» Isletmeler Acisindan Sürdürülebilir Üretim Stratejileri -3

Yayinlanma Zamani: 2011-12-22 18:21:00





Çevre Odaklı Stratejiler
Üretim süreçleri söz konusu oldugunda sürdürülebilirlik kavramı bu süreçlerin çevreye olumsuz etkileriyle ön plana çıkar. Bu olumsuz etkileri Birlesmis Milletlerin üretim ile ilgili sürdürülebilirlik göstergeleri çerçevesinde ele almak gerekir. Bunlar; sera gazları, ozon tabakası, hava kalitesi, ormansızlasma, çöllesme, kuraklık, tarım, biyolojik çesitlilik, zehirleyici kimyasallar, yenilenemeyen malzemeler, tehlikeli atık, atık miktarı ve su olarak sıralanabilir. Tablo 4’de bu göstergelerin ekonomik gelismislik düzeyi ile tehditlerin niteligi açısından karsılastırması yapılmıstır. Bu göstergeler dikkate alındıgında sürdürülebilir üretim, materyallerin sera gaz salınımları olmaksızın, yenilenemeyen ve zehirli materyaller kullanılmaksızın yapılan üretim veya atık üretmeyecek dönüsüm teknolojilerinin gelistirilmesi olarak tanımlanabilir. Julian Allwood (2005) bu tanımdan hareket ederek sürdürülebilir
üretim için bes stratejinin kullanılabilecegini ileri sürmektedir. Birinci stratejiye göre,
daha az malzeme ve enerji kullanılmasını saglamak gerekmektedir. Az kullanım, yukarıda belirtilen sürdürülebilirlik göstergelerinin bütünü üzerinde olumlu etki
yapacaktır. ikinci stratejide, girdi olarak kullanılan malzemelerde zehirli olanların
yerine zehirli olmayanların, yenilenemeyenler yerine yenilenebilir olanların tercih
edilmesi gerekir. Örnegin, elektronik üreticileri lehim malzemeleri içinde kullanılan
kursunun çevreye verdigi zarar nedeniyle artık lehim için kursun içermeyen
malzemeler ve yöntemler kullanmaktadırlar. istenmeyen çıktıların azaltılarak daha
temiz üretim gerçeklestirilmesi üçüncü stratejidir. Örnegin, Anglia Circuits firması
üretimden sonra çıkan kirli suları içilebilir kalitede temizlemektedir. Dördüncü
stratejide, çıktıları geri dönüsüm ve benzeri teknikleri kullanarak tekrar girdi haline
dönüstürüp üretimde kullanmak gerekir. Kodak firması tek kullanımlık fotograf
makinelerinde yaptıgı yenilikle daha az malzeme kullanımını saglamıs, bunu da
kullanılan makineleri geri toplayıp tekrar kullanıma hazırlayarak yapmıstır. Son
stratejide, sahiplik ve üretim yapısında degisiklik yapmak yani “kullan-at yenisini al”
yaklasımından uzaklasarak, dayanıklı tüketim mallarının mülkiyetini müsteriye
vermek yerine ürünlerin kiralanması sonucu bir çesit hizmet bedeli karsılıgı ürün
kullanımı tercih edilmelidir. Örnegin, Elektrolux firması ürettigi beyaz esyalar için
finansal kiralama stratejisini benimsemistir.
Tablo 4: Sürdürülebilirlige yönelik belli baslı tehditler

 

 

