» Yatırım Projelerinin Değerlendirilmesinde Risk Analizi -2



Yatırım Projelerinin Değerlendirilmesinde Riski Dikkate Alan Yaklaşımların Uygulanabilirliğinin Analizi: Kayseri ili  imalat Sanayinde Bir Uygulama   Varyansların homojenliği (gruplardaki varyansların birbirine eşit olması) varyans analizinin en önemli varsayımlarından biridir (Akgül ve Çevik, 2003: 205-209). Bu bağlamda araştırmamızın  örnekleminin, homojenlik varsayımını sağladığı tespit edilmiş ve varyans analizinin uygulanabileceğine  karar verilmiştir. Burada hem t testi hem de tek yönlü ANOVA testinde sadece anlamlı farklılık gösteren araştırma bulgularına yer verilmiştir. Ayrıca, ANOVA analizi ile tespit edilen farklılıkların Tukey testi sonucu hangi değişkenlerde ortaya çıktığı dikkate alınarak yorumlanmıştır. t testi sonuçları işletmelerin hukuki yapıları açısından değerlendirildiğinde, siyasi gelişmeler faktöründe varyanslar homojen olduğundan, "equal" kısmı seçilerek, eşit varyanslı t testinin p değeri 0,044 elde edilmiştir (p< 0,05). Yani, Anonim şirketler (3,73), Limited şirketlere (3.11) göre yatırım kararı alırken siyasi gelişmeleri daha fazla dikkate almaktadırlar (Tablo 6). Tablo 6. Yatırım Kararlarını Etkileyen Faktörler ile ılgili t Testi Sonuçları   Yatırım tutarı açısından bakıldığında yapılan ANOVA analizi sonuçlarına göre, işletmelerin ekonomik konjonktür ile ilgili değerlendirmeleri yönünden anlamlı bir farklılık saptanmıştır (F(4-34) =3,245; p= 0,023). Bu farklılığın nedenini ortaya koymak için Tukey testi yapılmıştır. Tukey testi, ANOVA analizine göre tespit edilen anlamlı farklılığın hangi değişkenler arasında olduğunun tespitinde kullanılmaktadır. Bu teste göre anlamlı farklılığın nedeni 601-999 Milyon YTL ve 1000-5000 Milyon YTL olduğu tespit edilmiştir. dolayısıyla 1.000-5.000 Milyon YTL tutarında yatırım yapan ...

Devamini Oku

» Yatırım Projelerinin Değerlendirilmesinde Risk Analizi -1



Yatırım Projelerinin Değerlendirilmesinde Riski Dikkate Alan Yaklaşımların Uygulanabilirliğinin Analizi: Kayseri ili  imalat Sanayinde Bir Uygulama Ali BAYRAKDAROğLU Arş. Gör., Erciyes Üniversitesi, Nevşehir ııBF ışletme Bölümü bayraktar@eunev.edu.tr İlhan EGE Arş. Gör. Dr., Erciyes Üniversitesi, Nevşehir ııBF ışletme Bölümü iege@eunev.edu.tr I. Giriş Gelişmekte olan ekonomilerde istenilen büyüme düzeyinin ve ekonomik kalkınmanın sağlanmasında, kaynak yetersizliği önemli bir sorun olarak kendini göstermekte ve arzu edilen hedeflere ulaşmayı güçleştirmektedir. Bundan dolayı kıt kaynakların en uygun yatırım alanlarına yönlendirilmesi ve yatırım kararı alınırken rasyonel bir şekilde davranılması gerekmektedir. Işletmeler bu kararlarında rasyonelliği sağlamak amacıyla, yatırım projelerini değerlendirmektedirler. Bir yatırım, işletmede yaşam devri boyunca, yıllar itibariyle nakit giriş ve çıkışına neden olmaktadır. Yıllar itibariyle gerçekleşen nakit akışlarının riske göre düzeltilmiş olarak bugünkü değerinin bilinmesi, işletmeye karar verme noktasında yardımcı olacaktır. Gelecekte nakit akışı kesin olarak bilinen projelerin varlığı, beklenen bir durum değildir. Genellikle bütün yatırım projelerinin gelecekteki nakit akışı, risk ve belirsizlik taşıdığından, risk ve belirsizliğin tanımlanması ve ölçülmesi, riskli projelerin değerlendirilmesi ve seçimi için önem arz etmektedir. Bu araştırmada, işletmelerin riskli yatırım projelerini değerlendirmeye yönelik tutumlarını ve literatürdeki yöntemlerin uygulamada ne ölçüde etkin kullanıldığı ortaya koymak amaçlanmıştır. Bu amaçla çalışmanın ikinci bölümünde riskli yatırım projelerinin değerlendirilmesinde kullanılan yöntemlere değini...

