» Kobilerde Yalin Üretim Teknikleri -13

Yayinlanma Zamani: 2011-12-21 19:06:00





4.3. KOBI’lerin Genel Tanımı Ve Önemi
Bir ekonominin gerçek dinamosu olan KOBI’nin net bir tanımlamasını
yapmak mümkün degildir. Genel tanımı küçük ve orta boy isletmeler olmasına
ragmen, KOBI´lere degisik ülkeler hatta aynı ülke içindeki farklı birimler farklı
farklı özellikler yüklemektedirler. Bu nedenle çogu zaman tanımlamada karısıklık
yasanmaktadır. Bunda temel etken, tanımlamada kullanılan ölçütlerin degisik
olmasından kaynaklanmaktadır. Tanımlamada genel olarak 3 ölçüt öne çıkmaktadır:
Firmanın çalıstırdıgı personel ya da isçi sayısına, bagımsızlık ölçütlerine ve bilanço
degerlerine göre üç ana ölçütte tanımlama yapmak mümkündür.
Bagımsızlık ölçütü, bir firmanın sermayesi ve hissesinin %25’ten fazlasının
bir büyük sermaye grubuna ait olmamasıdır, yani hisse payı içinde büyük sermayenin
payı %25’ten fazla olan bütün firmalar KOBI kategorisine girmemektedir.
Ölçütlerdeki farklılık, degisik sektörlerde ve faaliyet alanlarında bile görülmektedir.
Örnegin bilisim sektöründe faaliyet gösteren bir isletmenin KOBI olması için 50
yada daha az bilgisayar sahibi olması gibi bir egilim söz konusudur. Burada
görüldügü gibi temel ölçüt, üretim aracının yani bilgisayar sayısının tanımda
kullanılmıs olmasıdır. Yine aynı sekilde, imalat sanayinde ise çalısan sayısı devreye
girmekte fakat ölçütler aynı olmasına ragmen sonuç degismektedir . [27]
Dünyada genel anlamda kabul görmüs bir KOBI tanımlaması
bulunmamaktadır. Bu konuda her ülkenin ekonomik özellikleri itibariyle belirlenmis
degisik ölçütler kullanılmaktadır. ABD’de istihdam edilen isçi sayısı ve satıs tutarları
nicel ölçüt olarak benimsenirken, nitel ölçüt olarak da isletme yönetimi ve
sahipliginin bagımsızlıgı esas alınmaktadır. Genel olarak konu incelendiginde, 1-100
arası isçi istihdam eden isletmeler küçük, 100-500 arası isçi çalıstıran isletmeler ise
orta büyüklükteki isletmeler olarak kabul edildigi görülmektedir.
Ülkemizde farklı kuruluslarca farklı KOBI tanımlamaları yapılmaktadır.
KÜSGET (Küçük Sanayi Gelistirme Teskilatı) 1-9 isçi çalıstıran isyerlerini küçük,
10-49 isçi çalıstıran isyerlerini orta, 50’den çok isçi çalıstıran isyerlerini ise büyük
isletme olarak vasıflandırmıstır. KOSGEB (Küçük ve Orta Ölçekli Sanayi Gelistirme ve Destekleme Idaresi Baskanlıgı) Kurulus Kanununa göre 1-50 arası isçi çalıstıran
isletmeler küçük, 51-150 arasında olan isletmeler da orta ölçekli isletme
sayılmaktadır. DIE (Devlet Istatistik Enstitüsü) 1–9 arası isçi çalıstıran isletmeleri
küçük, 10–24 arasında olanları orta, 25’den fazla olanları ise büyük isletme olarak