Not. S.L. Hart’ın “Yesillesmenin Ötesinde Sürdürülebilir Bir Dünya için Stratejiler”, (s.
123) (2001, is ve Çevre: Harvard Business Review Dergisinden Seçmeler, (Çev.:
Ahmet Kardam) istanbul: Mess Yayınları) adlı çalısmasından alınmıstır.
Temiz Üretim Yaklasımı
Temiz üretim olarak ifade edilen girisim, isletmelerin çevreyi korumaya yönelik
olarak örgütsel yapılanması ve üretim süreçleri ile ilgili faaliyetlerini kapsamaktadır.
Bu yaklasımla atıkların ve atmosfere yapılan salınımın, su ve enerji kullanımının azaltılması yoluyla üretim süreçlerinin etkinliginin arttırılması amaçlanmaktadır
(Yacooub ve Fresner, 2006). Bunu basarmak için atık ve salınımların kaynagında
engellenmesi ve sürekli önleyici tedbirler aracılıgıyla isletmenin çevre performansının
arttırılması bir strateji olarak benimsenmektedir (Fresner, 1998: 171). Ali Yacooub ve
Johannes Fresner (2006) çalısmalarında isletmelerin temiz üretimi; ürün tasarımını
degistirerek, farklı hammadde kaynaklarına yönelerek, gelismis teknolojiler
kullanarak ve geri dönüsüm yaparak saglayabileceklerini, bunu gerçeklestirirken aynı
zamanda ürün kalitesinin, verimliligin ve karlılıgın arttırılabilecegini birçok örnekle
ortaya koymaktadırlar.
Birlesmis Milletler Endüstriyel Kalkınma Örgütü (UNIDO) zenginligin yaratılması
ve üretim yoluyla fakirligin azaltılmasını destekleyen bir kurulus olarak, bu amacı
gerçeklestirmekte temiz üretim stratejilerini benimsemektedir. UNIDO (2008) temiz
üretim stratejilerini, endüstriyel üretim süreçlerinin optimizasyonunda kullanılacak bir
yol gösterici ve bütün üretim asamasına uygulanacak koruyucu ve bütünlesik bir
strateji olarak kabul etmektedir. Temiz üretim stratejisiyle; hammaddelerin, enerjinin
ve suyun daha etkin kullanımıyla verimlilik arttırılabilir; daha iyi çevre performansı,
ortaya çıktıgı kaynakta atık ve atmosfere salınımın azaltılmasıyla elde edilebilir;
ürünlerin yasam döngüsü boyunca çevresel etkileri, çevre dostu ve aynı zamanda
maliyet açısından etkin ürünler tasarlamakla azaltılabilir. Bu sayede az gelismis ve
gelismekte olan ülkelerdeki isletmelere daha fazla rekabet avantajı saglanıp
uluslararası pazarlara açılmaları desteklenmis olacaktır (UNIDO, 2008).
Temiz üretim konusundaki gelismeler ve ülkelerde çevreyle ilgili yasal
uygulamalar isletmelerin çevre kaynakları yönetimi konusunda bazı standartlara
uyma geregini dogurmustur. Örnegin, ISO 14000 bir ürünün üretim sürecinde çevre
yönetimiyle ilgili çok çesitli standartlar içermektedir (ISO, 2008). Bu standartlar grubu
içerisinde çevre yönetim sistemi için gereklilikleri ISO 14001 ile, çevre yönetim
sistemiyle ilgili genel ilkeler ise ISO 14004 ile belirlenmistir. Bu standartlar, örgütlerin
faaliyetleri sonucu olusan çevre üzerindeki olumsuz etkilerini nasıl azaltabilecekleri
ve ilgili yasa ve kurallara nasıl uyacakları konularında yardımcı olmak için
gelistirilmistir. ISO 14001 uluslararası bir çevre yönetim sistemi olarak örgüt ve
çevresiyle ilgili birçok unsuru içermektedir. Örgütlerin çevre politikaları gelistirmede
ihtiyaçlarının saptanmasında; ürün, faaliyet veya hizmetlerin çevresel etkilerinin
tespitinde; örgüt için çevresel amaçlar ve ölçülebilir hedefler planlanmasında;
belirlenen bu hedef ve amaçlara ulasmak için gelistirilecek programların
uygulanmasında ve bu sürecin kontrolünde ve sapmalar olması durumunda gerekli
düzeltme faaliyetlerini ve son olarak da yönetim incelemelerini kapsamaktadır. Bu
amaçla ISO 14000, etkin bir araç olarak yapılabilecek her türlü yapılanma için temiz
üretim stratejilerinden faydalanmaktadır.