Devamini Oku

» Endüstri Mühendisliği Bölümü Taban Puanları 2011 2012



Bölüm Üni.Adı Fak/Y.O. Puan Türü Kon Taban Tavan Endüstri Mühendisliği Anadolu Üniversitesi (Eskişehir) Müh-Mim.Fak. MF-4 57 465.279 485.541 Endüstri Mühendisliği Atatürk Üniversitesi (Erzurum) Müh.Fak MF-4 57 367.044 459.980 Endüstri Mühendisliği Balıkesir Üniversitesi Müh-Mim.Fak. MF-4 47 423.089 450.353 Endüstri Mühendisliği Başkent Üniversitesi (Ankara) Müh.Fak MF-4 41 295.220 399.810 Endüstri Mühendisliği Beykent Üniversitesi (İstanbul) Müh-Mim.Fak. MF-4 36 218.129 261.004 Endüstri Mühendisliği Bilkent Üniversitesi (Ankara) Müh.Fak MF-4 90 447.860 502.541 Endüstri Mühendisliği Boğaziçi Üniversitesi (İstanbul) Müh.Fak MF-4 57 550.799 580.062 Endüstri Mühendisliği Celal Bayar Üniversitesi (Manisa) Müh.Fak MF-4 57 411.893 460.260 Endüstri Mühendisliği Çukurova Üniversitesi (Adana) Müh-Mim.Fak. MF-4 47 441.541 467.206 Endüstri Mühendisliği Doğuş Üniversitesi Müh.Fak MF-4 35 205.769 329.968 Endüstri Mühendisliği Dokuz Eylül Üniversitesi (İzmir) Müh.Fak MF-4 88 470.318 505.841 Endüstri Mühendisliği Dumlupınar Üniversitesi (Kütahya) Müh.Fak MF-4 67 386.335 424.530 Endüstri Mühendisliği Düzce Üniversitesi Müh.Fak MF-4 41 383.516 400.778 Endüstri Mühendisliği Erciyes Üniversitesi (Kayseri) Müh.Fak MF-4 67 417.511 449.602 Endüstri Mühendisliği Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Müh-Mim.Fak. MF-4 77 452.095 480.115 Endüstri Mühendisliği Fatih Üniversitesi (İstanbul) Müh.Fak MF-4 28 223.502 471.217 Endüstri Mühendisliği Galatasaray Üniversitesi (İstanbul) Mühendislik ve Tek.Fak. MF-4 19 511.611 530.683 Endüstri Mühendisliği Gazi...

Devamini Oku

» OYUN TEORİSİ VE TARIMDA UYGULANMASI - Doktora Semineri 8



Şekil 10.1. Doğrusal Programlama Sonucunun Lindo Paket Programı Döküm Sayfası Şekil 10.1. Doğrusal Programlama Sonucunun Lindo Paket Programı Döküm Sayfası Erkuş ve Güneş bu makalesinde hesaplamış olduğu matrisin çözümüyle işletme 3 adet süt sığırı ve 6 adet sığırına yer verilmesi sonucuna varmışlardır. Bununla beraber elde edilen gelir 2.640.000.000 TL dir. Bu makalede elde edilen doğrusal programlama modelinin çözümünün ardından, doğrusal modelde oyun teorisi uygulamasına geçildiğinde; çiftçinin üç stratejisi bulunmakta olduğu görülmektedir. Bunlar ya üretici süt üretiminde ya besi üretiminde yada her iki üretim dalında hayvansal üretim faaliyetini yürütebilir.bunlardan elde edilen gelir brüt marj olarak hesaplanmıştır. Doğa halleri olarak hayvansal üretim dallarının brüt etkileme durumlarını ifade etmek için 5 yıllık tahmini brüt karlar alınmıştır. Bu beş yıllık seri içinde en düşük brüt marj en kötü koşullarını temsil ederken , en yüksek brüt marj en iyi koşulları temsil etmektedir. Sözü edilen koşullar üretim girdilerinin fiyatları yada süt ve et piyasasındaki fiyat oluşumu olarak söz edilebilir. Çizelge 10.2. Hayvansal üretim dallarına ait son beş yıllık ortalama brüt majlar (1.000.000 TL) xj >=0, i: kısıtlayıcı sayısı, j: faaliyet sayısı Bu modelin oyun teorisi uygulamasına dönüştürülebilmesi için aşağıdaki sıra izlenmelidir (Miran, ark.1994): 1. Doğrusal modelin kısıtlamaları oyun modelinde hiç değiştirilmeksizin yer alır. 2. Yeni amaç fonksiyonu sadece Max z= V şeklindedir. 3. Doğrusal modelin amaç fonksiyonu ≥0 şeklinde bir kısıtlama olarak sınırlayıcılara eklenir. 4. Doğrusal modeldeki mevcut s...