kabul etmektedir. ITO (Istanbul Ticaret Odası) 25 kisiye kadar isçi çalıstıran
isletmeleri küçük isletme kabul ederken, TOSYÖV (Türkiye Küçük ve Orta Ölçekli
Isletmeler, Serbest Meslek Mensupları ve Yöneticileri Vakfı) 10 isçiye kadar olan
isletmeleri küçük, 11–100 arası isçi çalıstıran isletmeleri küçük ve orta ölçekli,
100’den fazla isçi çalıstıran isletmeleri ise büyük isletme olarak tanımlamaktadır.
[28]
Toplam isletme sayısı ve istihdamdaki büyük paylarından dolayı KOBI’ler
Türkiye ekonomisinde önemli bir role sahiptir. Türk KOBI’leri ortalama profilleri
bakımından isgücü ve yıllık cirolarının daha düsük olması nedeniyle, birçok
ülkedeki KOBI’lere nazaran farklılık göstermektedir. Ayrıca beceri seviyesi,
sermaye miktarı ve özellikle bilgi ve iletisim alanındaki modern teknolojiye
erisim ve sagladıgı avantajlardan faydalanma kabiliyeti açısından da geri kalmıs
durumdadırlar. Türkiye’deki KOBI’ler finansman bulma konusunda güçlük
yasamaktadır. KOBI’ler 1996’da Avrupa Birligi ile girilen Gümrük Birliginin
ardından açık ekonomi ve rekabet ile ilk kez tanısmıslardır.
Ancak yine de Türkiye’nin ekonomik gelismesinde özellikle Anadolu’da
ortaya çıkan ve birbiri ardına faaliyet göstermeye baslayan KOBI’lerin önemli
katkısı olmustur. Bu isletmeler ihracat ve üretimde önemli basarılara imza
atmıslardır. Istihdam, üretim ve ihracat açısından ülke ekonomisinde vazgeçilmez bir
konumda bulunan KOBI’ler yönetsel ve finansal sorunlarla basa çıkmaya
çalısmaktadırlar. Küçük ve orta büyüklükteki isletmeler 1960’lı yıllardan sonra tüm
dünyada oldugu gibi ülkemizde de önemi giderek artmaktadır. Ülkemizdeki
isletmelerin çok büyük oranı KOBI statüsündedir. Istihdamın %60’ını saglayan
KOBI’lerin ihracattan aldıkları pay ise sadece %8 gibi düsük bir oran olması ve
gelismis ülkelerde ise bu oranın % 20-40 arasında degisiyor olması da KOBI’lerde
yeniliklere ihtiyaç duyuldugu sonucunu dogurmaktadır. Ekonomik yasamda
böylesine önemli paya sahip KOBI’lerimizin uluslararası arenada daha büyük ve Destekleme Idaresi Baskanlıgı) Kurulus Kanununa göre 1-50 arası isçi çalıstıran
isletmeler küçük, 51-150 arasında olan isletmeler da orta ölçekli isletme
sayılmaktadır. DIE (Devlet Istatistik Enstitüsü) 1–9 arası isçi çalıstıran isletmeleri
küçük, 10–24 arasında olanları orta, 25’den fazla olanları ise büyük isletme olarak
kabul etmektedir. ITO (Istanbul Ticaret Odası) 25 kisiye kadar isçi çalıstıran
isletmeleri küçük isletme kabul ederken, TOSYÖV (Türkiye Küçük ve Orta Ölçekli
Isletmeler, Serbest Meslek Mensupları ve Yöneticileri Vakfı) 10 isçiye kadar olan
isletmeleri küçük, 11–100 arası isçi çalıstıran isletmeleri küçük ve orta ölçekli,
