» SiYASAL PAZARLAMA KARMASI ELEMANLARININ YERi VE ÖNEMi 2

Yayinlanma Zamani: 2012-01-16 20:03:00





Adaylar (Milletvekilleri)
Seçim kampanyaları yöntemleri ne kadar gelismis olursa olsun, partiler ve seçmenler için aday unsuru hiçbir zaman önemini kaybetmemektedir. Çünkü, seçmenleri etkilemenin en etkili yöntemi yüz yüze yapılan çalısmalardır. Aynı sekilde aday seçimlerinde, kisinin kendisi ön plandadır, yani seçim bölgesinde dogrudan seçim söz konusu oldugunda, kisinin rolü önemlidir. Kisisel özellikler seçim sürecinde belirleyici rol oynamaktadır.
Bir siyasi partinin kimligi, ideolojisi, imaj ve vitrini hakkında fikir veren ürün karmasından biri de gösterdigi adaylardır. Parti tercihlerinde adayların oynadıgı rol çok yüksek olmasına ragmen, bu durumdan duruma da degisir (islamoglu, 2002:129). Seçmen tek bir adayı olan bir partiyi tercih ettiginde, belki de kisisel olarak o adaya sempati veya güven duymuyor olabilir. Buna ragmen benimsedigi partinin adayı oldugu için ona oy verecektir. Ya da belli bir adayın fikirlerini begenmesine ragmen, adayın partisinin ülke yönetiminde güç kazanmasını istemedigi için oy vermeyebilir. Aynı zamanda seçmen partiyi begenmedigi halde de, adaya oy verebilmektedir (Butler ve Collins, 1994:24).
Siyasal pazarlamacıların sundugu ürün, adayın seçilmesi durumunda seçmenlerin
ortaya çıkacagına inandıkları, birçok potansiyel faydanın saglayacagı karmasık bir harmandır.
Vaat edilen temel faydalar adayın partisi tarafından resmi olarak telaffuz edilir.
Daha sonra reklâmlar ve medya tarafından halkın önüne çıkıslar saglanır. Adayın geçmisteki
durumu ve kisisel özellikleri de, seçmenlerin potansiyel fayda beklentilerini
etkiler. Aynı zamanda partinin imajı da, aday üzerinde etkili olur. Örnegin, Reagan
1984’teki seçimde, Reagan’ın kampanya grubu Mondale’in bir vergi artısı üzerine yaptıgı
konusmayı, zeki bir sekilde kullanmıslar ve Mondale’i Carter yönetimindeki ekonomik
durgunlukla ilintilemislerdir. Bu durum Mondale’in demokratlar arasındaki destegini
erozyona ugratmıstır (Niffenegger, 1988:17).
Ürünün hedeflenen pazar bölümüne uydurulması için, ürün biçimlendirmesi temelde
bir ürün yönetiminin isidir. Siyasal pazarlamada ise, bu rol siyasi danısmalar
tarafından yerine getirilir. Siyasi danısmanlar kampanya yönetimi, anketler, pazarlama,
bagıs toplama, reklâmlar ve halkla iliskiler gibi unsurlardan olusan tam bir aday hizmetleri
paketi sunarlar. Danısmanların aday imajına uyumlu ve etkili bir yön vermesinde
arastırmaların rolü oldukça büyüktür (Niffenegger, 1988:18).
Ayrıca adayın parti içi imajı da, parti üyeleri arasında da destek görmesi önemlidir.
Çünkü genelde adayların seçimlerinde yönetici kadrolarının, parti üyelerinin ve
partili seçmenlerin etkili oldugu bilinmektedir. Adaylar hangi yöntemlerle belirlenirse
belirlensin, önemli olan seçmen tercihini etkileyebilecek genel niteliklere sahip oldugunun,
belirlenme sürecinde göz önünde tutulmasıdır.