Devamini Oku

» OYUN TEORİSİ VE TARIMDA UYGULANMASI - Doktora Semineri 7



  9.OYUN TEORİSİNİN DOĞRUSAL PROGRAMLAMA İLE ÇÖZÜMÜ Oyun matrisinin özelliği ne olursa olsun, karmaya da tam stratejili veya 2 yada 2’den fazla seçenekli tüm iki kişilik sabit toplamlı oyunlarda , çözüm veren yöntem doğrusal programlama yöntemiyle gerçekleştirilebilmektedir. Neumann ve Morgenstern tarafından geliştirilen oyun kuramının, doğrusal programlama modeline simpleks yöntemle çözülebileceğine George B. Dantzig tarafından gösterilmiştir. İki kişilik sıfır toplamlı bir oyunda, oyuncuların ikiden çok kabul edilebilir davranışın olması halinde optimal stratejilerinin belirlenmesi doğrusal programlama yardımıyla gerçekleştirilmektedir (Özdil 1998). İki oyunculu sıfır toplamlı oyunlar doğrusal programlama olarak ifade edilebildiği ve terside geçerli olduğu için, oyun teorisiyle doğrusal programlama arasında güçlü bir ilişki vardır(Taha 2000). İki kişililik sıfır toplamlı oyunlarda ; a) Bir oyuncunun kaybı diğer oyuncunun kazancına eşit olup, “v “ ile gösterilen bu değere “ oyunun çözüm değeri “ denilmektedir(Bölüm minimax teoremi). Her oyunda bir tek çözüm değeri vardır. b) Oyuncu A için x1,x2,...............,xm ‘den oluşan ve x1+x2+...............+xm=1 öyle bir karma strateji seti vardır ki, A uzun dönemde A1 stratejisini x1 kez, A2 stratejisini x2 kez ,......, Am stratejisini xm kez uyguladığında, oyunun çözüm değeri olan V kadar kazanacaktır(Özdil,1998). c) Benzer şekilde B oyuncusu da y stratejileri için aynı koşullar geçerlidir. d) Oyuncular stratejilerini bilmekte ancak, hangi stratejinin ne zaman oynanacağını bilmemektedir. Bu nedenle ölçülü davranmak zorundadır(Özdil,1998). Dolayısıyla, oyuncular konumlarına gö...