100’den fazla isçi çalıstıran isletmeleri ise büyük isletme olarak tanımlamaktadır.
[28]
Toplam isletme sayısı ve istihdamdaki büyük paylarından dolayı KOBI’ler
Türkiye ekonomisinde önemli bir role sahiptir. Türk KOBI’leri ortalama profilleri
bakımından isgücü ve yıllık cirolarının daha düsük olması nedeniyle, birçok
ülkedeki KOBI’lere nazaran farklılık göstermektedir. Ayrıca beceri seviyesi,
sermaye miktarı ve özellikle bilgi ve iletisim alanındaki modern teknolojiye
erisim ve sagladıgı avantajlardan faydalanma kabiliyeti açısından da geri kalmıs
durumdadırlar. Türkiye’deki KOBI’ler finansman bulma konusunda güçlük
yasamaktadır. KOBI’ler 1996’da Avrupa Birligi ile girilen Gümrük Birliginin
ardından açık ekonomi ve rekabet ile ilk kez tanısmıslardır.
Ancak yine de Türkiye’nin ekonomik gelismesinde özellikle Anadolu’da
ortaya çıkan ve birbiri ardına faaliyet göstermeye baslayan KOBI’lerin önemli
katkısı olmustur. Bu isletmeler ihracat ve üretimde önemli basarılara imza
atmıslardır. Istihdam, üretim ve ihracat açısından ülke ekonomisinde vazgeçilmez bir
konumda bulunan KOBI’ler yönetsel ve finansal sorunlarla basa çıkmaya
çalısmaktadırlar. Küçük ve orta büyüklükteki isletmeler 1960’lı yıllardan sonra tüm
dünyada oldugu gibi ülkemizde de önemi giderek artmaktadır. Ülkemizdeki
isletmelerin çok büyük oranı KOBI statüsündedir. Istihdamın %60’ını saglayan
KOBI’lerin ihracattan aldıkları pay ise sadece %8 gibi düsük bir oran olması ve
gelismis ülkelerde ise bu oranın % 20-40 arasında degisiyor olması da KOBI’lerde
yeniliklere ihtiyaç duyuldugu sonucunu dogurmaktadır. Ekonomik yasamda
böylesine önemli paya sahip KOBI’lerimizin uluslararası arenada daha büyük
This watermark does not appear in the registered version - http://www.clicktoconvert.com
60
basarılar elde etmesi, ülkemizin gelir seviyesinin ve refahının artmasının anahtarını
olusturmaktadır.
Türkiye ekonomisi içerisinde KOBI’ler önemli bir agırlıga sahip
bulunmaktadırlar. 1992 yılında yapılan genel sanayi sayımına göre, mevcut 1.1
milyon isyerinin yaklasık %99.6’sını 1-49 isçi çalıstıran isyerleri, %0.2’sini 50-99
arası isçi çalıstıran kuruluslar, %0.2’sini ise 100’den fazla isçi çalıstıran isletmeler
olusturmaktadır. Buna göre Türkiye’deki mevcut isyerlerinin yaklasık %99.8’inin
KOBI’lerden olustugu ortaya çıkmaktadır. KOBI’ler istihdamda da önemli bir
büyüklügü temsil etmekte; mevcut 3.6 milyon çalısanın %72.5’i küçük isletmelerde,
%4.2’si orta ölçekli isletmelerde çalısmaktadır. [29]
Dünyadaki ve Türkiye’deki KOBI’lerin ekonomi içindeki yerlerini Tablo 4.2.
yardımı ile de incelemek mümkündür.
Tablo 4-2. Bazı Ülkelerdeki KOBI’lerin Ekonomideki Yeri [30]

