» Maliyet Etkinlik Analizi - 6



Maliyet Etkinlik Analizi: Türkiye’deki Büyükşehir Belediyelerinde Uygulama   Ek 2. Su ve Kanalizasyon Hizmetleri Modelinde Etkin Olmayan Büyükşehir Belediyelerinin Potansiyel  İyileştirme Oranları ve Referans Kümeleri   Ek 3. Çöp Hizmetleri Modelinde Etkin Olmayan Büyükşehir Belediyelerinin Potansiyel İyileştirme Oranları ve Referans Kümeleri     Maliyet Etkinlik Analizi - 1 Maliyet Etkinlik Analizi - 2 Maliyet Etkinlik Analizi - 3 Maliyet Etkinlik Analizi - 4 Maliyet Etkinlik Analizi - 5 Maliyet Etkinlik Analizi - 6 Sonraki Konu : Avrupa Birliğinin Beşinci Genişlemesi ...

Devamini Oku

» Maliyet Etkinlik Analizi - 5



Maliyet Etkinlik Analizi: Türkiye’deki Büyükşehir Belediyelerinde Uygulama Dolayısıyla performans ölçümünde etkinlik oranlarına karşılık, maliyetler göz önünde bulundurularak hesaplanan maliyet etkinlik oranlarının, daha gerçekçi sonuçlar ortaya koyduğu söylenebilir. Böylelikle etkinliğin daha düşük mali desteklerle sağlanabileceği ve bağlı olarak kaynak tahsisinde öncelik tanınması gereken belediyeler konusunda bilgilere ulaşılabilmektedir. Bu çerçevede düşük maliyet etkinlik oranına sahip belediyelere mali destek sağlamada öncelik tanınması, hizmetlerini doğru sunan belediyelerin daha güçlü faaliyet yapılarına kavuşmalarını, başarısız belediyelerin ise etkin konuma gelebilmelerini sağlayacaktır.  Belediyeler arasında yapılacak kaynak tahsisinde maliyet etkinlik oranlarınındikkate alınması, maliyette daha etkin bir dağıtımın gerçekleştirilmesinisağlayacaktır. Maliyet Etkinlik Analizi sonuçlarına göre, büyükşehir belediyeleri arasında devlet tarafından kaynak tahsisi yapılırken, etkinliğin sağlanabilmesi için büyük harcamaları gerektiren İstanbul, Ankara ve İzmir gibi belediyelerden önce, daha düşük maliyet etkinlik oranına sahip belediyelere öncelik verilmesi önerilebilir. Mali hizmetler bakımından Erzurum, Sakarya, Diyarbakır, Mersin ve Kayseri Büyükşehir Belediyelerine kaynak tahsisinde öncelik tanınması; mali hizmetlerine ait faaliyetlerini doğru bir şekilde gerçekleştiren belediyeleri daha güçlü faaliyet yapılarına kavuştururken, bu hizmette başarısız olan belediyeleri de etkin konuma gelebilmeleri açısından desteklemiş olacaktır. Zira Erzurum Büyükşehir Belediyesi, ele alındığı tüm hizmet modelleri bakımından etkin bir belediye olmasına ra...