Siyasi parti veya adaylara bagımlılık, geleneksel pazarlamadaki ürüne bagımlılıktan
fazladır (O’Cass, 2001:1010). Bu bagımlılıgı saglamak için siyasal pazarlamacılar,
dikkatlerini ilk kez oy kullanacak seçmenlere yöneltmeleri konusunda partileri ve adayları
uyarmaktadırlar. Çünkü ilk kez oy kullanacaklar partiye kazandırılırsa, bu seçmenlerin
o partiye bagımlılıgı sürekli olabilmektedir. Bu nedenlerle partiler, seçmenlerin tercih
ettigi adaylarda ne tür özellikler aradıklarına ve ne gibi özelliklere dikkat ettiklerine  yönelik, kamuoyu arastırmaları yapmaları gerekmektedir. Ancak bu sekilde seçmenlerin
parti ve aday bagımlılıklarını saglayabilirler (Lees-Marshment, 2002:124).
Ancak adayların seçmen tarafından degerlendirilmesi ve talep edilmesi ile partinin
adayı degerlendirmesi ve talep etmesi arasında bazı farklılıklar bulunmaktadır. Seçmenler
adayı degerlendirirken kendi açısından degerlendirme yapmaktadır. Oysa partiler
degerlendirme yaparken, aday partiyi temsil etmekte, partiyi iktidara tasımakta ve iktidardaki
basarısına katkı saglamak gibi faktörleri göz önünde bulundurarak degerlendirme
yapmaktadırlar. Seçmenlerin adayda aradıkları özelliklerden farklı olarak, partilerin
de adaylarda aradıkları bazı özellikler vardır. Bunlar, aday kisisel oy potansiyeline sahip
olmalı, toplumla iliskilerinde ve iletisiminde basarılı olmalı, iyi bir üne ve imaja sahip
olmalı, yüz kızartıcı bir geçmisi olmamalı v.b. gibi özelliklerdir.
Adaylar, seçmenler tarafından degerlendirilirken, olumlu reklâmların pozitif etkisi
oldugu gibi, olumsuz reklâmlarında negatif yönde bir etkisinin oldugu unutulmamalıdır.
Hatta aday hakkındaki negatif bilginin, aday tercihlerinde pozitif bilgiden daha etkili
oldugu söylenmektedir (Klein, 2005:131).
Aday partiye yakısmalıdır. Yapılan bir arastırmada sol partinin merkez sagdan bir
aday göstermesi durumunda %70 oranında negatif etkiyle karsılasması söz konusu oldugunu
göstermektedir. Seçmen her siyasi partiyi kendi bulundugu ya da temsil ettigi
misyon içerisinde görmek istemektedir. Partilerin aday, adayların parti belirleme sürecinde
siyasal doku uyusması önemlidir (Özsoy, 2004:24). Tabi ki bu parti-aday uyusmasının
yerel seçimde gösterilen adaylar üzerindeki etkisinin daha fazla oldugunu görmek
zor degildir.
GENAR tarafından on dört ilde 2527 kisi ile yüz yüze görüserek gerçeklestirilen
arastırma, yerel seçimlerde aday faktörünün parti tercihinden iki kat daha fazla önemli
oldugunu göstermistir. Arastırmada seçmenlere; yöneltilen “28 Mart 2004’te yapılacak
olan yerel seçimlerde partiler mi daha öncelikli olacak, yoksa adaylar mı?” sorusuna
seçmenlerin %63,8’nin “adaylar” cevabı verdigi görülürken, partiler cevabını verenlerin
oranının %32,3’te kaldıgı görülmüstür (Özsoy, 2004:25).
Siyasal Fiyat
Siyasal pazarlamada seçim kararını etkileyen gerçek bir fiyattan söz etmek mümkün
degildir. Fiyat, sadece “taahhüt edilen hizmetler karsılıgı seçim zamanı adaya ya da
partiye verilen oy, üye aidatları ve partiye/adaya yapılan hizmetlerdir” (Tek, 1997:447).
