» Yüksek Lisan Tezi - JIT ve Muhasebe Uygulamalari -4



II. BÖLÜM TAM ZAMANINDA ÜRETiM SiSTEMi (JUST-IN-TIME) 2. TAM ZAMANINDA ÜRETiM SiSTEMi VE iSLEYiSi TZÜ Sistemi, Toyota Motor tarafından gelistirildi ve bu sayede dünyaya tanıtıldı. Özellikle Petrol krizi’nin ortaya çıkmasından sonra diger birçok Japon firmaları tarafından benimsenen bir üretim modeli haline geldi. 30 yılı askın bir süreden beri Japon sirketleri TZÜ modelini temel alarak kaynaklarını ihtiyatlı bir sekilde kullanarak Japon üstünlügünü gözler önüne sermistir. Bu üstünlügün özellikle otomotiv sektöründe görülmesi TZÜ’nün Toyota Üretim Sistemi olarak da düsünülmesini kaçınılmaz kılmıstır. Toyota'nın kendine özgü kalite kontrol süreçleri barındıran otomotiv üretim anlayısı, sektörde çıgır açmıstır. "Tam Zamanında" tedarik zinciri konsepti, yalnızca otomobil üreticileri için degil, imalat sektörü için dünya çapında bir model haline geldi. Toyota Üretim Sistemi (Toyota Production System - TPS), son ürünün tam anlamıyla sistemden "çekildigi" bir üretim vizyonudur. Bu da, montaj hattında dogru parçaların dogru yere, dogru miktarda ve hiçbir fazlalık olmadan ulasması anlamına gelmektedir. Bu anlayıs, üretim hatlarından mümkün oldugunca çok miktarda ürünün itilmesinin saglanması için gerçek talepten bagımsız, büyük ölçekli stoklar gerektiren geleneksel üretim sistemlerinden tamamen ayrılmaktadır. TPS’nin temelinde yatan düsünce ise bu anlayısın tam tersi: Yalnızca siparis verilmis birimleri, talep edilen herhangi bir anda, dogru miktarda üretmektir43. 43 Toyota Tari...

Devamini Oku

» Yüksek Lisan Tezi - JIT ve Muhasebe Uygulamalari -3



Kitle üretim sisteminde gerektiginde makine, yerlesim düzeni, tertibat, kalıp vs. de bazı degisiklikler yapmak sureti ile baska tip mamulün üretimine geçme olanagı vardır. Örnegin, otomatik revolver tornalar ile belirli büyüklükte vida imal eden bir atölyede, kontrol mekanizmaları kesme kalemleri ile tespit tertibatlarını degistirerek baska bir vida üretimine geçilebilir28. 1.1.1.7. Grup Teknolojisi Üretim Sistemi Benzer üretim özelliklerine sahip olan mamullerin bir araya getirilerek üretim grupları olusturulması ve bu sayede enerji ve zaman tasarrufu saglanmasıdır. Bu üretim sistemi aslında farklılıkları degil, tam tersine, öncelikle benzerlikleri arastırır. Sistemdeki benzer parçalar, belirli çemberler içinde toplanır ve aynı çemberler içinde bir araya getirilmis makine ve is gören grupları tarafından üretilir. Üretim veya kalite çemberleri olusturmaktaki temel amaç; zaman, çaba ve malzeme tasarrufu saglayarak üretim verimliligini ve kalitesini arttırmaktır. Grup, çember veya hücre terimleriyle simgelenen özel üretim birimleri olustururken, baslıca su tanımların bilinmesi gerekir29: • Takım veya Üretim Çemberleri: Grupta özel veya genel olarak çalısan belirli bir isgören takımını içerir. • Mamuller: Üretim çemberlerinde, belirli bir isgören grubu, belirli benzerlikler tasıyan mamul parçalarını üretir. Üretilen parçalar, bir montaj bölümünde biraraya getirilerek, örnegin, bir makine atölyesindeki makinenin önemli bir parçasını olusturacak duruma getirilirler. • Üretim Olanakları: Üretim çemberlerindeki isgören gruplarına, yalnızca kendilerinin kullanabilecegi gerekli makine, ara&cc...

