedir.

İşletme bünyesi içinde coğrafi olarak farklı bölgelerde bulunan fabrikalar olması veya aynı fabrika bünyesi içinde farklı üretim tiplerinde farklı üretim süreçlerinin olması, esnek bir planlama yaklaşımının uygulaması gerekmektedir. ERP bu farklılıklar ile baş edebilen bir yapıya sahiptir. Şirket farklı fabrikalar ve farklı üretim süreçlerine sahip olsa bile tasarım, merkezi satınalma, depolama, sevkiyat vb. gibi bazı fonksiyonların ortak olması zorunlu veya ekonomik olabilir. Bu durumda, işletme kaynakları planlaması  söz konusu fabrika ve üretim süreçleri arasındaki eş güdümü sağlayarak etkin ve verimli bir çalışma düzenini oluşturacaktır.

ERP gerek merkez gerekse fabrika düzeyinde uygulamalara sahiptir. Bu sayede tedarikçi firmalar, bölge depoları, bayi / toptancı, perakendeci ile kurulan bilgi iletişim şebekesi ile stok seviyeleri, üretim programları karşılıklı olarak görülebilmekte, böylece lojistik faaliyetlerde etkinlik ve verimlilik artmaktadır. ERP fabrikalar arası entegrasyonu, fabrikalar bazındaki esneklik ilkesine uygun olarak gerçekleştirilen bir sistemdir. Amaç fabrika bazındaki merkezi yönetim avantajlarından yararlanırken fabrikalar arası koordinasyonu ve entegrasyonu  işletmenin temel stratejileri doğrultusunda sağlamaktır.

ERP sistemlerin amacına uygun olarak kullanılması ile aşağıdakiler olası hale gelmektedir:

·     Stratejilere uygun bir işletme yönetimi

·     Stratejilerin sonucunu değerlendirme olanağı

·     İşletme kaynaklarının verimli ve etkin kullanımı ; dolayısıyla maliyetlerin azalması.

·     İşletme fabrikaları arasında malzeme, işçilik, makine / techizat, bilgi vb. üretim ve dağıtım kaynaklarının ortaklaşa ve verimli kullanımının sağlanması ile fonksiyonel entegrasyonun oluşturulması

·     Müşteri dağıtım merkezi, üretim ve tedarikçi arasında yakın işbirliği

·     Daha basit Bilgisayar işletim sistemi sayesinde tek bir noktadan gerekli bilgilere ulaşma olanağı.

1.2. İşletme ve üretim kaynakları planlamalarının karşılaştırılması :

İşletme kaynakları planlamasının temelleri, 1960’lı yılların öncesinde kullanılan malzeme listesi ( Bill of Materlal – BOM ) kavramına dayanmaktadır.1960’lı yıllarda Malzeme İhtiyacı Planlaması ( MRP ), 1970’li yıllarda Kapalı Çevrim Malzeme İhtiyaç Planlaması ( Closed – Loop MRP ),   1980’li yıllarda Üretim Kaynakları Planlaması ( MRP II ) ve 1980’ lı yılların sonlarında İşletme Kaynakları Planlaması ( ERP ) sistemleri geliştirilmiştir. ERP, adı geçen sistemleri kapsayan bir yapıya sahiptir.

MRP  II  esas itibariyle bir itme sistemidir.  Ekonomik kapasite kullanımı elde etmek için müşteri siparişlerinin yanı sıra talep tahmini sonuçlarını da dikkate almaktadır. Buna karşılık  Dağıtım Kaynakları  Planlaması ( DKP ) gerek itme, gerekse çekme amacı ile çalıştırılabilmektedir. Temin sürelerinin kısa olması çekme , uzun olması itme esaslı çalışma şeklini getirmektedir. Çünkü işletme hem müşteri talebine kısa sürede cevap verebilmek, hem de fabrikayı ekonomik ölçeklerde çalıştırmak zorundadır.