Geleneksel pazarlamada ürün ve hizmet karsılıgı bir fiyat talep edilmektedir. Siyasal
pazarlamada ise belli bir partiye ya da adaya oy vermenin bir fiyatı yoktur. Ancak seçim
kararı uzun dönemli kisisel maliyetlere yol açmaktadır. Siyasal pazarlamada fikirler,
kisiler, politikalar, partiler pazarlanmaktadır. Bunun karsılıgında fikrin ya da adayın
benimsendigini gösteren oy söz konusudur. Siyasal ürün seçmen tarafından satın alındıgında
ya da kabul gördügünde karsılıgında oy kazanılır (Henneberg, 2006:228).
Siyasal iktidar kendi yasam sürelerini uzatmak, seçmenlerde kendi gerçek gelirlerini
artırmak için çaba içerisindedirler. Dolayısıyla kamu gelirleri ve kamu giderleri ile
ilgili kararlar aracılıgı ile seçmen tercihlerinin yönlendirilmesi arasında önemli bir iliski
kurulabilir. Hangi kamusal malların üretilecegi, hangi hizmetlerin gerçeklestirilecegi ve
bundan dogan harcamaların nasıl karsılanacagına iliskin ortaya konulan alternatif yollar ve etkinliklerini siyasi partinin pazarlama kararları ile dogrudan iliskisi bulunmaktadır.
Özellikle kamu gelirlerinin saglanması ile ilgili kararları alırken ve uygularken seçmenlerin
gösterecekleri anlayıs veya tepkilerin arastırılması sonucunda daha etkili pazarlama
politika ve stratejileri gelistirebilir. Fertlerin kamu harcamalarına katılmaları karsılıgında
topluma götürülen hizmetlerin yaratacagı yararlar seçmen ve kamuoyu psikolojisini
etkilemektedir (Tan, 2002:46). Kamu gelirleri ve giderleri siyasal iktidarın kamu hizmetlerini
yürütmesinde önemli birer araçtır. Bunların miktarı, niteligi, alanı ve kapsamı
üzerinde ayarlamalar yapılması suretiyle önemli ekonomik ve sosyal etkiler yaratılabilir.
Bu ayarlamaların pazarlama kararlarıyla birlikte düsünülmesi siyasi partinin seçimlerdeki
basarı oranını arttırabilecektir. Çünkü siyasi partinin vaat ettigi toplumsal mal ve
hizmetlerin finansmanına toplum bireylerinin katılım oranı o mal ve hizmetlere dolayısıyla
vaatte bulunan siyasi partiye olan talebi genis ölçüde etkileyebilir (Çiftlikçi,
1996:133).
Ayrıca, siyasi partilerin finansmanında mali kaynakların saglanabilmesi için piyasa
stratejisi olusturulur (Marland, 2003:107). Bu stratejiler sonucunda fon bulma yolları
belirlenir. Burada dikkat edilmesi gereken husus, siyasi partilerle ilgili bir dizi yasanın -
partilerin finansmanı ile ilgili yasanın- var olmasıdır. Bu sebeple siyasi partilerin finanse
edilmesinin birçok sınırı ve türleri vardır. Bunlar, üyelik aidatı, partiye kayıt ücreti,
bagıslar ve devlet destegidir (Schröder, 2004:282).
Siyasal Dagıtım
Siyasal pazarlamada dagıtım, siyasi ürünlerin ve bunlara iliskin mesajların (parti
programı, lider, aday, uygulamalar, örgüt) seçmen kitlelerine en kısa yoldan, en uygun
zamanda, en ekonomik ve etkin biçimde ulastırılması sürecidir. Bu iki sekilde gerçeklestirilebilir.
Birincisi, parti kadrolarının hiçbir aracı kullanmadan seçmenlere dogrudan
ulasmalarıdır. ikincisi ise, kadroların bir takım aracılar kullanılarak seçmenlere ulasmalarıdır
(islamoglu, 2002:135).