Görüldügü gibi, hemen hemen bütün dünya ülkelerinde KOBI tanımına giren
isletmeler ekonomide önemli bir büyüklügü temsil etmekte, istihdamda, yatırımda,
katma degerde ve ihracatta önemli paylara sahip bulunmaktadırlar

4.4. KOBI’lerde Yalın Üretim Sisteminin Uygulanabilirliginin
Incelenmesi
Küçük ve orta büyüklükteki isletmelerin gelisme ve kalkınma hareketinde
önemli roller üstlenmeleri, kriz ortamından kolaylıkla sıyrılabilmeleri büyük
isletmelere göre en büyük avantajlarındandır. Siddetlenen uluslararası rekabetle
birlikte, büyük sirketlerin zarar eden yapıları, küçülmenin ve büyümeyi
yavaslatmanın daha iyi olabilecegi, degisimin temel dinamiginin buradan geçtigi
konusundaki fikirleri yaygınlastırmıstır. Çünkü II. Dünya Savasından sonra
Japonya’da baslayan hızlı ekonomik kalkınma hareketinin ana gücünü KOBI’ ler
olusturmuslardır. 1970’li yıllardaki kriz sonrasında yapılan bilimsel çalısmalar ise
ABD’nin bu krizden en az etkilendigini, krizden daha az etkilenmesinde ticaret ve
sanayide küçük ve orta büyüklükteki isletmelere verdigi önemin büyük etkisi
oldugunu, 1988 yılından itibaren ABD’deki büyük ölçekli firmaların yaklasık üçte
bire varan oranda küçüldügünü, ortaya koymuslardır. Bu durum ise 1960’lı yılların
sonuna kadar devam eden büyük sirketler kurma egiliminin, bu yıllardan sonra küçük
isletme sayılarındaki artısla yer degistirmesine sebep olmustur. Gerçekten farklılasan
ve sürekli degisen ihtiyaçlar ve istekler, esnek ve dinamik bir üretim isleyisini gerekli
kılmaktadır. Bu da optimum üretim ölçegini küçültülmüs, yönetim ve denetim
islevleri etkinlestirilmis, pazara uyum kabiliyetleri arttırılmıs küçük ve orta
büyüklükteki isletmelerle mümkün olabilmektedir. Özellikle son 10 yılda Japonya ve
ABD gibi nispeten genis bir küçük isyeri sektörüne sahip olan ülkelerde, örnegin
Ingiltere gibi küçük isyeri sektörünün daha sınırlı oldugu ülkelere nazaran daha hızlı
büyüme görülmesi de bunun kanıtı olmaktadır.
Küçük isyerlerinin teknik yeniliklere daha yatkın, tüketici tercihlerine daha
esnek karakterleri, konjonktürel dalgalanmalara uymadaki üstünlükleri, üretimdeki
boslukları daha hızlı doldurmaya katkıları, büyük firmalara yönelik olumlu etkileri,
bölgeler arası dengeli büyümeye etkileri, rekabetin tesvikinde oynadıgı roller,
bürokratik yapılarındaki dinamiklik, istihdam artısına yaptıkları katkılar, daha yakın
yönetici-yönetilen iliskileri gibi faktörler bütün dünyada KOBI’leri önemli isletmeler
haline getirmistir.

Günümüzde büyük-küçük bütün firmalar, çok sayıda rakibin bulundugu bir
ortamda faaliyet gösterirken giderek daha da bilinçlenen bir tüketici kitlesi için mal
ve hizmet üretmektedir. Yalın Düsünce Sistemi’ni yaygınlastırmak amacıyla kurulan
ve sirketlerin ekipman, emek ile zamanını dogru kullanarak deger yaratmayan
islerden arınmasına, yeniden yapılanmasına yönelik faaliyetler bulunan Yalın Enstitü
Dernegi, baskanlıgını yapan Yalçın Ipbüken Yalın Üretim Sistemi’nin özellikle
sınırlı kaynakları olan KOBI’lere kolaylıkla uygulanabilecegine dikkat çekmektedir.
Yalçın Ipbüken, Yalın Üretim Sistemi’nin uygulandıgı sirketlerde ürün gelistirme
süresinin %75 kısaldıgını, %50 alan tasarrufu saglandıgını vurgulamaktadır. [25]
Yalın üretim sistemine göre degerlendirildiginde, seri üretim esasına göre
çalısan fabrikalarda toplam yatırımın yarıdan fazlasının tasarruf edilmesi
mümkündür. Diger bir anlatımla, seri üretim esasına göre çalısan fabrikalarda toplam
yatırım tutarının yarısı gereksizdir ve bosuna harcanmıs ölü kaynaktır.
Binaları, seri üretim esasına göre çalısan fabrikalarda kapalı alanın kabaca
üçte biri depolardan olusmaktadır. Yalın üretim sisteminde gerek hammadde, gerekse
mamul ambarlarına gerek yoktur. Üretim bölümünde ise, kabaca en az üçte bir
oranında gereksiz alan vardır. Gereksiz tavan yüksekligi nedeniyle meydana gelen
gereksiz yatırım da dikkate alınırsa, bu bölümde Yalçın Ipbüken’in de dedigi gibi
%50’ lere varan tasarruf yapılması mümkündür.
Makineler, seri üretim veya diger bir deyimle, biriktir ve beklet esasına göre
çalısan fabrikalarda;
- Sistemin geregi olarak çok hızlı makineler kullanılmakta,
- Makineler karmasık ve genellikle tek ürüne yöneliktir.
- Sistemin geregi olarak, makinelerin yanında büyük emniyet stokları
bulundurulmaktadır.
- Karmasık olmaları nedeniyle makineler çok pahalı olup, yüksek
kapasitelerde çalıstırılmaları gerekmektedir. Oysa bugüne kadar kapasite
kullanım oranı ülkemizde hiçbir zaman %80’i bulmamıstır. [31]