Devamini Oku

» Maliyet Etkinlik Analizi - 4



Maliyet Etkinlik Analizi: Türkiye’deki Büyükşehir Belediyelerinde Uygulama Tablo 1. VZA Modellerinde Kullanılan Girdi ve Çıktı Değişkenleri   VZA’de girdi‐çıktı maksimizasyonu model kararının yanında, ölçeğe göre getiri tipinin de seçilmesi gerekmektedir. Çalışmada ele alınan girdiler ve çıktılar dikkate alındığında, değişken getirili BCC (Banker, Charnes ve Cooper) modelini kullanmanın daha gerçekçi olmasından dolayı çalışmada değişken getirili BCC modeli kullanılmıştır. Ayrıca VZA’de seçilen girdi sayısı m, çıktı sayısı da p olmak üzere, araştırmanın güvenilirliği açısından en az m + p + 1 tane karar birimi gereklidir. Diğer bir kısıt ise değerlendirmeye alınan karar verme birimi sayısının değişken sayısının en az iki katı olması gerektiğidir (Boussofianee vd., 1991: 1‐15). Çalışmada kurulan dört ayrı model bakımından bu kısıtlar sağlanmıştır. Modellerin çözümünde Frontier Analyst Professional version 3.0 yazılımı kullanılmıştır. 3.2. Maliyet Etkinlik Analizi Bulguları Çalışmanın birinci aşamasında dört hizmet türüne göre oluşturulan VZA modelleri ile büyükşehir belediyelerinin etkinlikleri belirlenmiştir. Türkiye’deki on altı büyükşehir belediyesinin çalışmaya dâhil edilmesine rağmen, modellerde yer alan bazı değişkenlere ilişkin verilerin elde edilememesi nedeniyle, mali bilgilerin bulunduğu Mali Hizmetler Modelinde üç girdi ve üç çıktı değişkeni kullanılarak on altı belediye; su ve kanalizasyon çalışmalarına ait bilgilerin bulunduğu Su ve Kanalizasyon Hizmetleri Modelinde dört girdi ve iki çıktı değişkeni kullanılarak on altı belediye; çöp hizmetlerine ilişkin bilgilerin bulunduğu Çöp Hizmetleri Modelinde ...

Devamini Oku

» Maliyet Etkinlik Analizi - 3



Maliyet Etkinlik Analizi: Türkiye’deki Büyükşehir Belediyelerinde Uygulama       Yukarıdaki doğrusal programlama modeli, bütün karar verme birimlerinin etkinlik oranlarını belirlemek için n defa işlem görür. Her bir karar verme biriminin etkinlik oranlarını eniyilemede ağırlıklandırılmış girdi ve çıktıları seçilir. Genel olarak bir karar verme biriminin etkinlik oranı 100’e eşit ise etkin, 100’den düşük ise etkin değildir (Talluri, 2000: 8). 3.1.1. Belediye Hizmetlerinin Etkinliğine Yönelik VZA Modelleri Çalışmada öncelikle ele alınan büyükşehir belediyelerinin tamamı için genel bir model kurularak etkinlik  oranları belirlenmek istenmişse de uygulamada karşılaşılan bazı kısıtlar, tek bir genel model yerine alt modeller ile çalışılmasını gerektirmiştir. Sözü edilen kısıtlar;  Bazı büyükşehir belediyelerinin birtakım girdi veya çıktı verilerinin eksikolması ve bu  verilere, ilgili belediyelerle yapılmış olan görüşmeler sonucundada çeşitli sebeplerle ulaşılamaması, Bazı büyükşehir belediyelerinin birtakım girdi veya çıktı verilerinin hiç olmamasıve aynı şekilde bu verilere de ilgili belediyelerle yapılmış olan görüşmelersonucunda çeşitli sebeplerle ulaşılamaması,  VZA’de seçilen girdi sayısı m, çıktı sayısı da p olmak üzere, araştırmanın güvenilirliği  açısından en az m + p + 1 tane karar birimi gereklidir. Diğer bir kısıt ise değerlendirmeye alınan karar verme birimi sayısının değişken sayısınınen az iki katı olması gerektiğidir (Boussofianee vd., 1991: 1‐15).Türkiye’deki büyükşehir belediyelerinin sayısı göz önünde bulundurulduğunda,genel bir model ile çalışıldığında sö...