Yesil Üretim Yaklasımı
Yesil üretim, çevre etkileri düsük girdiler kullanan, yüksek verimlilige sahip olan
ve çok az veya sıfır atık içeren ve kirlilik olusturmayan üretim süreçlerini kapsar
(Atlas ve Florida, 1999: 13/85). Bu tanımıyla yesil üretim atık ve kirliligin
engellenmesi veya azaltılmasını, geri dönüsümü ve yesil ürün tasarımını içeren
faaliyetler çerçevesinde ele alınabilir. Tasarımıyla, bilesimiyle ve kullanımıyla çevreye
olan etkileri yasam döngüsü süresince en aza indirilmis ürünlerin yaratılması süreci
yesil ürün tasarımını ifade etmektedir.
Mark Atlas ve Richard Florida yesil üretim alternatiflerini bes baslık altında
incelemislerdir (Atlas ve Florida, 1999: 13/85-87): Ürün degisikligi, üretim
süreçlerinde degisiklik, üretim girdilerinde degisiklik, atıkların dahili kullanımı ve daha
iyi yönetim. Çevreye etkileri minimum veya az olan ürünlerin üretilmesi yesil üretim
için en basit yaklasımdır. Fakat mevcut üretim süreçlerinde degisiklik yapmak; en
basta insana dayalı süreçlerden kurtulmayı, grup üretim süreçleri yerine sürekli
süreçlerin kullanılmasını, üretim sürecinde izlenen adımların sırasını degistirmeyi ve
sayısını azaltmayı, son olarak da temizleme islemlerinde degisiklik yapmayı
gerektirmektedir.
Öte yandan, üretim girdilerinde degisiklik yapmak, yesil üretim için önemli
kazançlar sunmaktadır. Bunun için, üretime katkı saglayan fakat sonuçta üretilen
ürünün içinde yer almayan büyük küçük her türlü malzeme ve girdinin degistirilmesi
iyi bir strateji olacaktır. Örnegin otomobil endüstrisinde kullanılan boyaların artık
zararlı çözücüler yerine su bazlı olması, kurudugunda boya hacminin %90’ının
buharlastıgı göz önüne alındıgında havaya zehirli çözücülerin salınımını da
engellemistir.
Üretim süreçleri içerisinde yeniden kullanım önemli bir alternatiftir. Kullanılan
kimyasalların, metallerin, suyun ve enerjinin tekrardan kullanımı için birçok olasılık
bulunabilir. Genelde kapalı üretim süreçlerinde kimyasalların ve suyun tekrar
kullanımı ekonomik olarak da avantajlıdır. Örnegin, kademeli tekrar kullanım olarak
ifade edilebilen sistemle bir üretim asamasında olusan atık ısı enerjisi baska bir
asamada girdi olarak kullanılabilir. Portland’da birkaç subesi bulunan Hot Lips Pizza
firması dükkanlarında kademeli tekrar kullanım yapmaktadır (Willard, 2008). Sıcak su
ihtiyacını gidermek için, pizza fırınlarının yarattıgı ısı enerjisini suyun ısıtılmasında
degerlendirmek üzere bir sistem tasarlamıstır. Sistem, pizza fırınının en düsük
derecesinde günde 350 galon su ısıtabilmektedir. Bir pizza dükkanının günlük su
ihtiyacı ise 300 galon kadardır.
Son olarak süreçlerin daha iyi yönetilmesi de; basit, rutinlesmis, kaynak yogun
olmayan önlemlerle tesislerin iyi çalısır ve düzenli bir çevre içinde olmasını
saglamakla elde edilebilir. Çabuk, kolay ve ucuz çözümler için yapılabilecek baslıca
faaliyetler; atıkların ayıklanması, kimyasal ve atık stoklarının azaltılması, su basmalarına karsı alarmlar ve otomatik kapama vanaları kullanmak, akıntı ve
sızıntıları ortadan kaldırmak, düzenli olarak makinelerin ayarlarını ve bakımlarını
yapmak, çevreyle ilgili kaygı verici durumların tespiti için denetlemeler yapmak ve
genel olarak daha iyi çalısma kosulları için kontrol mekanizmaları kullanmak olarak
sıralanabilir.
Yalın ve Yesil Yaklasımı
Sözcük anlamı “sade ve gereksiz olan hiçbir seyi içermeyen” olan yalın kavramı,
öncelikle üretim ve yönetim süreçleri içerisinde devrim niteliginde bir bakıs açısı ve
uygulamalar gündeme getirmistir. Yalın üretim ise, atıklardan, kayıplardan ve deger
katmayan faaliyetlerden kurtularak maliyetleri azaltan ve müsterinin isteklerini
zamanında karsılayan bir dizi sistematik yaklasımın bütünüdür. Yalın üretim kavramı
ilk olarak James Womack, Daniel Jones ve Daniel Roos (1990) tarafından Toyota
firmasının gelistirip uyguladıgı Toyota Üretim Sistemini tanımlamak için kullanılmıstır.
Günümüzde farklı faaliyet alanlarında farklı isletmeler tarafından uyarlanmaya
çalısılan bir yaklasımdır. Her türlü kayıp ve atıgı azaltmak ve ortadan kaldırmak için
gelistirilen yalın üretim için Kaizen, 5S, TPM, hücresel üretim, tek parça akıs üretim
sistemi, tam zamanında üretim gibi birçok araç kullanılmaktadır (bu araçlar Tablo
5’de açıklanmıstır).
Tablo 5: Yalın üretim araçları