Devamini Oku

» Yüksek Lisan Tezi - JIT ve Muhasebe Uygulamalari -2



1.1. Üretim Sistemleri Üretim sistemi, isletmelerin belirlenen amaçlarına ulasabilmeleri için, sistem içinden ve dısından saglanan girdilerin en uygun bileseninin bulunarak fiziksel bir çıktıya dönüstürülmesi süreci seklinde tanımlanabilir. Üretim sistemi, isletme sistemi içerisinde yer alan bir alt sistemdir ve isgücü, malzeme, bilgi, enerji, teknoloji ve sermaye gibi girdilerin belirli bir degisim sürecine tabi tutularak mal veya hizmetlere dönüstürüldügü bir faaliyetler bütünü olarak ifade edilebilir6. Bir baska tanıma göre üretim sistemi, isgücü, malzeme, bilgi, enerji, sermaye gibi üretim faktörlerinin üretim sürecinde dönüstürme sürecinden geçirilerek mamul veya hizmetin çıktıya dönüsmesi sürecidir. Üretim süreçlerinin temel hedefi müsterilerin ihtiyaçlarına uygun mal ve hizmet üretimini gerçeklestirmektir. Üretim sistemleri, uygun girdileri ve kaynakları kullanarak kaliteli üretimi gerçeklestirip, müsterilerinin beklentilerini en iyi sekilde karsılamayı amaç edinir. Kısaca üretim sistemi ürün meydana getirme sürecinde is akısında yerine getirmek zorunda oldukları faaliyetlerin yönetimi seklinde de tanımlayabilir. Üretim sisteminin temel ögeleri; girdi, dönüsüm süreci, çıktı ve geribildirimdir7. Bütünlesik bir üretim sisteminde yer alan unsurların baslıcaları; imalat, mühendislik, pazarlama, satınalma, finansman ve personel olarak sayılabilir. Bu unsurların her biri, kendi basına ayrı birer alt sistemdir. Bütünlesik bir üretim sisteminde bu unsurlardan her hangi birinin aksaması; isletme için istenen sonucun alınmasına engel ol...

Devamini Oku

» Yüksek Lisan Tezi - JIT ve Muhasebe Uygulamalari -1



T.C. KAFKAS ÜNIVERSITESI SOSYAL BILIMLER ENSTITÜSÜ ISLETME ANA BILIM DALI TAM ZAMANINDA ÜRETIM SISTEMI VE MUHASEBE UYGULAMALARI YÜKSEK LISANS TEZI Hakan VARGÜN TEZ DANISMANI Yrd. Doç. Dr. Hüseyin Ali KUTLU KARS – 2008   ÖZET II. Dünya Savası’ndan sonra baslayıp günümüze kadar gelen ve küresel piyasalarda özellikle otomotiv üretiminde diger otomotiv firmalarına göre rekabet üstünlügü saglayan Japonya’nın bu basarısını üretiminde kullanmıs oldugu Tam Zamanında Üretim (JIT) Sistemine baglayabiliriz. II. Dünya Savası sonrasında imalat isletmeleri piyasaya hâkim olabilmek için çesitli arayıslara yönelmislerdir. Bu arayıslar sonucunda Japonya’da Tam Zamanında Üretim (JIT) ve Toplam Kalite Yönetimi (TKY) anlayısı gelistirilmistir. Özellikle Toyota Motor Company tarafından gelistirilen TZÜ, Amerikan sirketi olan Ford Motor’a rakip olarak gelistirilmis bir üretim modelidir. Bu üretim sistemi geleneksel üretim sisteminden tamamıyla farklı islemekte olup, yüksek verimlilik ve düsük maliyeti amaçlayan bir üretim sürecine vurgu yapmaktadır. Bu çalısmada Tam Zamanında Üretim Sistemi’nin üretim sürecinde yarattıgı degisiklikler ve bu degisimlerin ürün maliyetlendirme sürecinde Maliyet Muhasebesine getirmis oldugu yenilikler üzerinde durulmaktadır. Anahtar Kelimeler: Tam Zamanında Üretim (JIT), Tam Zamanında Maliyet Muhasebesi, Üretim, Maliyet ABSTRACT We can link the success of Japan, which began following the World War II and has lasted up to now, providing competitive advantage against other companies especially in the automotive production, to the Just-In-Time (JIT) System it used in the production. Aft...