Devamini Oku

» Maliyet Etkinlik Analizi - 2



Maliyet Etkinlik Analizi: Türkiye’deki Büyükşehir Belediyelerinde Uygulama   Proje kapsamında performans göstergeleri belirlenmiş, belediye hizmetlerine yönelik olarak hazırlanan 300'den fazla soruya cevap verilmiş ve alınan cevaplar değerlendirilmiştir. Proje kapsamında performans; hizmet göstergeleri, altyapı göstergeleri ve mali göstergeler olmak üzere üç temel gösterge grubu itibariyle ölçülmüştür. İçişleri Bakanlığı'nca seçilen yedi pilot belediye ve nüfusu 100000'in üzerinde olan toplam 129 belediye ile çalışılmıştır. BEPER projesi Türkiye nüfusunun %42'sini, belediye nüfusunun ise %54'ünü kapsamaktadır. BEPER projesi kapsamında belirlenen performans göstergeleri daha çok belediyelerce sunulan mal ve hizmetlerin niteliğini ve kalitesini izlemeye ve değerlendirmeye yöneliktir  (http://www.beper.gov.tr/, erişim tarihi: 10.07.2009). Belediyelerin performans ölçümüyle etkinliklerini inceleyen diğer bir proje ise 2006 yıllında başlatılan ve Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) ve TÜBİTAK ortaklığında gerçekleştirilen Küçük ve Orta Ölçekli Belediyeler için Performans Endeksi Geliştirilmesi Projesi’dir. AKÜ‐TÜBİTAK projesinde nüfusu 50000'in altında olan belediyelerin performansları, hizmet ve mali performans başlıkları altında ölçülmektedir. Hizmet performansının alt kalemleri bilişim, imar, su ve katı atık toplanmasıdır. Mali performansın alt kalemlerini ise belediyenin gelir ve gider göstergeleri oluşturmaktadır. AKÜ‐TÜBİTAK projesinde TOPSIS yöntemi, VZA ve regresyon analizi gibi yöntemlerle belediyelerin performansı ölçülerek karşılaştırılmaları yapılmıştır. Proje kapsamınd...

Devamini Oku

» Maliyet Etkinlik Analizi - 1



Maliyet Etkinlik Analizi: Türkiye’deki Büyükşehir Belediyelerinde Uygulama *   Zeliha KAYGISIZ Dr,. Eskişehir Osmangazi Üniversitesi, İİBF İşletme Bölümü zelihak@ogu.edu.tr   Nuray GİRGİNER Doç. Dr,. Eskişehir Osmangazi Üniversitesi, İİBF İşletme Bölümü ngirginer@gmail.com * Bu çalışma Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü İstatistik Anabilim Dalı'nda Doç. Dr. Nuray Girginer danışmanlığında "Belediyelerin Performanslarının Maliyet Analizi Yaklaşımlarıyla Değerlendirilmesi" ismiyle tamamlanarak 11 Mart 2011 tarihinde savunulan doktora tezinden türetilmiştir. Maliyet Etkinlik Analizi: Türkiye’deki Büyükşehir Belediyelerinde Uygulama Özet Bu çalışmada Türkiye’deki Büyükşehir belediyelerinin kendilerine tahsis edilen bütçeyle hizmetlerini ne derece doğru gerçekleştirdiklerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Dört hizmet alanına göre oluşturulan çıktıya yönelik VZA modelleri ile etkinlik oranları belirlenen Büyükşehir belediyeleri için Maliyet Etkinlik Analizi gerçekleştirilerek, etkin olduğu belirlenen belediyelerin maliyette de etkin olup olmadıkları araştırılmıştır. Elde edilen bulgular, performans ölçümünde maliyet etkinlik oranlarının etkinlik oranlarına göre daha gerçekçi sonuçlar ortaya koyduğunu göstermiştir. Diğer taraftan etkinliği sağlamanın maliyet etkinliğini garantilemediği görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Belediye, etkinlik, veri zarflama analizi, maliyet etkinlik analizi. The Cost Efficiency Analysis: An Application about Metropolises in Turkey Abstract The purpose of this study is to determine how grade municipalities effectively perform their services by usi...