Birinci yolun üstünlügü, ürünlerin fikirlerin baskaları tarafından degistirilmeden
seçmenlere ulastırılmasını, mesajların denetim altında tutulmasını, eksik ya da yanlıs
algılamaların önüne geçilmesini saglamasındadır. Ancak, maliyeti son derece yüksektir.
ikinci yol ise, birinci yolun avantajlarının tersine dezavantajlara sahiptir. Ancak, maliyeti
düsüktür. Bu yolla, daha kısa zamanda daha düsük maliyetle daha fazla sayıda seçmene
ulasılır.
Dagıtım kanalı, siyasi partinin ürünleri olan adayları, fikirleri, ideolojileri, politikaları,
ülke sorunlarına iliskin çözüm önerileri ve bütün söz ve vaatleriyle ilgili mesajlarının
siyasi partiden, hedef kamuoyuna dogru akısında izlenilen yoldur. Siyasi partiler
çesitli eylemler yaparak mesajların akısını saglar ya da siyasi partiyle hedef kamuoyu
arasına çesitli kisiler ve örgütler girer ve çesitli eylemler yaparak bilginin akısı saglanır.
Siyasi ürünler birbiri ardına dizilmis çesitli örgütlerden geçerek, sanki belli bir yol izleyerek
hedef kamuoyuna ulasırlar. Siyasi parti ile hedef kamuoyu arasında yer alan örgütler,
siyasi partinin kendi içinde olusturdugu birimler, bölümler ve siyasi parti dısında yer
alan iletisim araçları olmak üzere iki grupta toplanabilir. Adayların ve partilerin fikriyatı,
politikaları hedef kamuoyuna veya hedef pazara ulastırılması için iletisim araçlarının
rasyonel bir biçimde kullanımı önemlidir. Bir baska deyisle, iletisim araçları sadece tutundurma aracı olarak degil, aynı zamanda dagıtım kanalı olarak ta düsünülebilir (Limanlılar,
1991:37).
Siyasal pazarlama faaliyetleri yerine getirilmesinde birçok kisi ve kuruluslar rol
oynamaktadır. Siyasi partilere hukuki, iktisadi ve yönetsel açıdan baglantılı birçok kanal
üyesi mevcuttur. Bu üyeler adaylar, siyasi parti örgütleri, üyeleri ve gönüllüler, siyasi
parti çalısanlarıdır. Seçmene ulasma yöntemlerinde dagıtım kanallarının kullanımı ise,
parti ile ilgili organizasyonlar olarak görülmektedir. Bunlar mitingler, ev ve is yeri ziyaretleri,
aksam yemekleri, kadın ve gençlik kollarının çalısmaları, mahalli geziler gibi
faaliyetlerdir.
Tutundurma
Tutundurma, siyasal pazarlama karması içerisinde çesitli formları ile en açık özelligi
olan pazarlama aracıdır (Henneberg, 2002:18). Genel pazarlama kavramı olan tutundurma
kavramını, siyasal pazarlama karması elemanı olan tutundurma kavramına
uyarladıgımızda, bir siyasi partinin, aday ya da söz-vaatlerinin benimsenmesini kolaylastırmak
amacıyla, siyasi örgütler tarafından yürütülen, seçmeni ikna etme amacına
yönelik, bilinçli, programlanmıs ve esgüdümlü faaliyetlerden olusan bir iletisim süreci
olarak tanımlanabilir.