Not. J.Bicheno, The New Lean Toolbox, Picsie Books, Buckingham, 2004, den
aktaran, A. Vais, V. Miron, M. Pedersen ve J. Folke’un, “Lean and Green at a
Romanian secondary tissue paper and board mill-putting theory into practice”, (2006,
Resources, Conservation and Recycling, 46, s. 51-52) adlı çalısmasından
uyarlanmıstır.

Bu yaklasımın israf kavramına bakısı da yenilikçidir. Her türlü kusur, ister üretim
sürecinde olsun, isterse üretilen ürünün kendisinde olsun israf olarak kabul edilir.
Bunun dısında siparis dısı fazla üretim yapmak, fazladan hammadde, yarı mamul ve
ürün stokları bulundurmak, dolayısıyla tüketiciye ulasacak ürüne deger olarak bir sey
katmayan her faaliyet israf olarak algılanır. Temel olarak israftan kurtulmak,
ulasılacak bir amaç olarak degil sürekli iyilestirme, Kaizen, kavramıyla, sonu
gelmeyen bir süreç olarak algılanır. Bu uygulamalar aynı zamanda örgüt kültüründe
de degisim saglamaktadır. Sürekli iyilestirme yapmaya odaklanmıs bir kültür, dogal
olarak üretim sürecindeki kayıpları belirlemeye ve ortadan kaldırmaya
odaklanacaktır. Ayrıca, çalısanlar da sürekli iyilestirme ve problem çözme
faaliyetlerine bizzat katılacaklar, bu ise optimum performansa ulasmak için sistemin
bütününü görmeyi saglayacaktır.
Kayıplardan kurtulmak için kullanılan temel yaklasım tüketici yönünde çekme
sistemi olarak ifade edilen yaklasımdır. Üretim faaliyeti üreticinin raftan bir ürün
almasıyla tetiklenmekte (bu hareket domino taslarının birbirini devirmesine benzer bir
süreç baslatır) ve üretim asamalarından hammadde tedarikine kadar uzanan bir dizi
talep meydana getirmektedir. Bu ise kurumsal performansı artırmak için tedarik
zincirine yatırım yapmayı gerektirmektedir.
Buraya kadar bahsedilen yaklasımlar bütünü, yalın üretim sürecinde her türlü
kaybın ve atıgın azaltılıp ortadan kaldırmasına yardımcı olacak uygulamalardır.
ABD’de yapılan bir arastırmanın sonuçlarına göre; üretimde kullanılan girdilerin
sadece %6’sı satılabilir ürün haline dönüsmekte, %94’ü ise üretim süreci sonunda
atık olmaktadır. Ayrıca, satılan ürünlerin %89’u satıs sonrasındaki ilk 6 hafta sonunda
da çöpe atılmaktadır (Willard, 2008). Bu saptamalardan hareket ederek, üretim
sürecindeki kayıp ve atıklar konusunda gösterilecek çabaların çok büyük boyutlarda
kazanımlar saglayacagı söylenebilir. Örnegin, tek basına ABD enerji istasyonlarında
ısı olarak kaybedilen enerji Japonya’nın toplam enerji kullanımına esittir (Lovins, et
al., 2007: 179). Bu nedenle, birçok isletmenin yalın üretim yaklasımını benimsemesi
makro düzeyde olumlu etkiler saglayacaktır. Özellikle, nüfus artısı dikkate alındıgında
artık böyle bir ihtiyacın dogdugu da söylenebilir. Dünya nüfusunun artması daha çok
ürün üretilmesine, bu ise daha çok atık ortaya çıkmasına, hatalı ürün olusmasına ve
daha fazla enerji kullanılmasına yol açacaktır. Bu döngü yalın üretim sayesinde
zararsız hale dönüsebilir. isletmeler, yalın üretim tekniklerini uyguladıklarında tutarlı
bir biçimde su sonuçlar gözlemlenmistir (US Environmental Protection Agency ,
2003: 8-9):
• Stok miktarlarında ve buna baglı tasıma maliyetlerinde ve zarar gören,
bozulan stoklardan dogan kayıplarda azalma saglama;
• Gereksinmeleri azaltarak ve üretim sürecinde malzeme israfını önleyerek
malzeme kullanımında azalma saglama;
• Araç gereç ve makinelerin en iyi sekilde kullanımını saglama;