Devamini Oku

» Avrupa Birliğinin Beşinci Genişlemesi 6



Adayların yerine getirmeleri istenilen şartlar dizisi, başarısızlık halinde hayır denilmesini de mümkün kılıyordu. “Hayır” denilmesi durumunda büyük bir ülke olan ve göreli güçlü bir demokrasiye sahip Türkiye’nin istikrarsızlığa düşeceğine pek ihtimal verilmezken, üyelik sürecinin hüsranla sonuçlanması küçük ülkeler için çok daha yıkıcı olabilirdi. İstikrarsızlığa düşmüş veya AB ile işbirliğinde isteksiz olan bu ülkelerinde, organize suç şebekeleri ve uluslararası terörizm gibi konularda gerekli işbirliğini göstermeyeceğinden endişe duyulmalıydı. Siyasal savrulma ve hayal kırıklığı, bu ülkeleri AB’ye karşı konumlanan diğer güçlerle işbirliğine sevk edebilirdi. 13 8. Genişleme Sonrası Bazı Çıkarımlar Üyelik perspektifinin açık bırakılması, sosyalist bloğun çöküşünden sonra Orta ve Doğu Avrupa ülkelerindeki dönüşüm sürecini hızlandırdığı; gereken reformlarda hızlanma kapsayıcılık ve derinlik getirdiği görülmektedir. Bu bölgede göreli istikrarlı demokrasilerin ortaya çıkması genel olarak Avrupa’nın güvenliğini artırmıştır. Azınlık meseleleri ve hudut problemleri gibi çatışma nedenleri ortadan kaldırılmıştır. Ticaretteki hızlı yükselme AB için yeni pazarlar ve yatırımlar anlamına gelmiştir (Kok, 2003). 25 Mart 2007 tarihli Berlin Deklarasyonunun bazı söylemleri, bize AB liderlerinin genişlemeyi nasıl gördüklerini ve en önemli güncel sorunlar olarak önlerinde neleri gördüklerini göstermektedir. Deklarasyona göre:  Yüzyıllardır bir barış ve anlayış fikri olan Avrupa, bütünleşmeyle gerçekleşmiş; barış ve refah mümkün olmuştur.  Üyeler, Av...

Devamini Oku

» Avrupa Birliğinin Beşinci Genişlemesi 5



Diğer yandan, önceki dönemlerde (ağırlıklı olarak AB dışından) göçmenlerle olumsuz tecrübeleri olan büyük bir kesim, beşinci genişlemeyle katılacak olan ülkelerin kültürel kimliklerini daha geri ve Avrupa ile uyumsuz kabul etmekteydi. Bu kesimlere  göre, göçmenler suç oranlarını (organize suçlar ve küçük suçlar) artırmakta, sosyal barışın altını oymakta (örneğin töre cinayetleri) ve sosyal güvenlik mekanizmalarını kötüye kullanmaktaydılar.9 Bu algı, ekonomik ve sosyal olarak daha benzer, daha yüksek standartları yakalayan ülkelere karşı ise değişmekteydi. Bu farklı tutumlara örnekler Tablo 3’te görülmektedir. Tablo 3. Bazı ülkeler için, AB’de genişlemeye destek oranları (2005)     Kaynak: Eurobarometer (64: 137). Genişleme sonucu artacak heterojenliğin Birliğin yapısını değiştirecek olması da bir kaygı konusuydu. Adayların, ekonomik, hukuki ve yönetsel yapısı göreli olarak yeterince gelişmemişti. Ayrıca, farklı tarihleri, toplumsal yapıları ve kültürleri vardı. Tüm adaylar için işe yarayacak bir‐ örnek çözümler bulunması, bulunsa bile öncesine göre işlevsellik şansı genişlemeyle beraber daha da zorlaşmıştır. Müktesebatın kurallarına uyulduğunun denetlenmesi de kolay olmayacaktır (Zielonka, 2007) . Elitler ve sıradan vatandaşlar arasında eğitim, stratejik vizyon ve sınıfsal farklılıklar nedeniyle genişlemeye farklı bakış açıları vardı. Beşinci genişlemenin olacağının kesinleştiği dönemlerden başlayarak, hem mevcut üyelerin içinde hem de aralarındaki dayanışma bakımından Avrupa’nın sınırlarına gelindiği hissi yavaş yavaş artmaktaydı. Bu dönemde, insana ait bazı dinamiklerde, örneğin güvenme hissi, diğerlerinin i...