Devamini Oku

» Cumhuriyet Döneminde Dis Ticaretimiz -2



  24 Ocak 1980 ekonomik istikrar kararları ve daha sonra alınan önlemler yapısal değişiklikler içermesi bakımından önceki istikrar programlarından farklıdır. Kısa dönemde alınan sonuçlara değinmek gerekirse, 24 Ocak Kararları ile, dış rekabete açık ekonomi modeli kurulmuş, karşılaştırmalı üstünlükler gözden geçirilmiş, ihracat artmış, ihracatta sanayi mallarının payı yükselmiş, yabancı sermaye, işçi dövizleri ve turizm gelirleri artmış, artan ithalat talebine bağlı olarak ticaret açığı büyümüş, kapasite kullanım oranlarında dikkat çekici artışlar sağlanmış, reel faiz politikası çerçevesinde mevduatlar yükselmiş, tekstil, inşaat ve hafif sanayi ihracatın lokomotif sektörleri olmuştur. Altın ve döviz üzerindeki kontrollerin kaldırılmasıyla, para piyasasının bütün araçları ekonomi içindeki yerini almış, borsa gelişmiş, enflasyon gerileme sürecine girmiştir. 1980'de yurt dışında inşaat, tesisat ve montaj işleri ile teknik hizmetler yapacak girişimcilerin bu işleri ile ilgili olarak yurtdışına gerekli mal ve malzeme ihraç şekilleri belirlenmiş, bedeli Türkiye'de peşin dövizle ödenmiş malların ve kesin satışı yapılıp da yurt dışında az veya çok işçilik gördükten sonra veya ambalajlandıktan sonra alıcısına teslim edilecek malların ihracına izin verilmiştir. Sınır ticareti ve reeksporta ilişkin uygulama esasları, ihracı sınırlamaya tabi mallar listesi, ilk defa 1984 yılı İhracat Rejiminde bir bütün olarak yer almıştır. Yine 1983 yılında ilk defa belirli kurallara uymayan, alıcılarına karşı taahhütlerini haksız yere yerine getirmeyen, doğru beyanda bulunmayan ihracatçılara maddi ve manevi cezaların uygulanması karar altına alınmıştır. 1984 ve 1985 yılları İhracat Rejimlerinde genel olarak formaliteler azaltılmış...

Devamini Oku

» Cumhuriyet Döneminde Dis Ticaretimiz -1



  CUMHURİYET DÖNEMİNDE DIŞ TİCARETİMİZ (GELİŞMELER, YAPI VE REJİM DEĞİŞİKLİKLERİ) I - GİRİŞ Ülkelerin ticari ve ekonomik bakımdan ulaştıkları düzeyler ve kaydettikleri gelişmeler uluslararası alandaki konum ve etkinlikleri açısından her zaman önemli bir gösterge olmuştur. Bu nedenledir ki genç Türkiye Cumhuriyeti kuruluşundan bu yana ulusal bağımsızlığını her zaman ekonomik bağımsızlığı ve gelişmesiyle desteklemiştir. Yüce Atatürk'ün “muasır medeniyetler” belirlemesiyle kristalleşen hedef, bu alanda gösterilen ve gösterilecek olan tüm çabaların nirengi noktasını oluşturmuştur. Bu noktadan hareketle ülkemizi daha da ileriye taşıyacak ekonomik ve ticari faaliyetler Cumhuriyet tarihinde önemli bir yer işgal etmektedir. Bu çalışmada, 21. Yüzyılın eşiğinde Türkiye’de kalkınmanın ve ekonomik büyümenin itici gücünü oluşturacak olan dış ticaretin, Cumhuriyetin ilanından bu yana geçirdiği rejim değişiklikleri ve yapısal dönüşümler, yaşanan uluslararası ekonomik sorunlar, gelişmeler ve entegrasyonlar kronolojik olarak aktarılmaya çalışılmıştır. Giriş bölümünün ardından yer alan ikinci bölümde, Cumhuriyet öncesi dönemin olumsuz ve ümitsiz iklimini yansıtmak amacıyla Osmanlı İmparatorluğundan devralınan ekonomik ve ticari mirasa değinilmiştir. Çalışmanın üçüncü bölümü, karanlıktan aydınlığa çıkışın eşiğindeki Türkiye Cumhuriyetinin ekonomik ve ticari doğuşuna ayrılmıştır. Cumhuriyetin ilanını takip eden Lozan Anlaşmasının ekinde yer alan Lozan Ticaret Sözleşmesi genç Türkiye Cumhuriyetinin dış ticaret politikası açısından bağlayıcı hükümler getirmiştir. Ancak, 1923 yılında toplanan I. İzmir İktisat Kongresinde ekonomik bağımsızlı...