Bilgisayar Bütünleşik Üretim ( BBÜ ) sisteminin sağladığı azaltılmış temin süreleri ile MRP II ve DKP sistemleri , Tam Zamanında Yönetim(TZY) felsefesine uygun olarak çekme amacı ile çalıştırılabilir. DKP sistemiyle alınan sipariş, MRP II sistemiyle planlanmakta, BBÜ sistemi ile üretilmekte ve  tekrar DKP sistemi ile planlanarak müşteriye iletmektedir. Satış noktası sistemi kullanılarak ( Point of Sale-POS ) DKP daha etkin hale getirilebilir.

MRP II ile ERP arasındaki en büyük farkın , ERP’nın MRP uygulamalarına kıyasla daha geniş iş sahalarını desteklemesi olduğunu belirtmiştik. Buna göre ; MRP II’ nın tek bir fabrikaya yönelik, ERP’nın de birden çok fabrika ve tesisin entegrasyonuna yönelik olduğunu söyleyebiliriz. Tek fabrikalı işletmelerde ERP, ancak işletmenin Değişim Mühendisliği (Re-engineering) çalışmalarının sonucu birbirinden ayrılmış üretim süreçlerinin oluşturduğu ve bu süreçlerin yönetimin kısmen bağımsız hareket edebildiği durum için söz konusudur. MRP II üretim sürecinde ve çeşitli yönetim kademelerinde bulunan bir donanım – yazılım sistemi ile birbiriyle doğru ve zamanında iletişim kurabilir hale getirir. Herkes ortak bir veri tabanında bulunan aynı ve güncel verilere ulaşabilir. Bu şekilde MRP II ile sağlanan entegrasyon, ERP ile daha üst faaliyetler düzeyinde gerçekleştirilir.

ERP hiçbir zaman MRP II’ ye ikame bir sistem değildir. MRP II’ nın daha geliştirilmiş bir halidir. ERP, birden fazla tesiste çalışan MRP II sistemlerini entegre eder ve bu entegrasyondan firmaya gerekli bilgileri üretir. Dolayısıyla MRP II’ de başarılı olmuş işletmelerde ERP etkin sonuçlar verir. MRP II’ deki modüler yapı ERP ile aynıdır.

ERP işletmelere MRP II yöntem ve sistematiğine bağlı kalarak yeni ufuklar açan yeni bir yaklaşımdır.

1.3.         ERP ve Bilgi İşlem Teknolojisi

Coğrafi olarak farklı bölgelerde bulunan fabrika, tedarikçi firma ve dağıtım merkezlerinin eş güdümlü olarak planlanması yüksek düzeyde bir bilgi entegrasyonu  ve iletişimini getirmektedir. Hatta bu entegrasyonun yurt dışı bağlantılar nedeniyle küresel boyutlara taşınması gerekmektedir. Farklı birimler arasında yatay elektronik bilgi değişim hızının yüksekliği ERP’ nın temel taşlarından biridir. Client / server bilgi işlem teknolojisi , hiyerarşik , dağıtılmış ve ilişkisel veri tabanı, standart sorgulama dilleri, farklı ülkelerdeki tesisler veya bu ülkelerle olan ilişkiler nedeni ile çok dilli ( insanlı) kullanım, 4.kuşak programlama dili kullanımı, açık sistem mimarisi, uygulama programlamalarına grafiksel bağlantı kurabilme, personel, bakım , kalite vb. çok sayıda uygulamayı kapsaması, raporlama esneklikleri, farklı üretim yapılarına ( stok için veya siparişe göre üretim ) uyum gösterebilme ERP yazılımlarında bulunması gereken diğer özelliklerdir. ( chase / aquilano ) böylelikle verinin hangi noktada olduğu önemli olmaksızın küresel boyutta veriye ulaşım ve kullanım sağlanmaktadır. Küresel boyutta tasarımlanan veri tabanı tek bir noktadan kullanılabilmektedir. Bu fabrikada yaratılan teknolojik bilgiden diğer fabrikalar anında yararlanabilmektedir. Yine bu bölgede ki yeni tedarikçi firmanın özellikleri diğer bölgelerdeki fabrikalarca da bilinir hale gelmektedir. Tüm stoklar ( özellikle yedek parça ) merkezi olarak değerlendirildiğinden stok optimizasyonu daha etkin olarak gerçekleştirilebilmektedir.