Devamini Oku

» Avrupa Birliğinin Beşinci Genişlemesi 4



Bazı gözlemcilere göre, hem mevcut üyeler hem de MDA ülkeleri, genişleme konusunda kendilerini mahkum hissetmişlerdir. Adayların, üyelik alternatifi olarak gidebilecekleri inandırıcı bir alternatifleri yoktu (Stawarska, 1999). Mevcut üyeler için de, MDA ülkeleriyle genişlemenin alternatifi olarak ancak yeni‐sömürgeci bir tür ilişki kurulabilirdi ki bu AB’nin tüm temel değerleriyle çelişmekteydi (Zielonka, 2007). Kısaca, çok hızlı bir şekilde genişlemenin olup olmayacağı (if) değil, ne zaman (when) olacağı konusu esas tartışma haline gelmiştir. Nitekim beşinci genişleme “inanılmaz bir hızda” gerçekleşmiş, müzakereler sadece 4 ila 6 yıl arasında sürmüştür. Sürecin önemli bir karakteristiği de, geçmişte yaratılan öncüllerin ve diğer müzakerelerden sirayet eden faktörlerin göz önünde tutulması gerektiğiydi (Schimmelfennig ve Sedelmeier, 2002). Örneğin, Yunanistan, İspanya ve Portekiz gibi ülkeler Soğuk Savaş bağlamında üye olurken, ekonomik amaçlara kıyasla, siyasi amaçlara öncelik verilmesinin öncülleri olmuşlardır. Aynı şekilde, beşinci genişlemede, Bulgaristan ve Romanya tam hazır olmasalar da üye yapılmışlardır. Her ne kadar ulusüstü topluluk inşasında belirli oranlarda çeşitlilik kaçınılmaz ise de doğuya doğru genişlemeyle 27 üyeli bir hale gelecek olan AB’nin, çok heterojen olacağı, sosyo‐ekonomik, siyasi ve kültürel bütünleşmenin önüne büyük zorluklar çıkaracağı biliniyordu. enm.blogcu.com. Bu genişleme, en azından kısa vadede Avrupa yönetişiminin merkezini, üyelerden ve yerel kaygılardan daha da uzaklaştıracaktı. Birliği yapısal olarak farklılaştıracaktı. Önemli alanlardaki yakınsamanın zaman alacağı belliydi. Örneğin hızlı b...

Devamini Oku

» Avrupa Birliğinin Beşinci Genişlemesi 3



Genişleme taraftarı siyasi liderlere göre, AB sadece Batı Avrupa ile sınırlandırılamazdı. Avrupa  bütünleşmesi tüm Avrupa’yı içine alan bir projedir ve jeopolitik gerçekler de ciddi bir alternatife izin vermemekteydi. Batı Avrupa’nın içinden geçtiği kötümserlik, kendinden ve moderniteden şüphe dönemine; yönetimin genel olarak popüler olmamasına; yetersiz büyüme oranlarının içinden bir türlü çıkılamamasına rağmen, AB’nin geri vitese atmadan hiç olmazsa olduğu yerde durması ve sonradan katılanların mevcut bütünleşme aşamasının ana parametrelerine kabul edilebilir seviyelerde yaklaşması beklenmekteydi. Tsoukalis’e (2006) göre, bu iyi kötü gerçekleştiği için, tarihsel kıstaslara göre, Avrupa’nın siyasi ve  ekonomik haritası iyiye doğru değişmiştir. 3. Mevcut Üyelerin ve Adayların Genişleme Sürecindeki Temel Amaçları AB’nin büyümesindeki ezeli geçerli formül, adayların daha müreffeh ve daha güvenli olma isteğidir (Mckay, 1996). AT/AB, üye ülkeleri ekonomik ve siyasi olarak birbirine bağlayarak bölgede istikrarın, barışın, refahın oluşturulması ve devamını sağlamak amacıyla yola çıkmıştı. Temeldeki mantık bütünleşme yoluyla ulus‐ devlet sisteminin yol açtığı sorunlardan kaçınmak ve onun çözmekte yeterli olmadığı büyük sorunlar için daha büyük bir yönetişim aracı yaratmaktı (Wiener, 2002). Süreç içerisinde, AB önemli aşamalardan geçtiyse de, bu amaçlar esas itibariyle beşinci genişleme için de geçerli olmuştur. Soğuk Savaş’ın bitmesi, MDA ülkelerine ‘Avrupa’ya tekrar dönme’ fırsatı sunarken, anti‐komünist ha...