Devamini Oku

» Türkiye Ihracatinin Gelisimi



  TÜRKİYE İHRACATININ GELİŞİMİ 1923-1930 DÖNEMİ Yeni Türkiye Cumhuriyetin ilk yıllarına bakıldığında, sınai ve ticari altyapı bakımından Osmanlı’dan pek de parlak olmayan bir miras devraldığı görülmektedir. Son dönemlerinde oluşturulmaya çalışılan ulusal sermaye yaratma çabaları sonucunda filizlenmeye başlayan ve sayıları ve güçleri çok az olan bir grup insan gözardı edilecek olursa, Osmanlı İmparatorluğu döneminde Türkler daha çok askerlik ve bürokrasi alanlarında faaliyet göstermişler, sanayi ve ticaret ile fazla ilgilenmemişlerdir. Bu nedenle, Osmanlı İmparatorluğu döneminde ticaret ve sanayide azınlıklar faaliyette bulunmuşlardır. Herşeye rağmen 19. yüzyılın başlarında Osmanlı imparatorluğunda ufak atölyelerde icra edilen ve loncalar halinde örgütlenmiş bir sanayi mevcut olduğu görülmektedir. Pamuk ipliği, bez, ipekli kumaş ihracını gerçekleştiren bu sanayi,özellikle tanzimattan sonra çökmüştür. Cumhuriyetin ilk yıllarına kadar, dış ticaret hammadde ihraç eden, mamül madde ithal eden bir yapıda oluşmuştur. 1923 yılına gelindiğinde Türk ulusu 8 yıl süren savaş ve 4 yıllık bağımsızlık mücadelesinden yeni çıkmış, kömür, bakır, kurşun işletmeleri, Feshane, Hereke, Zeytinburnu gibi devlet fabrikaları, yabancılara ait mensucat, çimento ve zeytinyağı işletmelerinden ibaret olan sanayinin büyük çoğunluğu İzmir ve İstanbul çevresinde bulunduğundan, işgal ordularınca büyük hasara uğratılmıştır. Bunlara ek olarak, dış ticaretin gelişimi açısından önemli olan fiziki altyapının durumu da pek parlak değildir. İmparatorluktan Cumhuriyete 4.138 km demiryolu kalmıştır. İzmir ve İstanbul dışında ise ticarete elverişli liman mevcut değildir. ...