ERP’ de veriler, genellikle farklı yerlerdeki veri tabanlarına dağıtılmış durumdadır. Bu veri tabanları bir şebeke sistemiyle birbirlerine bağlı olmak durumundadır. Kullanıcıların görmek istediği veri / verilerin nerede olduğunu bilmesi gerekmekte , sistemin ise istenilen veri / verileri istenilen formatta kullanıcının hizmetine sunması gerekmektedir. Bu ilişki client / server yapısı ile çok daha etkin bir hale getirilmektedir. Bu yapıda bir çift program aynı anda çalışmaktadır. Client tarafından hizmet için istekte bulunulmakta , server tarafından ise bu isteklere cevap verilmektedir. Dolayısıyla müşteri ön tarafta isteklerde bulunurken , arka tarafta server istenilenleri gerçekleştirmektedir. Arka tarafta bulunan bir server aynı zamanda başka bir server için client durumunda olabilir. Örneğin bir uygulama için uygulama programı server olarak çalışırken , gerekli veriler için bir veri tabanı yönetim programının (server) müşteri ( client) olabilir.

Clint / server yapısı tasarım, mühendislik , atölye veri takibi, tezgah yükleme gibi uygulamalarda büyük hız ve esneklik sağlamaktadır. ERP yazılımlarında bu yapı kullanım etkinliği ve verimliliğini arttırmaktadır. ERP, dağıtılmış veri tabanları, yani fiziksel olarak farklı yerlerde bulunan veri tabanları arasında ki entegrasyonu ile , kullanıcıya istediğini anında verebilecek şekilde kurulmakta, veri tabanları da tek bir işlem ( Transaction) ile güncelleştirilmektedir.

1.4.         ERP Sistematiği :

Çok sayıda tedarik – üretim dağıtım merkezinin eş güdümlü olarak planlanması bir noktaya kadar merkezi planlama yapılmasını , bu noktadan sonra MRP II ve DKP sistemleriyle  ademi merkezi planlama yapılmasını gerekmektedir. Satış noktası ve dağıtım merkezleri zinciri içinde toplanan müşteri sipariş ve satış tahmini bilgilerinin DKP sistemi ile toplanması , toplanan bilgilere göre ERP sistemiyle tüm dağıtım , üretim ve tedarik merkezleri bazında Kaba Kapasite Planlaması ( Rought-Cut Capasity Planning ) yapılması ve bu aşamada söz konusu merkezlerin birbirlerine verecekleri bilgi, iş gücü, makine , malzeme, enerji vb. kaynak desteklerinin belirlenmesi ve bu merkezler bazında saptanan dağıtım , üretim ve tedarik ana planlarının MRP II ve DKP sistemleri ile ilgili olduğu merkezde yapılması gerekmektedir. ( Şekil 5)


                           Şekil 5 : ERP Sistematiği ( M. TANYAŞ )


ERP ile planlama yapılırken öngörülen ölçütler , Stratejik Planlama Sistemince belirlenen ölçütler olacaktır. Fabrikalarda ademi merkezi bir şekilde gerçekleştirilen MRP II çalışmasının imalata yönelik programları BDÜ sistemi vasıtasıyla uygulanacaktır. Otomatik tanımlama teknolojisi ile elde edilen veriler hiyerarşi veri tabanı anlayışı içinde işlenerek depolanacak, oluşturulan bilgiler KDS’ leri tarafından işlenerek Stratejik Planlama Sistemi için gerekli altyapı oluşturulacaktır.