Siyasi partiler ve adaylar, parti örgütleri ve bagımsız siyasi gruplarca yürütülen
promosyon kampanyalarını temel alarak, seçim sonuçlarını yüksek oranda etkilemeyi
düsünmektedirler. Seçim kampanyalarına yapılan harcamaların miktarının yüksekligi ile
seçimi kazanma arasında bir paralellik olduguna inananlar bulunmaktadır. Seçmenler
tarafından tanınmayan bir adayın yüklü promosyon harcamasıyla, seçimi kazandıgına
iliskin örnekler bu düsünceyi destekler niteliktedir. Bazıları ise promosyon harcamalarının
oy verme eylemini çok az etkiledigine inanırlar (Soley ve Reid, 1982:147). Tutundurmaya
yönelik yapılan harcamaların seçmenlerin davranıslarını etkiledigine yönelik
birçok çalısma mevcuttur. Aynı sekilde ABD’de yapılan seçimlerin büyük kısmında,
seçim kampanyalarına yapılan harcamanın yüksekligi, seçim sonuçlarını etkiledigi görülebilmektedir.
Tutundurmanın, diger bir degisle oy arttırıcı çabaların siyasi hayatta büyük etkisi
vardır. Siyasi ürünler, siyasi parti ile seçmenler arasında bir köprü görevi görse de, bu
üretilen adayın, söz ve vaatlerin üstünlükleri ve farklılıklarını seçmenlere duyuramayan
siyasi partinin basarısı sınırlı ve tesadüflere baglı kalacaktır.
Günümüzde iki trend ortaya çıkmaktadır. Bu trendin ilkinde, parti sınırları içerisinde
parti araçları ve kampanyalar üzerinde daha merkezi bir yapı bulunmaktadır. Bu
durumda, parti çalısanların ve adayların rolleri daha çok verilen görevleri yerine getirmeye
yönelik olup, partinin yapısı ve mesajları daha tek düzen hale gelmektedir. Parti
içerisinde kitle iletisim araçları ve pazar arastırması danısmanları ile daha sıkı iliskiler
ortaya çıkmaktadır. ikincisinde ise, kampanya kararları, geleneksel parti ideolojileri
tarafından tanıtılan, parti liderlerinin tek baslarına alacakları bir karar olmaktan çıkmaktadır.
Kalıcı reklâmların öncelikleri, hükümet olmadan önce, bir partinin politikalarının
yerlestirilmesini gerektirmektedir. Kalıcı kampanyaların devamlılık gösteren yapıları ve
medyanın siyaseti etkileme gücü, parti stratejisinin vurgu noktasını imaj ve sunuma
dogru kaydırmıstır. Partiler mesajlarını daha iyi yansıtabilmek için, tıpkı ticari isletmeler gibi, Pazar arastırması tekniklerinden genis bir biçimde yararlanmaya baslamıslardır
(Sparrow ve Turner, 2001: 985).
Seçmenlerin tutumlarını partiye karsı olumlu biçimde yönlendirmek, parti ile seçmenleri
özdeslestirmek ve partiyi seçmen zihninde en üst pozisyonda konumlandırmak
için yürütülen iletisim süreçleri; kisisel propaganda, reklâm, halkla iliskiler, oy artırıcı
araçlardır.
Propaganda
kna edici iletisim türlerinden biri olan ve daha çok siyasal iletisim anlatmada kullanılan
propaganda dikkat dagılımını etkileyerek, dikkatlerin belli konulara çekilmesine
yönelik bir etkileme aracı olarak tanımlanır. ilke olarak, bu iletisim türünde bilgi vererek
düsünce ve davranıs degisimi istenmektedir. Propagandanın somut amacı ise, karsılıklı
anlayıs yaratmak yerine, önerilen düsünce veya davranısı kesin kabulü saglanmasına
yöneliktir. Etkin bir siyasal propagandanın dört temel sartı vardır (Altıntas, 2001:42).
• Kitlenin dikkati saglanmıs olmalıdır.
• Kitlenin güveni saglanmıs olmalıdır.
• Egilimler (tutum, davranıs) göz önünde tutularak, propaganda ile yaratılmak
istenen degisiklikler, kitlelerin içinde bulundugu anda besledigi umut ve bekleyisler,
hos görünen alternatifler olarak sunulmus olmalıdır.
• Kitleler içinde bulundugu ortamda, degismenin gerektirecegi eylem yönünde
harekete geçmeye elverisli olmalıdır.