Devamini Oku

» Isbilim Dönem Ödevi - Alarko



İSTANBUL TEKNİK ÜNİVERSİTESİ İŞLETME FAKÜLTESİ ENDÜSTRİ MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ ISBILIM DONEM ODEVI HAZIRLAYAN : HAMDİ ALTUNTAŞ ÖĞRETİM GÖREVLİSİ : PROF. DR. AHMET FAHRİ ÖZOK 1. ŞİRKETİN TANITIMI 1.1. ALARKO CARRIER 1954 yılında kurulan, ısıtma, soğutma havalandırma, su arıtma ve basınçlandırma alanlarında faaliyet gösteren Alarko Sanayi ve Ticaret A.Ş., 1998 yılında, alanında dünyanın lider kuruluşu Carrier ile eşit oranda ortaklığa girdi ve şirketin adı Alarko Carrier Sanayi ve Ticaret A.Ş. olarak değiştirildi. Teknolojisini yenileyen, dış pazarlara erişim olanaklarını ve rekabet gücünü arttıran şirketin ana faaliyet konuları şunlardır: Endüstriyel Faaliyetler : Araştırma Geliştirme Üretim Ticaret ve Pazarlama Faaliyetleri : Pazarlama ve Satış İhracat Temsilcilik ve İthalat Endüstriyel faaliyetler, İstanbul'daki Genel Yönetim Merkezi'ne bağlı olarak, Alpom ve Alsac fabrikalarında; ticaret ve pazarlama faaliyetleri ise İstanbul, İzmir, Adana şubeleri ve Antalya bürosu tarafından yürütülür. Şirket, İstanbul'daki Genel Yönetim, Şube ve iki fabrika ile Gebze Organize Sanayi Bölgesi'nde (GOSB) 60.000 m2'lik alanda kurulacak yeni kompleksine taşınacaktır. 1.2. ALSAC FABRİKASI İstanbul Rami'de yer alan, 10.500 m2 kapalı alanı ve 205 çalışanı olan, ISO 9001 belgeli fabrikanın yurtiçi ve yurtdışı pazarlar için üretim programı şöyledir:     Doğalgazlı ve LPG'li kombiler     Sıvı yakıtlı kat kaloriferleri     Sıcak hava apareyleri     Klima santrali     Fan-coil üniteleri     Soğutma grupları  &...

Devamini Oku

» Yalın Organizasyon ve Gelisim Süreci 2



2.2. Kaizen-Sürekli gelişme Kaizen’ in özü basit ve açıktır: Kaizen “iyileştirme” demektir. Kaizen yöneticilerden işçilere herkesi içeren sürekli iyileştirmelerdir. Kaizen felsefesi işyerinde olsun,sosyal ilişkilerde veya aile yaşantısında olsun,yaşam tarzımızın sürekli iyileştirilmesi gerektiğini söyler. Japonların savaş sonrası “ekonomik mucizesini” anlamak için akademisyenler,gazeteciler ve işadamları incelemelerini verimlilik hareketi,Toplam Kalite Kontrol(TKK),küçük grup faaliyetleri,öneri sistemi,otomasyon,endüstri robotları ve iş ilişkileri gibi faktörler üzerinde yoğunlaştırdılar. Yaşam boyu istihdam sistemi,kıdeme göre ücret,şirket sendikaları gibi Japonlara özgü bazı yönetim uygulamalarına daha fazla ilgi gösterdiler. Ama tüm bunların ardında yatan,Japon yönetimine özgü çok basit gerçeği yakalayamadılar. “Japonlara özgü” yönetim uygulamalarının –üretimde iyileştirme,TKK faaliyetleri,kalite kontrol(KK) çemberleri ve iş ilişkileri- özü tek bir sözcükle ifade edilebilir: KAİZEN. Verimlilik,TKK,sıfır hata(SH),kamban ve öneri sistemi sözleri yerine Kaizen teriminin kullanılması Japon endüstrisinde olan biteni anlamayı kolaylaştıracaktır. Kaizen,artık dünya çapında tanınan “Japonlara özgü” çok sayıda uygulamayı bir araya getiren şemsiye kavramdır. (Şekil 2.2.1)   Şekil 2.2.1. Kaizen Şemsiyesi Toplam kalite kontrol ve ya şirket çapında kalite kontrol (SÇKK) kavramları Japon şirketlerinin prosese öncelik veren bir düşünce tarzı oluşturmasına ve organizasyon hiyerarşisinin her düzeyindekilerin katılımıyla sürekli iyileştirmeyi sağlayan stratejiler gel...