Devamini Oku

» OYUN TEORİSİ VE TARIMDA UYGULANMASI - Doktora Semineri 6



8. KLASİK DÜOPOL MODELLER Oyun teorisinde kişiler yada işletmeler arasındaki rekabeti açıklamak için çeşitli düopol modeller kullanılmaktadır. Daha önceki bölümlerde açıkladığımız gibi oyun teorisinde oyuncu sayısının artması çeşitli çözüm sorunlarının doğuracağı şeklindeydi. Bu nedenle kişi, işletme, firma yada ülkeye karşı diğer rakiplerin oluşturduğu kümeyi bir oyuncu olarak kabul ederek oyunun çözümü aranmaktadır. Bu şekilde oyun iki kişili oynanan oyun şekline dönüştürülmüş olur. Oyun teoreminde bu nedenle bu çalışmada en yoğun kullanılan üç duopol model incelenmiştir. 8.1. Cournot Düopol Modeli Cournot Pazar yapısı modeli Oligopol niteliği taşıyan bir pazarda , firmalar arasında üretilen ürün miktarına bağlı olarak yapılan rekabetin analizinde çok yaygın bir biçimde uygulanır. Cournot Oligopol modeline göre ele alınan pazarda tam rekabet piyasasının aksine sınırlı sayıda firma bulunduğundan , arz ve talep eşitliğine bağlı olarak bir denge fiyatı bir veri olarak alınamaz. Bunun yerine firmalar üretim miktarını belirleyerek fiyatı tespit ederler (Kafadar 2002). Cournot Duopol modeli iki firmanın rekabeti varsayımı altında durmaktadır. Ancak pazarda belirli sayıda firmanın bulunması durumunda da benzer hesaplamalar yaparak da denge üretim miktarı kolayca bulunabilir. Cournot modelinde, bir malın talebinin malın piyasa fiyatına göre değiştiği, bu günkü talep eğrisinin benzeri, ilk ortaya konulduğu şekliyle Cournot tarafından tasarlanmıştır. Bu ilişkinin özelliği ve şekli, bir malın fayda türüne , malın yapabileceği hizmet yada saklayabileceği zevke, alışkanlıklara ve insanların gelenek- göreneklerine onların ortalama servetlerine ve servetin dağılımına bağlıdır (Çağlar 2002). Cournot, iki firmanın homojen bir &u...

Devamini Oku

» OYUN TEORİSİ VE TARIMDA UYGULANMASI - Doktora Semineri 5



Buna göre; her iki oyuncu üçüncü stratejiyi dışlayarak yeni bir ödemeler matrisi kurulursa ve bu matrise göre yeni bir hakim strateji seçilmeye çalışırsak; Çizelge 7.3. Örnek problem çözümü 2 Birinci oyuncunun strateji II > strateji I olmasından dolayı, birinci oyuncu her ne şekilde olursa olsu ikinci stratejiyi seçecektir yani ikinci oyuncu hangi stratejiyi seçerse seçsin birinci oyuncu ikinci stratejisi olan hakim stratejisini oynayacaktır. İkinci oyuncunun stratejileri; İkinci oyuncunun strateji II > strateji I olmasından dolayı, ikinci oyuncu her ne şekilde olursa olsu ikinci stratejiyi seçecektir yani birinci oyuncu hangi stratejiyi seçerse seçsin birinci oyuncu ikinci stratejisi olan hakim stratejisini oynayacaktır. Sonuç olarak; Nash dengesi 1. oyuncu II. Strateji ve 2. Oyuncu II. Stratejinin kesiştiği noktada gerçekleşecektir. c) Minimaks Teoremi: İki kişili sıfır toplamlı bir problemin çözüm yolu incelendiğinde Rasyonellik sınırları içinde, satır oyuncusu şu şekilde düşünebilir; Hangi ödeme miktarını kendisi için garanti altına alabilir. Bunun anlamı, satır oyuncusunun kendisi için en doğru kötü seçeneğin seçilmesidir. Oyuncu bu nedenle en düşük ödemeye sahip olduğu stratejilere bakma ihtiyacı duyar. Bu şekilde, oyuncu matriste en düşük satır değerini aramaya koyulur. Sadece bir strateji seçeceğinden; her satırda minimum stratejiler içinde en büyüğüne bakar ve bu şekilde stratejiler içinde en küçük değere sahip olan kötü seçeneği seçer. Bu tür stratejiler maksimin stratejiler adı verilir. Sütun oyuncusu ise, satır oyuncusunun bir negatif alternatifine ait stratejiyi hareket olarak kabul etmesi n...