Propagandanın basarılı olmasının temel kosulu, mesaj kaynagının bilinmemesi ve
mesaj tasıyıcılarının inandırıcı olmasıdır. Bireyin savunmaya geçmeden mesajı algılaması
ve tarafsız olarak bu mesajı yorumlaması saglanmalıdır. Bu nedenle mantık süreçleri
iyi analiz edilmeli ve mesaj kanıtlarla desteklenmelidir. Aynı zamanda propaganda
özenli bir çalısma ve planlanmaya dayandırılmalıdır (islamoglu, 2002:142). Ayrıca
propaganda, karsı propagandanın yapılabilecegini dikkate alarak hazırlanmalıdır. Bu
sekilde propagandanın kolayca çürütülebilir, yalanlanabilir ve çarpıtılabilir nitelik tasıması
engellenebilir.
Propagandanın basarılı olabilmesi için, ortaya atılan konuyu, iddiayı dagıtmamalı
ve konsantrasyon yüksek tutulmalıdır. Propaganda bir düsünce, bir sembol veya bir
insan üzerinde veya çevresinde toplanmalıdır. Propaganda ayrıntılara elden geldigince
az inmeli, konuyu bir bütün olarak en çarpıcı biçimde sunmalıdır.
Reklâm
Amerikan Pazarlama Birligi’nin tanımına göre reklâm, herhangi bir ürünün, hizmetin
ya da düsüncenin bedeli ödenerek ve bedelin kim tarafından ödendigi anlasılacak
biçimde yapılan ve kisisel satıs ve halkla iliskiler dısında kalan tanıtım faaliyetleridir.
Kitlelere ulasmadaki basarısı nedeniyle reklâm, siyasette de önemli bir rol oynamaktadır.
Özellikle seçim kampanyaları vasıtasıyla, hedef kitlelere siyasi partinin, adayın
benimsetilmesi ve tanıtılması sürecini gerçeklestirir. Reklâm siyasi ürünü, örgütü,
lideri ve ideolojiyi tanıtır. Siyasi partinin, adayların ve vaatlerin tanıtımı, benimsetilmesi ve oy hacminin artırılması amacı dogrultusunda reklâm, su amaçları gerçeklestirmektedir
(slamoglu, 2002:150; Tan, 2002:87; Fill,1999:281):
• Yeni bir lideri, programı, uygulamayı ve bunların sonuçları hakkında kamuoyunu
bilgilendirir.
• Siyasi partinin ve adayların imajını yaratmak ve hedef kitlenin bagımlılıgını
saglamak.
• Yanlıs ve olumsuz izlenimleri ortadan kaldıracak bilgileri aktarır. Seçmenlerin
korku ve endiselerini giderici bilgiler verir.
• Seçmenleri bilgilendirerek, yenilikleri tanıtır.
• Partinin, liderin, adayların ve siyasi ürünlerin hatırlanmasına, gelecekteki siyasi
ürünlerin tanıtılmasına ve siyasi partinin ilk akla gelen parti olmasını saglamaya
yönelik bilgileri verir.
• Kisisel propaganda ile ulasılamayan kisilere ulasmayı saglamak.
• Seçmenleri siyasal katılıma tesvik etmek.
Reklâm aracını ve medyanın seçimi, reklâm yöneticisinin yapacagı en zor islerden
biridir. Etkili bir medya iliskisi kurarak, duyurmak istedikleri mesajları hedef kitleye
iletirler ve bu suretle, toplumun belli kesimleri ile karsılıklı anlayısa ve isbirligine dayanan
bir köprü meydana getirirler (Fill,1999:286). Modern demokrasilerde, medya sadece
bir mesaj kanalı degil, aynı zamanda siyasal sürecin katılımcı bir aktörü görevini üstlenmektedir.