Devamini Oku

» Yalın Organizasyon ve Gelisim Süreci 1



  1. YALIN ORGANİZASYON VE GELİŞİM SÜRECİ 1.1. “Yalın” olmak Yalın olmak, gerçekten ihtiyaç duyulmayan her şeyden arındırılmış olmak demektir. Gerekli olmayan işler ortadan kaldırıldığında bu işleri yapan gereksiz elemanlar ortaya çıkacaktır. Bu bakımdan yalın işletme,yalın üretim veya yalın yönetim kavramları arasında kesin bir ayırım yapmak mümkün değildir.(1) 1.2. Yalın Organizasyon Kavramı Yalın organizasyon, gereksiz aşamaların ortadan kaldırılıp geriye kalanların devamlı bir akış düzenine konması ve söz konusu ekinlikle ilgili işgücünün çapraz fonksiyonlu takımlar biçiminde yeniden organize edilerek sürekli gelişim için çaba gösterilmesiyle işletmelerin gelişebileceğini öngören bir felsefedir. Bu yaklaşım gereğince işletmelerin sahip olduğu insan gücü,mekan,zaman ve tüm üretim faktörlerinin ve bunlara ilişkin tüm harcamaların yarısı veya daha azıyla mal ve hizmet üretimini gerçekleştireceği öngörülmektedir. Aynı zamanda müşteri taleplerine karşı daha çok duyarlı ve esnek olmakta bu yaklaşımın bir başka beklenen sonucudur.(2) Bir diğer ifadeyle yalın organizasyon daha az girdi ile daha az zamanda daha düşük maliyetle ve daha yüksek kaliteli mal ve hizmeti üretmek demektir. Yalın olma kavramında,daima elde bulunan kaynakların en etkili biçimde kullanımının ve ihtiyaç duyulmayan hiçbir şeyin elde bulundurulmaması esprisi bulunmaktadır. Ustalık isteyen siparişe göre üretim modelinde kalifiye personel,çok amaçlı (universal) üretim araçları(makineler,alet,teçhizat vb.) ve yüksek maliyetler söz konusudur. Yığın üretim modelinde ise daha dar alanda uzmanlaşmış tasarımcılar daha az ka...

Devamini Oku

» Japon Kalkinma Modeli Nedir



  Japon Kalkınma Modeli Japonca'da Etimolojik olarak "insanların acılarını hafifletme bilimi" anlamına gelen ekonomi (keizai) Japonya'nın adıyla birlikte ilk akla gelen kavramdır. Bunu şu anda bu metni okumanıza imkan veren bilgisayarınızın Japon firmalarının katkısı olmadan bu noktaya gelemeyeceği gerçeği haklılaştırmaktadır.   Japonya, Amerika Birleşik Devletleri'nden sonra dünyanın ikinci büyük ekonomik gücüdür. Dünyadaki mal ve hizmet üretimimin  %18'i Japonya tarafından gerçekleştirilmektedir. Tarihsel olarak istikrarlı bir ekonomik yapıya sahip olan Japonya'da enflasyonda batılı ülkelerle dahi mukayese edildiğinde oldukça düşüktür. Son yıllardaki zayıflama belirtilerine rağmen Japon finans kuruluşları daha genel olarak Japonya dünyanın en büyük kreditörleri haline getirmiştir. Büyük hacimdeki ihracat dış ticaret fazlasına neden olmakta ve günümüzde Amerika ve Avrupa ülkeleri arasındaki ticari anlaşmazlıkların kaynağını oluşturmaktadır. Yüksek tasarruf eğilimimin yol açtığı düşük faiz oranları Japon şirketlerine düşük finansman maliyeti avantajını vererek uluslararası piyasalarda rakiplerine karşı üstün duruma getirmiştir. Japonya günümüzde dolaysız yabancı sermaye yatırımları açısında dünyanın en büyük sermaye ihracatçı ülkesi konumundadır.    Tarihsel Bakış   Japonya 1630’dan 1850 yılına kadar (Bak. Tokugava Dönemi) inziva olarak tanımlayabileceğimiz bir politika güderek sınarlarını, Nagasaki limanında kalmalarına izin verilen Hollandalı birkaç tüccar dışında dış dünyaya kapattı. 1853 yılında Amiral Perry komutasındaki Amerikan Deniz Kuvvetlerine ait gemilerin ülkeyi ziyareti neticesinde imzalanan ticar...