Devamini Oku

» Avrupa Birliğinin Beşinci Genişlemesi 2



Eski üyeler, sadece maddi çıkarlara dayalı bir yol izleyemezlerdi; aynı zamanda, uygunluk (appropriateness) meşruluk ve ahlakilik, akrabalık görevi gibi değerlerle de sınırlandırılmışlardı. Sürecin, duygusal, normatif ve ideallerle ilgili bir boyutu da vardı. Söylemsel tuzaklanma, inşa edici kurucu  değerlere, normlara ve artık ritüelleşmiş topluluk söylemine göndermeler yaparak ilerledi; gönülsüzler de bu ilerlemeyi göz ardı edemediler (Schimmelfennig, 1999). Başlangıçtan beri, Avrupa Entegrasyonu, Avrupa çapında liberal‐demokratik devletler topluluğunun ortaya çıkması olarak meşrulaştırılmıştır. Dolayısıyla, genişleme taraftarı olan aktörler, norm bazlı argümanın uygulanmasının, AB’nin ‘kurumsal siyasi meşruluk standardı’ ile uyumu gereği olduğunu şiddetli bir şekilde ileri sürdüler. Bu söylem,  zamanla, genişlemeye karşı muhalefeti büyük oranda “susturmuştur” (Higashino, 2004). Milli çıkarlar ve güç değerlendirmeleri perspektifinden bakıldığında, AB genişlemesi gizemli değil, basittir. Üye ülkelerin liderleri, uzun dönemde ekonomik ve jeopolitik çıkarlarına olduğu için yeni adaylara evet demektedirler. Kısa vadede orantısız bir şekilde maliyetlerin çoğunu karşılamak zorunda kalacak çıkar gruplarının buna karşı çıkması sonucu değiştirmemektedir çünkü geçmişteki bir bütün olarak AB’nin çıkarına olan bütünleşme çabalarının eşit şekilde dağıtılamayan maliyetleri konusu nasıl çözüldüyse (pazarlıklar ağı); AB bu sefer de, sorunu çözecekti. Bu genişleme sonucu zarara uğrayacağını düşünen mevcut üyeler için de geçerli olmuş, diğer alanlarda (örneğin bölgesel politika aracılığıyla) tazmin ...