Reklâm tekniklerinin siyasete uygulanması, adaylar ve siyasi partilere yeni imkânlar
kazandırmaktadır. Bu tekniklerin siyasete uygulanması, seçmenlerin siyasete ilgisini
daha da artırmıstır (Özsoy, 2001:10). Bu ilginin artırılmasını saglamak, reklâm araçlarının
etkin kullanımı ile mümkündür. Reklâm araçlarının seçimi ve kullanım özellikleri de
reklâmın etkinligini etkilemektedir. Bu araçların özellikleri ve hedef kitleyi etkileme
düzeyleri farklılık arz eder.
Halkla iliskiler
Halkla iliskiler, özel ya da tüzel kisilerin belirlenmis kitlelerle dürüst saglam baglar
kurup gelistirerek, onları olumlu inanç ve eylemlere yöneltmesi, tepkileri degerlendirerek
tutuma yön vermesi, böylece karsılıklı yarar saglayan iliskiler sürdürme yolundaki
planlı çabaları kapsayan bir yöneticilik sanatıdır (Asna, 1997:214).
Toplumun destegini ve güvenini saglamak gerek partiler gerekse de adaylar için
büyük önem tasımaktadır. Halkla iliskiler çalısmalarının siyasal pazarlamadaki hedefi,
seçmenler ve parti örgütünde görev yapanlar, sendikalar, çesitli baskı ve çıkar grupları
ile iletisim saglamaktır. Siyasal pazarlamada halkla iliskilerin temel amacı, verimli bir
iletisim kurup, parti- aday ile seçmenler arasında olumlu beseri iliskiler yaratmak ve
kendi faaliyetleri hakkında seçmenlere bilgiler vererek iyi bir imaj kazanmaktır.
Siyasal halkla iliskiler, partinin ve adayın izlemekte oldugu yolun halka benimsetilmesi,
çalısmalarının sürekli ve tam olarak halka duyurulması, uygulamalara karsı
olumlu bir hava yaratılması, bunun yanı sıra halkın ne düsündügünün ve seçmen olarak
beklentilerinin neler oldugunun hayata geçirilmesi sürecidir (Özsoy, 2004:51).

Halkla iliskiler, seçim kampanyası döneminde, diger tutundurma elemanları ile
birlikte ele alınır ve stratejiler bu sekilde belirlenirse daha etkili sonuçlar elde edilebilinir.
Halkla iliskilerin seçim kampanyalarında iletisim ile ilgili bazı islevleri vardır (Oktay,
2002:77):
• Haber degeri olan öykülerin ve kurgusal olayların planlanması ve duyurum
çabalarının örgütlenmesi
• Haber medyası ve yayıncıları ile iliskilerin örgütlenmesi
• Hedeflenen aday kimliginin yapılandırılmasında, köse yazarlarına bilgi akısını
saglamakta etkin olmak ve bu anlamda haber akısını denetlemektir
• Aday ya da partinin, gündemi etkileme çabalarının yönlendirilmesi
• Aday tartısma oturumları, basın toplantıları, seçim gezileri ve mitinglerin,
medya da aday ve parti lehine yer almasını kolaylastırıcı haber degeri içeren
öyküleri olusturmak
• Adayın kitle iletisim araçlarının dogasına uygun olarak sunumunun tasarlanması.
Halkla iliskiler diger tutundurma yöntemlerine göre daha az maliyetlidir. Çünkü
desteklenen hiçbir mesaj içerigi için, medya alanı ve zaman maliyeti yoktur. Halkla
iliskiler iyi düzenlenebilir ve yürütülürse, seçmen üzerindeki etkisi reklâmdan güçlü
olur. Halkla iliskiler faaliyetleri belirli promosyonlarla desteklenirse, psikolojik etkisi
daha fazla olur (islamoglu, 2002:158).
Oy Artırıcı Çabalar
Siyasi partiler kamuoyunun sempatisini kazanmak amacıyla sosyal, kültürel, sportif
ve bilimsel her alanda yapılan faaliyetlere katılarak olumlu bir izlenim yaratmaya
çalısırlar. Bu amaçla yarısmalar düzenleyerek, kamuoyunun yararına faaliyet gösteren
sosyal kurulusların (dernek, kulüp) yönetimlerinde görev alarak, maddi kaynak saglarlar.