Devamini Oku

» OYUN TEORİSİ VE TARIMDA UYGULANMASI - Doktora Semineri 4



Piyasada A ve B adı altında iki firma bulunmaktadır. Firma A, x ürününü piyasada bulundurmaktadır. B firması benzer bir y ürününü piyasaya sokarak A firması ile rekabete girmeyi planlamaktadır. A firmasının Reklam vermek ve reklam vermemek gibi iki hareketine karşılık B firmasının piyasaya y ürünü ile girip girmeme hareketi bulunmaktadır. Her iki firmanın son düğüm noktası kazanç yada kayıp getirileri aşağıdaki oyun ağacında verilmiştir. Aşağıdaki şekilde her iki firmanın son düğümde elde ettikler kazanç matrisleri yer almaktadır. Bu kazanç matrislerinde yer alan sayıların üstte yer alan sayı A firmasına ait olup, alttaki sayı B firmasına aittir Şekil 6.3. Oyun ağacı örneği Her iki şirkete ait stratejiler ortaya konulması gerekir. Buna göre a firmasının stratejileri; 1)Reklam vermek ve 2) Reklam vermemek şeklinde olacaktır. B firmasının stratejileri; 1) A firması reklam verirse B firması piyasaya girer ve A firması Reklam vermezse B firması Piyasaya girer . 2) A firması reklam verirse B firması piyasaya girmez ve A firması Reklam vermezse B firması Piyasaya girmez. 3) A firması reklam verirse B firması piyasaya girmez ve A firması Reklam vermezse B firması Piyasaya girer. 4) A firması reklam verirse B firması piyasaya girer ve A firması Reklam vermezse B firması Piyasaya girmez şeklinde sıralayabiliriz. Bu aşamadan sonra oyun ağacının çözüm aşamalarından olan geriye doğru çözüm yöntemi ile oyunun denge noktası bulunur. Oyuna ait çözüm şekil 6.4’de verilmiştir.   Şekil 6.4. Oyun ağacı problemi çözümü Geriye doğru çözüm yolu incelendiğinde A firması eğer reklam verirse bu durumda B firmasının iki seçeneği olacaktır. Ya piyasa ya girerek 2 birimlik getiri kazanacak yada piyasaya girmeyerek 3 birimlik geti...

Devamini Oku

» OYUN TEORİSİ VE TARIMDA UYGULANMASI - Doktora Semineri 3



5. DENGE KAVRAMI VE NASH DENGESİ Oyuncuların oyunu bitirmeleri sonucunda ulaştıkları noktaya, oyunun sonu yada denge noktası adını vermiştik. Bu noktada, oyuncuların seçtikleri stratejiler a= (a üi,a-i) şeklinde ifade edilir. Bu gösterimde yer alan ai, İ’inci oyun stratejisini verirken, a-i diğer oyuncunun stratejisini vermektedir. Oyunun oynanması durumunda, her oyuncunun stratejisi olacaktır. Bu stratejiler içinde oyuncular kendi baskın stratejisinin (Dominant Action) olmasını arzularlar. Bu şekilde baskın stratejiye sahip olan oyuncular oyunun ne şekilde oynayacaklarını ve oyunun sonucunun ne şekilde biteceğini bilmek oldukça kolay hale gelmektedir. Baskın stratejiyle bir oyuncunun karşıdaki oyuncu yada oyuncular ne şekilde oynarlarsa oynasınlar tek bir biçimde oyuncunun hareket etmesi anlamına gelmektedir. Çoğu oyunların hakim stratejileri yoktur ve oyuncular kendi hareketlerini seçmek için diğer oyuncunun hareketlerini ortaya çıkarmak zorundadır. Bu bakımdan oyuncular, diğer oyuncuların kararları veri iken yapabileceklerinin en iyisini yapacaklardır. Bu da hakim strateji dengesini de içine alan ve daha geniş bir denge kavramı olan Nash dengesidir. Nash dengesi çok geniş oyunlar sınıfında çok kuvvetli tahminle üreten bir çözüm kavramıdır (Esen 2001). Nash dengesinde temel unsur, bir denge noktası düşüncesidir. Analizde Nash, von Neumann minimax teoremi genelleştirilmesinin temeli olarak en iyi cevap (a best-reply) yaklaşımını seçmiştir. Nash’ e göre, iki kişilik bir oyunun çözümüne aday olacak bir strateji çifti, stratejinin her biri rakibinin oynayacağını tahmin ettiği diğerine, en iyi cevap verebilme niteliğini sağlaması gerekmektedir. Bir denge noktası diğer oyuncuların stratejileri hususunda karar verdikleri inanılıyorsa, her bir oyuncunun stratejilerinin, oyuncunun kendi &...