Devamini Oku

» Avrupa Birliğinin Beşinci Genişlemesi 1



Avrupa Birliğinin Beşinci Genişlemesi: Ana Temalar ve Faktörler Cengiz DİNÇ Yrd. Doç. Dr., Eskişehir Osmangazi Üniversitesi, İİBF Uluslararası İlişkiler Bölümü cdinc@ogu.edu.tr Avrupa Birliğinin Beşinci Genişlemesi: Ana Temalar ve Faktörler Özet Bu çalışmada, AB’nin beşinci genişlemesi üzerine yoğunlaşarak temel dinamikler, önem verilen konular, boyutlar ve faktörler; eski üyeler ve adaylar açısından genişlemenin beklenen en önemli etkileri, genel hatlarıyla incelenmeye çalışılmaktadır. Mevcut üyeler için, genişleme, daha büyük bir pazar, yatırım fırsatları ve istihdam anlamına geliyordu. Genişleme, dönüşümün esas yükünün adaylara bırakıldığı sancılı ve aşağılayıcı bir süreç olarak gizli tehditler içeriyordu. Adaptasyon sürecini başaramayanlar ‘Avrupalı değil’ diye tanımlanabilecekti. Genişlemenin teorik ve tarihsel arka planı, genişlemenin belirgin özellikleri; tarihsel ve duygusal boyutlar kısaca açıklanmıştır. Beşinci genişlemenin arz ve talep yönüne bakılmış, AB’nin temel amaçları konusunda kesin bir fikrinin oluşmamış olmasının olumsuz etkileri irdelenmiştir. Beşinci genişleme sürecinde eski üyeler genişleme taraftarı olanlar ve gönülsüzler olarak ikiye ayrılmışlardır. Genişlemenin mekanizması sıkı ve katı bir şekilde şarta bağlılık ilkesine dayanmıştır. Mevcut üyelerce, genişlemeye “hayır” demenin maliyeti de değerlendirilmiştir. Anahtar kelimeler: Avrupa birliği, AB’nin beşinci genişlemesi; şarta bağlılık. The Fifth Enlargement of the European Union: Major Themes and Factors Abstract While focusing on the fifth enlargement, this study tries to analyze the main dynamics, important issues, dimensions and factors in the process; the most importa...

Devamini Oku

» Döviz Kuru Tahmininde Yapay Sinir Ağlarıyla AlternatifYaklaşım 3



veriler ile karşılaştırılmıştır. Döviz kurunun kendi serisi üzerinde tahmin performanslarına bakıldığında hem öğrenme aşamasında hem de tahmin aşamasında yüksek performansa sahip oldukları şekilden görülmektedir. 5.4. Modellerin Karşılaştırılması Dünya ekonomisinde uygulanan para sistemleri incelendiğinde, temel amacın, dönemin ekonomik koşullarına uygun olarak dış ticaretin serbest bir şekilde yapılabilmesi için gerçekleştirilen düzenlemeler olduğu görülmektedir. Dünya ekonomi tarihindeki gelişmelere ve savaşlara bakıldığında bu konunun önemi açıkça görülmektedir. Döviz kurunu belirleyen değişkenler kullanılarak oluşturulan birçok model bulunmaktadır. Döviz kurunun belirlenmesinde kullanılan yapısal modellerden SGP Modeli, Parasal  yaklaşım Modeli ve Portföy Denge Modeli ile zaman serisi analizi yöntemlerinden biri olan ARIMA Modeli karşımıza çıkan modellerden birkaç tanesidir. Çalışmamızda, bu modellerin verileri kullanılarak YSA ile alternatif döviz kuru tahmini yapılmıştır. Bir tahmin modelinin geleceği ne derece doğrulukla öngörebileceği bazı kriterlerle test edilebilir. enm.blogcu.com. Tahmin doğruluk testi için tahmin dönemine ait değerler bilinmiyormuş gibi gözlem dışı bırakılır ve tahmin edilen modele dayanılarak bu dönemler için değişkenlerin alacağı değerler belirlenir. Tahmin performansını ölçmek için kullanılabilecek birçok metot bulunmaktadır. Farklı modeller kullanılarak yapılan öngörülerin ne derece güçlü olduğunun belirlenmesinde, modellerin tahmin sonuçlarından elde edilen hata terimlerinin istatistiklerinden yararlanılmaktadır. Elde edilen hata terimi istatistiklerinin değerlerine bakılarak aynı bağımlı değişkeni açıklamaya çalışan farklı modellerin &...