İşletmenin farklı fabrikalarda farklı üretim tipini bulunması yazılımın tüm fabrikalara uyacak şekilde esnek olmasını gerektirmektedir. Üretim tiplerini aşağıdaki şekilde sınıflandırabilmekteyiz:

·     Stok İçin Üretim : Müşterinin anında almak istediği , standart tiplerde olan ürünlerin üretimidir. Bu nedenle stok miktarı yüksek olan bir üretim tipidir. Emniyet stokları seviyesi ve satış tahmini çalışmaları önem arz eder. Kitle üretimi ( Mass Production ) söz konusudur.

·     Siparişe Göre Son İşlemler Üretimi : Standart modeller üzerinde müşterinin istediği aksesuar, boya , ambalaj vb. son işlemlerin gerçekleştirildiği üretimdir. Böylece müşteri ihtiyacına uygun olarak ve kısa sürede çok sayıda ürün tipi üretilebilmektedir.

·     Siparişe Göre Tasarım ve Üretim : Taşıma ve işleme  teçhizatı gibi özel ürünlerin müşterinin isteklerine göre tasarımı ve / veya üretimidir. Standart malzemeler dışındaki malzemelerin satın alınması sipariş geldikten ve tasarımı tamamladıktan sonra yapılır. Dolayısıyla standart malzemelerin satınalma programı yapılır, diğerleri  siparişler gerçekleştikçe planlanır.

Üretim tiplerindeki bu farklılıklar kaynak planlaması çalışmalarını etkiler. Örneğin ; Son Montaj Programı ( Final Assembly Schedule- FAS ) ile Ana Üretim Programı ( Master Production Schedule- MPS ) stok için üretim  tipi için aynı iken, diğer üretim tipleri için farklıdır.

Ana Üretim Programı ikinci tipinde son işlemlere ( montaj ) kadar belirlenirken , üçüncü üretim tipindeki ancak standart malzemeler için oluşturulabilir. Son Montaj Programı ancak sipariş geldikten sonra yapılabilir. İşletmelerin farklı üretim tiplerine ait fabrikalarının / bölümlerinin / montaj hatalarının olması durumunda ERP’ nın tüm bu farklılıkları içerecek şekilde olması gerekmektedir.

1.3.         Performans Ölçütleri ve ERP :

Firmamız açısından baktığımızda ana amacımız, yoğun rekabet ortamı ve dinamik bir Pazar yapısı içinde firmanın yaşamını sürdürmektir. Bu ise, kısa vadede uygun bir nakit akışını , uzun vadede karlılığı sağlamamızı gerektiriyor. Rekabet gücümüzün unsurları olan ; fiyat , kalite , zamanında teslimat , üründe ve süreçlerde yenilik ve esneklik unsurlarında rakiplerimizden daha büyük gelişmeler sağlamamız gerekiyor. Amaca yönelik olarak bazı tedbirler alıyoruz ve politikalar uyguluyoruz. 1980’lerin başından bu yana bu politikalardan operasyonel düzeyde olanların ağırlığı artıyor. Tam zamanında üretim, tam zamanında tedarik, otomatik kalite kontrol, esnek üretim, toplam kalite yönetimi gibi. Bu politikaların uygulanması sonucu elde edilen operasyonel gelişmelerin ölçülmesi ve değerlendirilebilmesi gerekiyor. İşletmenin çok değişik yerlerinden aldığımız genel gidiş hakkında bir bilgi sahibi oluyoruz ve yönetsel önlemlerimizi ve kararlarımızı alıyoruz. İmalat bilgi sistemini bu şekilde yorumlamak mümkündür. İmalat bilgi sistemimizi kurabilmemiz için, imalat sürecimizin hangi noktalarından, hangi verileri, ne sıklıkta toplayacağımıza karar vermek ve bunu gerçekleştirecek altyapıyı kurmamız gerekiyor.