Devamini Oku

» OYUN TEORİSİ VE TARIMDA UYGULANMASI - Doktora Semineri 2



Reinhard Selten 1965’li yıllara dayanan çalışmalarda Nash dengesi kavramını dinamik oyunlara uyarlamayı başarmıştır. Bu tip oyunlarda oyuncunun mevcut durumda yapacağı bir hareket, oyunun sonraki aşamalarında ortaya çıkacak olan sonuçları önemli ölçüde etkilemektedir. Selten bu noktadan hareketle akla uygun davranmayı öngören bir yöntem geliştirmiştir. Harsanyi ise 1967-1968 yıllarında yapmış olduğu çalışmalarla Nash’in geliştirmiş olduğu fikirleri, oyuncuların birbirleriyle ilgili tam olarak bilgi sahibi olmadığı tipteki oyunlara adapte etmiştir (Kafadar 2002) 1980’li yıllardan sonra oyun teorisi hızla gelişmiştir. Bu tarihlerden sonra David Kreps ve Robert Wilson (Yetersiz Bilginin Söz Konusu Olduğu Oyunların Çözümü ,1982), Robinstein (Pazarlık Modelindeki Kusursuz Denge,1982), Tan ve Werlang (Oyunların çözüm anlayışlarının Bayestan Temeli,1988) gibi isimler oyun teorisine çok büyük katkılarda bulunmuşlardır (Çağlar 2002). 3. OYUN TEORİSİ İLE İLGİLİ KAVRAMLAR Oyun teorisinin tanımına geri dönersek; “İki yada daha fazla rakibi belirli kurallar altında birleştirerek karşılıklı olarak çelişen olasılıklar karşısında, birbirlerine karşı en doğru stratejiyi belirleme yöntemidir” şeklinde tanımlamıştık. Bu tanıma göre bir oyunda şu unsurların bulunması gerekmektedir. a) Oyuncular b) Oyunun kuralları ve stratejiler c) Oyunda elde edilen kazanç veya kayıplar(payoff) d) Oyunun sonucu yada denge noktası Sözü edilen bu dört unsura ek olarak geniş anlamda bir oyunun elemanları olarak hareketler ve bilgi durumu da dahil edilebilir. a) Oyuncu: Bir oyunda her bir karar veren birime oyuncu denir Yada bir başka ifadeyle; oyunun taraflarına oyuncu denir. Bu oyuncular poker oyununda olduğu gibi bireyler, oligopol piyasalarda olduğu gibi firmalar veya askeri ...

Devamini Oku

» OYUN TEORİSİ VE TARIMDA UYGULANMASI - Doktora Semineri 1



ANKARA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ Doktora Semineri OYUN TEORİSİ VE TARIMDA UYGULANMASI Osman Orkan Özer Danışman: Prof. Dr. Ahmet Özçelik TARIM EKONOMİSİ BÖLÜMÜ ANKARA 2004   Ekonomik alanda, işletme yönetiminin karşılaştığı en büyük sorun karar verme aşamasıdır. Bu nedenle, üretici veya tüketici konumundaki işletmelerin vermiş olduğu kararlar doğrudan doğruya tüketim veya üretim şekillerini etkilemektedir. İşletmeler karar verme aşamasında genellikle içsel koşullarına bağlı olarak geleceğe yönelik belirledikleri hedeflere ulaşmayı amaçlarlar. İşletmeler bu nedenle karar verme aşamasında zaman serileri trend analizi, kesit veri regresyon modelleri, matematiksel programlama (Yöneylem araştırmaları) gibi kantitatif karar verme teknikleri ile geçmiş dönemlerdeki elde edilen verilerle geleceği tahmin etme yoluna gidilmektedirler. Bu yöntemlerde çoğu kez değişkenler arasında karşılıklı etkileşim dikkate alınmaz yada bunun otomatik olarak oluşturulan modellere yansıdığı kabul edilir. Ayrıca, sözü edilen bu kantitatif değişkenlerden elde edilen sonuçlarda bir çok sosyo-ekonomik değişkenin modele eklenmesinde zorluklar yaşanmaktadır(Özdil 1998). Bu nedenle, yeni bir yaklaşım olarak oyun teoremi yaklaşımı ortaya çıkmıştır. Sosyo-ekonomik değişkenleri içinde barındıran oyun teoremi, ekonomik kararların alınmasında, karşılıklı etkileşimi işinde optimal karar vermeye yönelik bir yaklaşım olarak daha sağlıklı sonuçlar verebildiği görülmüştür. Oyun teorisi karmaşık etkileşimli karar alma sürecinde çözüm için bir başlangıç sağlaması açısından güçlü bir yönetsel araçtır. Oyun kuramı rekabet halindeki karar verici açısından, rakip hangi stratejiyi oynarsa...