Devamini Oku

» Dünya Ticaret Örgütü WTO Nedir



GİRİŞ   Savaş sonrası ekonomisinin IMF ve Dünya Bankası’ndan sonra üçüncü ayağını teşkil etmesi düşünülen Uluslararası Ticaret Örgütü (ITO) Anlaşması, Mart 1948 de Küba’nın Havana şehrinde “Havana Charter” adı ile 56 ülke tarafından imzalanmasına rağmen, ilgili ülke hükümetlerince benimsenmemesi sonucu henüz başlangıçta ölü olarak doğmuştur. ITO’nun faaliyete geçmesine kadar olan dönemde geçici bir süre için çalışması kabul edilen GATT, ITO’nun işlememesi sonucu, günümüze kadar işlevlerini sürdürmüştür. Ekim 1947’de doğan ve Ocak 1948’de yürürlüğe giren GATT’ın faaliyetleri, dış ticaretin serbestleştirilmesini sağlamaya yönelik olmuştur. Serbest bir dış ticaret sisteminin oluşmasında engel gördüğü gümrük vergilerinin (tarifelerin) düşürülmesi, tarife dışı engellerin kaldırılması veya tarifeye dönüştürülmesi, ayrıca olabilecek diğer engellemelerin ve farklı muamelelerin kaldırılması gibi hususlar GATT’ın temel hedeflerindendir.   Geçici statü ile faaliyete geçen, hukuki zemine tam oturmamış ve yaptırım gücü zayıf olan GATT’ın dış ticaretin serbestleşmesi ve koruma oranlarının düşmesindeki rolü küçümsenemez. Uruguay Müzakereleri sonrasında varılan anlaşma sonucu kurulan ve 1.1.1995 de yürürlüğe giren DTÖ, hukuki zemine oturmuş ve yaptırım gücü artmış olarak ve aynı zamanda sanayi ürünleri ticaretine ilaveten tarım, tekstil ve hizmet ürünleri ticareti ile birlikte fikri mülkiyet haklarını da bünyesine katarak GATT’ın yerine geçmiştir.   I- GATT’tan DTÖ’ne ...

Devamini Oku

» Yüksek Lisans Tezi - Büro Yönetiminde Ergonomi -8



BÜRO YÖNETİMİNDE ERGONOMİ VE ERGONOMİNİN VERİMLİLİĞE ETKİSİ: ANKARA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ’NDE BİR UYGULAMA Sürekli bilgisayar başında çalışmak zorunda kalan çalışanların %76.5’i gözlerinde çalışma sonrası rahatsızlık hissettiğini ortaya koymuştur. Uzun vadede bu çalışanların göz rahatsızlıklarının ilerlemesi söz konusu olabilmektedir. Özellikle gözde meydana gelen kızarıklık ve yanmalar çalışanlara rahatsızlık vermektedir. Yapılan mülakatlarda da bu durum nedeniyle çalışanların çok fazla göz rahatsızlığı çektikleri öğrenilmiştir. Hatta baş ağrılarına neden olduğunu söyleyen çalışanlar bulunmaktadır. Bu eksikliğin giderilmesi sonucu çalışanların performansında artmaların olduğu görülecektir. Çalışılan masanın yüzeyinin parlak bir yapıda olması ışığın yansıma miktarını arttıracaktır. Mobilyalar tasarlanırken bu duruma dikkat edilmesi ile rahatsızlık veren yansımaların önüne geçilmiş olacaktır. Ankete katılanların %66’lık bölümü yansımanın olduğu, %34’lük kısmı ise yansımanın olmadığını ortaya koymuşlardır. Bürolarda bulunan alanın sınırlı olmasından dolayı çalışma alanı sınırlı tutulmaktadır. Bunun sonucu olarak yeterli alanın bulunmadığını düşünenlerin oranı %49, yeterli alanın olduğunu düşünenlerin oranı ise %51’dir. Çalışma alanı dar olduğunda, evrakların birbirine karışması söz konusu olabilmektedir. Bu durum iş veriminin düşmesine neden olmaktadır. Çalışma ortamlarında çalışanlar sürekli göz önünde olmaktan çoğu zaman rahatsızlık duymaktadır. Bürolardaki çalışanlar, devamlı olarak yöneticilerin ve diğer kişilerin gözleri önünde oldukları için üzerlerinde ...