Devamini Oku

» Döviz Kuru Tahmininde Yapay Sinir Ağlarıyla AlternatifYaklaşım 2



4.2 Metodoloji Çalışmada üç farklı YSA modeli ile döviz kuru öngörüsü yapılmıştır. Birinci modelde girdi verileri olarak öncelikle zaman serileri analizinde olduğu gibi döviz kuru değişkenlerinin gecikmeli değerleri kullanılmıştır. İkinci modelde ise SGP öngörü modelinde kullanılan ekonomik verilerden yerli ve yabancı tüketici fiyat endeksi girdi verisi olarak, döviz kuru verileri ise çıktı (tahmin verisi) olarak kullanılmıştır. Son olarak kullanılan üçüncü modelde ise parasal model ekonomik verilerinden Türkiye ve yabancı ülkelerin enflasyon, para arzı (M1), faiz ve milli gelir ekonomik verileri girdi verisi, çıktı (tahmin) verisi olarak da döviz kurları kullanılmıştır. Bu üç modelin girdi verileri ile döviz kuru ilişkisi YSA’nın öğrenme tekniği ile  öğretilmiştir. Daha sonra bu üç model tahmin denklemleri oluşturularak tahmin performansları incelenmiştir. YSA tabanlı modelde ekonomik verilerin normalizasyonu aşağıdaki formül kullanılarak yapılmıştır [0, 1].     5. Ampirik Çalışma Sonuçları ve Tartışma 5.1. Zaman Serisi Döviz kuru zaman serisinin geçmiş yıllara ait aylık verileri kullanılarak YSA öngörü modeli oluşturulmuştur. Çalışmada USD ve EUR döviz kuru tahminleri yapılmıştır. Döviz tahmininde, YSA modelinde girdi verisi döviz kurunun kendi gecikmeli değerleri kullanılmıştır. Veriler iki kısma ayrılmıştır; USD tahmininde 338 verinin 199'u test, 139 tanesi ise tahmin verisi olarak kullanılmıştır. 199 adet geçmiş dönemlere ait USD verisi ile YSA'da eğitim seti oluşturulmuştur. Oluşturulan veriler YSA'da eğitime tabi tutulmuştur, eğitimi yapılan veriler ise 139 adet tahmin verisinde öğrenme performansı test edilmiştir. EUR tahmininde ise 132 ...

Devamini Oku

» Döviz Kuru Tahmininde Yapay Sinir Ağlarıyla AlternatifYaklaşım 1



Döviz Kuru Tahmininde Yapay Sinir Ağlarıyla Alternatif Yaklaşım Filiz ÖZKAN Dr., Sakarya Üniversitesi, Kaynarca MYO, fozkan@sakarya.edu.tr Döviz Kuru Tahmininde Yapay Sinir Ağlarıyla Alternatif Yaklaşım Özet Bretton Woods sisteminin 1971 yılında çökmesi ile döviz kuru öngörüsünde yeni bir döneme girilmiştir. Bu dönem sonrasında, ekonomik karar alma sürecinde önemli rolü olan döviz kurlarının tahmini, üzerinde  çalışılan önemli bir konu olmuştur. Bu çalışmada Yapay Sinir Ağları ile döviz kuru tahmininde alternatif çözüm yöntemleri aranmaktadır. Bu amaçla, döviz kuru öngörüsünde kullanılan zaman serisi modellerindeki "gecikmeli değerler" ve döviz kuru öngörüsünde kullanılan yapısal modellerden "Parasal model ve Satınalma Gücü Paritesi modellerinin değişkenleri" kullanılarak oluşturulan Yapay Sinir Ağları modellerinin tahmin performansları incelenmiştir. Çalışmada Türkiye'ye ilişkin Amerikan Doları ve Avro döviz kuru tahminleri yapılmıştır. Çalışmanın sonuçlarına bakıldığında döviz kuru değişkeninin gecikmeli değerleri kullanılarak oluşturulan Yapay Sinir Ağları modelinin en iyi öngörü gücüne sahip olduğu  görülmüştür. Bu modelden sonra en iyi performansa sahip  modelin ise Satınalma Gücü Paritesi değişkenleri ile oluşturulan Yapay Sinir Ağları modeli, en son olarak da Parasal modelin değişkenleri kullanılarak oluşturulan Yapay Sinir Ağları modeli olduğu  sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimler: Döviz kuru tahmini, yapay sinir ağlari, zaman serileri, parasal model, satinalma gücü paritesi. Alternative Approach to Exchange Rate Predictions through Artificial Neural Networks ...

Devamini Oku



Endüstri Mühendisligi

Facebook sayfamiza üye olun