Devamini Oku

» ÇOK AMAÇLI PROGRAMLAMA ÇÖZÜM TEKNIKLERININ SINIFLANDIRILMASI -3



3.4.1. Ideal Uzaklık Minimizasyonu Teknigi Bu teknik, çok amaçlı problemler için “ideal nokta” kavramını kullanmaktadır. Çok amaçlı problemlerin çözümünde ilk çalısılan teknik olarak bilinir(Lieberman, 1991). Çok fonksiyonlu dinamik kontrol problemlerinin çözümü için tasarlanmıs yöntem, ideal yörünge ile uygun yörüngeler kümesinin arasındaki uzaklıgı minimize eder:   3.4.2. Maksimum Etkinlik Ilkesi Bu teknik ideal çözüm kavramını kullanmaktadır. Bununla birlikte çok amaçlı programlama probleminde, bütün amaçların maksimize edildigini varsayar ve minimum göreli erisimi maksimize eden çözümü arar. Her bir amaç fonksiyonu fi(x), ideal referans degeri , en kötü çözüm degeri olmak üzere, Kabul etmek gerekir ki bu formülasyon oyun teorisinde, maksimizasyon problemine denktir. Teknikteki gelisimin sürmesi, oyun teorisine benzerlikten daha çok genel uygulamasının artması ile mümkündür. Teoriye yenilik getirmeyen bu teknik hedef programlamaya benzer. Bu teknik, ekonomik planlama, çok amaçlı rota programlama ve dinamik üretim planlamasında uygulanabilmektedir(Lieberman, 1991). 3.4.3. Mini-max Formülasyonu ve Küresel Ölçüt Teknigi Bu tür teknikler herhangi bir tercih bilgisi kullanmaz. Min-max formülasyonu bir aday çözümden ideal çözüme olan göreli uzaklıgın enküçüklenmesini temel alır. Buna baglı optimizasyon problemi: Buraya kadar açıklanmaya çalısılan tekniklerin çogu tek amaçlı matematiksel programlama çözümünde kullanılan tekniklerin bazı eklentili halleridir. Ör...

Devamini Oku

» ÇOK AMAÇLI PROGRAMLAMA ÇÖZÜM TEKNIKLERININ SINIFLANDIRILMASI -2



3.1.7. Hedef Programlama Hedef programlama yöneylem arastırmasında, çok amaçlı problemlerin çözümü için yaygınca kullanılan ve en çok bilinen tekniktir. Karar verici için bu teknigin en önemli özelligi, her amaca doyurucu bir hedef deger atayabilmesidir(Öztürk, 2007). Hedef programlamada karar verici ulasmak istedigi her bir amaç için sayısal bir hedef deger belirler. Çok amaçlı problemin çözümü sonunda, hedef degerlerden sapmaları en küçükleyen çözüm “tercih edilen çözüm” olarak adlandırılır(Hahn, 1984). Hedef programlama modelinin genel matematiksel gösterimi: Çoklu hedefler, derecelendirme veya önceliklendirme ile sıralanabilir. Hedef programlama modelinin çözümünde öncelikle, en üst öncelikli hedefe ulasılmaya çalısılır. Daha sonra sırasıyla daha alt öncelikli hedefler göz önüne alınır(Atlas ve Keçek, 2000; Atlas, 2005). Hedef programlama tekniginin en önemli avantajının, çoklu amaçların birlikte ele alınabilmesi oldugu kabul edilmektedir. Bunun yanında, aynı öncelik düzeyleri haricinde, standart bir ölçü birimine gerek duyulmaması da diger bir avantaj olarak sayılabilir(Camm, 1996). Hedef programlama bazı dezavantajlara da sahiptir. Birincisi, karar vericilerin yeterli bilgisi olmadıgı durumlarda hedefleri sıralamak zorunda kalmalarıdır. Bunun yanında hedeflerin öncelik düzeylerinin isletmedeki farklı karar vericilere göre farklılık göstermesidir. Ikincisi, bazen karar verici yüksek öncelikli bir hedeften çok az sapmaya izin vererek, düsük öncelikli bir hedefe daha fazla yaklasmak isteyebilir. Hedef programlama böyle bir degis-tokusa izin ...