• Üretim yapmak için ihtiyaç duyulan mekan boyutlarını küçülterek fabrika
tesisleri ihtiyacında azalma saglama;
• slem adımlarını, hareketi, bekleme zamanlarını ve atıl zamanları azaltarak
üretim hızında artıs saglama;
• Stok miktarını ve sermaye ihtiyacını azaltan çekme üretim ve tam
zamanında üretim amaçlı uygulamalar sayesinde üretim esnekliginde artıs
saglama;
• Üretimde parça sayısını ve malzeme tipini azaltarak ve gereksiz islem
adımlarından ve gereksiz özelliklere sahip gereçlerden kurtularak üretim
karmasıklıgında azalma saglama.
Temelde isletmeler, yalın üretimi uygularken maksimum müsteri memnuniyeti
saglamaya olanak verecek mümkün olan en düsük maliyetle en yüksek kalitede ürün
veya hizmet üretmek isterler. Bunun için genelde üç amaca odaklanırlar: Malzeme ve
sermaye olarak üretimin kaynak gereksinimlerini azaltmak; üretim hızını ve
esnekligini arttırmak ve hatasız, kaliteli ürün üretim düzeyini arttırmak. Sadece yalın
üretim yaklasımını benimsemek bile çevre açısından çok önemli kazanımlar
saglayabilir. Çevreci çözümler elde edilebilmesi için yalın üretim araçları
uygulanırken enerji ve malzeme kayıp ve atıkları dikkate alınmalıdır. Fakat bu
kazanımların maksimum düzeye ulasması için çevre duyarlılıgını ve kirliligi dikkate
alan çevreci yesil yaklasımın yalın üretim araçlarıyla birlikte kullanılması
gerekmektedir.
Matthew Franchetti ve Kyle Bedal’a (2008: 1401) göre yalın ve yesil üretim
arasındaki gerçek farklılık yesil üretimde ürün ya da süreç tasarımında çevrenin bir
kısıt olarak degerlendirilmesi ve buna karsılık yalın üretimde ise çevrenin degerli bir
kaynak olarak görülmesinde ortaya çıkmaktadır. Yalın üretim çevrenin destekçisi ve
en son amaç olan yesil mühendislige ulasmada bir köprü olarak kabul edilmelidir.
Pamela Gordon (2001), isletmeler üzerinde yaptıgı arastırmalar sonucunda firmaların
dört adımda yalın ve yesil olabileceklerini ifade etmektedir:
1) ilk olarak savurgan uygulamaları sorgulayarak karın ve dünyanın olumlu
etkilenecegi yalın ve yesil uygulamalar gelistirmek gerekir. Bu uygulamaları
gelistirmek çalısanların yaratıcı düsüncelerini gelistirecekleri ortamlar
yaratmakla mümkündür. En yüksek faydanın saglanması için olusan
kayıpları ortadan kaldırıcı adımlar gelistirmek yerine kaybın olusmadan
önce bastan engellenmesini saglayacak adımlar yaratılmalıdır. Örnegin
Intel firması küresel ısınmaya yol açan kimyasalları ürünlerinden, ileriyi
düsünerek, bes kusak ürün öncesinde çıkartmıs ve bu kimyasalların
kullanılmaması konusunda yasal yaptırımlar yürürlüge girdiginde bu
kimyasalların atmosfere salınımını engelleyen pahalı yatırımlardan
kurtulmustur. Firma bunu, ürünlerini tasarlarken 8-12 yıl sonrasını
düsünerek olusturdugu çevreci üretim süreçleri sayesinde basarmıstır.

 

 

Sonraki Konu :


Duyuru

Facebook sayfamiza üye olun


Duyuru
Sitemizde güncelleme çalismalari devam etmektedir.
Görüs ve önerilerinizi bizimle paylasabilirsiniz ! mail adresimiz : endustrimuhendisligi@hotmail.com