Performans ölçütlerinin firma yönetimindeki kullanılışına baktığımızda üç ayrı yaklaşım görüyoruz. Birinci yaklaşım, geçmişten süregelen yaklaşımdır. Performansı ağırlıklı olarak finansal göstergelerle takip eder. Genel giderlerin mamullere dağıtımı çoğunlukla direkt işçilik üzerinden gerçekleştirilir. İşletme içi başarı göstergeleri olarak; hata oranı, çizelge gerçeklenmesi, maliyet ve envanter kullanılır. İmalat hattı performans göstergeleri, tipik olarak, envantere şarj edilen direkt işçilik tutarı, envantere şarj edilen genel giderler tutarı, envanter dönüş hızı ve hurda ve yeniden işlemedir.

İkinci yaklaşımın savunucuları ise, finansal performans göstergelerinin operasyonel iyileştirmeleri yansıtmadığı ve bu nedenle operasyonel iyileştirme planlarının ve bunlara ilişkin, şayet varsa, sabit yatırım kararlarının alınmasında karar vericileri yanlış yönlendirdiğini belirtmektedir. Hata oranları, imalat sürecinin bir defada doğru yapma oranları, imalat işlem süresinin ön süreye oranı, imalatta geri dönüşler, planlanan ve gerçekleşen üretim oranlar, zamanında teslimat oranı vb. bütün bu başarım oranları aynı zamanda maliyet türeteçleri olarak değerlendirilebilir. Bu tür başarım oranları ile maliyetleri de kontrol altında tutmak ve yönlendirmek mümkündür. Bu yaklaşım içinde diğer bir görüş ise Eli Goldratt tarafından öne sürülmüştür. Buna göre, malzeme satın alma giderleri dışındaki bütün imalat giderleri dönemsel sabit işletme giderleridir. Eğer işletme giderleri bu şekilde hesaplanırsa, o taktirde işletme yöneticileri “ katma değer ” i, yani satış gelirleri eksi malzeme satın alma giderlerini en çok almayı hedefleyeceklerdir.

Üçüncü ve en geniş uygulamaya sahip yaklaşım ise, yöneticinin hem finansal hem de operasyonel performans ölçütlerini bir arada görmek ve değerlendirmek isteyeceği öngörüsünden hareket etmektedir. Mevcut finansal göstergelerin yanında operasyonel iyileştirmeleri de yansıtan performans ölçütlerini karar vericiye dengeli bir biçimde sunmayı hedefliyor. Bunun için hem finansal hem de operasyonel performans ölçütlerini uygulanan politikaları değerlendirebilecek şekilde tanımlıyor. Örneğin, haftalık bazda işçilik ve malzeme giderlerinin satılan mamullere dağılımı, işletmedeki envanter değerinin satılan mamullerin malzeme değerine oranı, nihai muayene hata adetinin satılan mamul adedine oranı gibi.

Elimizdeki iletişim, yazılım ve donanım olanaklarını, yani bilişim teknolojisini kaynak kullanımının en alt düzeylerde dahi gerçekleşme değerlerini saptamakta kullanmalıyız; tek tek mamul kümeleri ve tek tek imalat hataları için, ancak gerçekleşen kaynak kullanımlarının değerlendirilmesinde karşılaştırmalar maliyet standartlarıyla değil geçmiş kullanım değerleriyle yapılmalıdır. Sapma analizinden ziyade gerçekleşen değerlerin trend analizi vurgulanmalıdır. Sadece kendi işletmemizdeki değerlerden hareketle yapılan trend analizi de yeterli görülmemektedir. Karşılaştırmalarda firmanın en iyi rakipleri esas alınmalıdır. Bütün bunlar, seviyeleme ( Benchmarking ) çalışmalarının da gerçekleştirilmesini gerektirir.


Sonraki Konu :


Duyuru

Facebook sayfamiza üye olun


Duyuru
Sitemizde güncelleme çalismalari devam etmektedir.
Görüs ve önerilerinizi bizimle paylasabilirsiniz ! mail adresimiz : endustrimuhendisligi@hotmail.com