Devamini Oku

» ÇOK AMAÇLI PROGRAMLAMA ÇÖZÜM TEKNIKLERININ SINIFLANDIRILMASI -1



ÇOK AMAÇLI PROGRAMLAMA ÇÖZÜM TEKNIKLERININ SINIFLANDIRILMASI   Çok amaçlı programlama, Yöneylem Arastırmasının hızla gelisen alanlarından birisidir. Çok amaçlı programlama, çoklu amaçların aynı anda gerçeklesmesinin düsünüldügü bir matematiksel programlamadır. Pek çok optimizasyon problemi dogası geregi birden çok ve bir biriyle çelisen amaçlar içermektedir. Çok amaçlı problemlerin çözümünde dört genel yaklasımın(karar vericiden tercih bilgisinin çözüm sürecinin: öncesinde, esnasında veya sonrasında alınması ya da alınmaması yaklasımları) avantaj ve dezavantajları tartısılmıstır. Bu çalısmada çok amaçlı programlama problemlerinin çözümünde kullanılmak üzere gelistirilmis çözüm tekniklerinin sınıflandırılması amaçlanmaktadır. Bu makalede tartısılan teknikler, metodolojik yönleri ile ele alınmıstır, çözüm tekniklerinin detaylı incelemesi ise çalısma alanının dısında tutulmustur. Anahtar Kelimeler: Çok amaçlı, programlama, tercih bilgisi, çözüm teknikleri. A CLASSIFICATION MULTIOBJECTIVE PROGRAMMING SOLVING TECHNIQUES ABSTRACT Multiobjective programming has been one of the fastest growing areas of Operation Research . Multiobjective programming is a mathematical programming, a way of considering multiple objectives explicitly and simultaneously in a multiobjective programming framework. As most optimizations problems are multiobjective to their nature, there are many methods avaliable to tackle these kind of problems. Multiobjective problems are discussed in terms of advantages and disadvantages of the four general approaches(articulation of the decision maker’s preference ...

Devamini Oku

» Kariyer Planlamasi 02



AŞAMA 3. Hedefleri Belirleme Çalışanların genel olarak ulaşmayı arzuladığı belirli hedefleri ortaya koymalarıdır. Özellikle kendi değer kümeleriyle uyum sağlayacak bir hedef saptamak bu aşamada oldukça önemlidir. Eğer birey hem kendisi hem de ilgilendiği kariyer hakkında sağlıklı bilgi topladığı takdirde verdiği kariyer kararının kalitesi o ölçüde iyi olacaktır. Birey, ulaşmak istediği hedefin kendi yeteneklerine uygun, ilerlemeye açık olması halinde kariyer kararını verecektir. Hedef belirlemede dış çevre analizi, kariyer stratejisinin önemli bir adımını oluşturur. Özellikle ekonomik,sosyal, siyasal, teknolojik, demografik faktörlerin yanısıra, işgücü pazarının durumu, rekabet gibi faktörler, analiz edilmesi gereken önemli unsurlardır. Ayrıca kişinin kendi kişisel güçlük ve zayıflıklarını tanımaları, özellikle tüm düzeylerde önem taşımaktadır. Bazen kişi iş piyasasında rağbet gören bir yeteneğe sahip olsa bile, bu alandaki kariyerinin, kişinin kendi ilgi alanları ve değerleriyle uyuşmadığı görülebilir. Bu durumda kişi kendine uygun stratejik kariyer seçeneklerini yeniden gözden geçirebilir, yeni hedefler belirliyebilir. Hedef belirleme, bireyin gelecekteki amaçlarını planlama ve karar vermeye yardım eder. Bireysel farklılıklara bağlı olarak bireysel hedefler de değişiktir. Ayrıca bireyin değer ve ilgileri zaman içerisinde değiştikçe, kendine uygun yeni iş alanları ve yeniden kariyer seçim kararı verebilir. Kariyerlerin değişmesi bireyin kararsız ve sebatsız olduğunu göstermez. Zaman içindeki değişen ilgileri, değişik kariyer kararlarının verilmesine yol açabilir. Günümüzde birçok birey daha yüksek statüler, daha yüksek ücret ve saygınlık aradıkça, kariyer değişimlerine rastlanacaktır. ...

Devamini Oku



Endüstri Mühendisligi

Facebook sayfamiza üye olun