Devamini Oku

» Yüksek Lisans Tezi - Büro Yönetiminde Ergonomi -7



BÜRO YÖNETİMİNDE ERGONOMİ VE ERGONOMİNİN VERİMLİLİĞE ETKİSİ: ANKARA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ’NDE BİR UYGULAMA 4.8.2. Aydınlatmanın Değerlendirilmesi Emniyet bürolarının inşa edilmesi veya düzenlenmesi aşamasında, lambalardan gelecek ışığın doğru açıyla gelecek ve çalışanları rahatsız etmeyecek şekilde tasarlanması önemli bir gerekliliktir. Işığın çalışanın sol üst omzundan öne doğru yansımasıyla, uygun çalışma ortamı sağlanmış olacaktır. Tablo4: Büro Çalışanların Aydınlatmaya İlişkin Değerlendirmeleri Araştırma kapsamına giren çalışanların, %54’ü işyerindeki aydınlatma ile kendisini rahat hissederken, %46’sı kendini rahat hissetmemektedir. Büro faaliyetlerini yürüten çalışanların kendilerini tam olarak işine verebilmesi için mutlaka rahat ortamlarda çalışması gerekir. Burada önemli bir kısım kendini aydınlatmadan dolayı rahatsız hissetmektedir. Böyle bir durumda çalışanın hata yapma olasılığı artacaktır. Detayları görme konusunda %53.5’lik bir çoğunluk vardır. Buradan şu sonuç çıkarılabilir: Işık detayları görebilme konusunda yeterli ancak, şiddeti tam ayarlanamadığı için yorucu olmaktadır. Kişisel aydınlatmanın yetersiz olması (%82.5), çalışanları detayları görme ve dikkati toplama noktasında sıkıntılara sokacaktır. Bu konuda daha duyarlı çalışmaların yürütülmesi verimin artmasına neden olacaktır. A n ket çalışması yapılan emniyet bürolarında (%68.5), pencerelerin olması gereken yerlerde olduğu görülmüştür. Bu da ışığın doğru değerlendirilmesi konusunda ergonomik açıdan bir sıkıntı oluşturmamaktadır. Bazı bürolarda, pencereler çalışanların tam karşısında bulunmaktadır(%31.5), bu da yansımaların rahatsızlık verme...

Devamini Oku

» Yüksek Lisans Tezi - Büro Yönetiminde Ergonomi -6



BÜRO YÖNETİMİNDE ERGONOMİ VE ERGONOMİNİN VERİMLİLİĞE ETKİSİ: ANKARA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ’NDE BİR UYGULAMA İş ölçümünün amaçları, bir işlemin yada işlemler dizisinin yapılmasında harcanan zamanı, etken olmayan süreyi ortaya çıkaracak ve etken süreden ayıracak şekilde ölçerek yönetime bu ölçüleri sağlamaktır. Aynı zamanda standart zamanın saptanması amacıyla da kullanılır(Kanawaty,1997:200-201). 3.4. ANTROPOMETRİ VE ANTROPOMETRİK TASARIMDA VERİMLİLİK Ç a l ışan insanların fiziksel rahatlıkları ve beden yeteneklerini maksimum düzeyde kullanabilmeleri için kullandıkları malzemeler, çalışma yüzeyleri ve hacimlerinin kendi boyutları ile uygun olmasına bağlıdır. Böyle bir yaklaşımda antropometrik yaklaşımlar kullanılır. Antropometri, insan vücudunun boyutları ile ilgilenen özel bir bilim dalıdır. Bu boyutlar, uzunluk, genişlik, yükseklik, ağırlık, çevre boyutları gibi farklı boyutlardır(http://ali-oral.balikesir.edu.tr). E r g o n omik amaçlarla antropometri yaklaşımlarında statik ve dinamik antropometri olarak bilinen iki farklı metot geliştirilmiştir. 3.4.1. Statik Antropometri H e r çeşit statik antropometri yaklaşımının özel bir nedeni vardır. Okul çocuklarının oturacağı sıraların boyutlarını saptamak için uygulanacak ölçüler yanında, bir gaz maskesinin yüz ölçülerine uygun bir şekilde ve boyutlarda imali için gerekli ölçülerin saptanmasında da statik antropometri yaklaşımı kullanılır. Statik antropometri ile elde edilen sayısal veriler, çalışma hayatında pek çeşitli amaçlarla kullanılabilir. İnsanların kullandığı geçitler, pek fazla hareket etmeden durduğu hacimler ve oturma yeri gibi boyutsal yaklaşımlarda doğrudan doğruya sta...

Devamini Oku



Endüstri Mühendisligi

Facebook sayfamiza üye olun