Yapılan incelemelerde, üretkenligin artısı için otomasyona gitmenin istenilen
sonucu vermedigi tespit edilmistir. Çünkü otomasyona gidildiginde, üretimden
çekilen dolaysız isçilerin yerini bu kez servis isçileri almaktadır. Yapılan gözlemler
sonucuna göre, üretimden gerçekte bir yarar saglanmak isteniyorsa, yalın üretim, ileri
teknoloji otomasyonundan önce gelmelidir. Iste bu nedenledir ki, Toyota, 1991’de
Kyushu’da (Japonya) açtıgı Miyata fabrikasında otomasyonu büyük ölçüde azaltarak,
insan öncelikli üretim esasına göre montaj hattını düzenlemistir. Yüksek teknolojiye
dayalı otomasyon, tesisin %100 kapasite ile çalısması halinde verimli olmaktadır.
Yüksek performanslı makinelerde bir aksama oldugunda, fazla miktarda ortaya çıkan
defolu malların önüne geçilememektedir. Yapılan denemeler sonucunda insan
merkezli montaj hatlarının tam otomatik bantlardan daha üstün oldukları
kanıtlanmıstır. [ 30] Sonuç olarak, üretim amacına uygun, çok amaçlı, basit,
kullanıslı, hassas ve üretimin gerçek boyutlarına indirgenmis makineler kullanılması
gerekmektedir. Bu durum da KOBI’lerde uygulanabilirlik açısından çok önemlidir.
4.5. KOBI’ lerde Yalın Üretim Uygulamaları
Özellikle KOBI’ler için çok ciddi faydalar saglayan Yalın Düsünce,
uygulandıgı sirketlerde öncelikle üretkenligi en az iki misli arttırmaktadır. Stoklar ve
hatalar ise en az yarı yarıya düsmektedir. , 24 Ocak 2006 tarihli Dünya gazetesinde
yayınlanan habere göre kazak ihracatı yapan Tepas Tekstil yalın üretim teknikleri ile
imalat asamasındaki hatalı mal ve gereksiz tasıma gibi israfları önleyerek
verimliligini %50 arttırmıstır.
Yalın üretim sistemine geçis için büyük yatırım harcamaları gerekmemektedir.
Ayrıca yalın teknikler dogrudan çalısanlar tarafından kullanılacagından, kadroyu
büyütmek gerekmemektedir. Bu yüzden de KOBI’lerin kısıtlı mali kaynakları
yönünden oldukça avantajlıdır. Ayrıca KOBI’lerde bu düsünce sisteminin
benimsenmesi daha hızlı ve daha kolay olması öngörülmektedir.
2002 yılında, toplam 494 degisik parçanın üretiminde, JIT ve Kanban
uygulamasına geçmis olan 23 orta ve büyük ölçekli firmada stok finans kazancı
Tablo 4.3.’de örnek teskil etmesi amacıyla verilmistir. [26]

 

Sonraki Konu :


Duyuru

Facebook sayfamiza üye olun


Duyuru
Sitemizde güncelleme çalismalari devam etmektedir.
Görüs ve önerilerinizi bizimle paylasabilirsiniz ! mail adresimiz : endustrimuhendisligi@hotmail.com