Fuar, sergi, festival gibi organizasyonlara katılarak, seminerler, konferanslar ve
bilimsel toplantılar düzenleyerek kamuoyunun her bölümüne siyasi partinin tanıtımını
saglayabilirler (Tan, 2002:62). Bu tür etkinlikleri düzenleyerek, kamuoyuna bizler sizin
gibi düsünüyor, sizin hoslandıgınız seylerden zevk alıyoruz imajını vermek, böylece oy
oranlarını artırmayı amaçlamaktadırlar. Ayrıca siyasi partiler, seçmenlere hediyeler,
ikramlar, ücretsiz konserler gibi hizmetler de sunmaktadırlar.
SONUÇ
Siyasal pazarlama teorisinde siyasal pazarlama karması elemanları büyük önem tasımakta
ve temel yapısını olusturmaktadır. Siyasi partilerin, siyasal pazarlama karması
elemanlarını kullanma düzeyleri birbirlerinden farklılık göstermekte, bu farklılıkların
seçim sonuçlarına oy yüzdesi olarak yansıdıgını söylemek mümkündür.
Seçim kampanyalarında siyasal pazarlama karması elemanlarını dogru ve etkin
kullanan siyasi partiler rakiplerine göre daha basarılı olacaktır. Aynı zamanda siyasi
partiler, parti programlarını, adaylarını ve aksaklıklara getirdikleri çözüm önerilerini
seçmen kitlesine dogru araçlar kullanarak iletmedeki basarıları da istedikleri oy yüzdesini
elde etmelerinde ve rakiplerine göre farkındalık ve bilinirlik yaratmada etkin rol
oynayacaktır.

KAYNAKÇA
ALTINTAS, Hakan Murat (2001), “Politik Pazarlama ve Politik Pazarlamada Yer Alan
Konular Üzerine Genel Bir inceleme”, Amme idaresi Dergisi, Cilt.34(1):33-50.
ASNA, Alaeddin (1997), Halkla iliskiler, Sabah Yayınları, Ankara
BOWLER, Shaun, DONUVAN Todd ve FERNANDEZ Ken (1996), “The Growth of
the Political Marketing industry ana the California inititative Process”,
European Journal of Marketing, 30(10/11):166-178.
BÖRÜ, Deniz ve GÜNESER, Begüm (2005), “Liderlik Tarzının Çalısanın is Tatmini ile
iliskideki Rolü”, Hacettepe Üniversitesi i.i.B.F. Dergisi, 23:135-156.
BUTLER, Patrick and COLLiNS, Neil (1994), “Political marketing: Structure ana
Process”, European Journal of Marketing, 28(1):19-34.
ÇiFTLiKÇi, Ahmet, (1996), Siyaset Pazarlaması ve Siyasi Partilerin Malatya’daki
Uygulamaları, Yayınlanmamıs Doktora Tezi, i.Ü.Sosyal Bilimler Enstitüsü.
FILL, Chris (1999), Marketing Communications, Prentice Hall, Barcelona.
UYGUR, Akyar ve GÖREL, Ramazan (2005), Yönetim ve Organizasyon, Nobel Yayınları,
Ankara.
GRÖNROOS, Christian (1994), “From Marketing Mix to Relationship Marketing”,
Management Decısıon, 32(2):4-20.
GÜNEY, Salih (2001), Yönetim ve Organizasyon, Nobel Yayınları, Ankara.
HARRIS, Phil (2001), “To Spin or Not to Spin, That ise the Question: The Emergence
of Modern Political Marketing”, The marketing Review, 2:35-53.
HENNEBERG, Stephan C. (2004), “The Views of an advoctus Dei: Political marketing
and its Critics”, Journal of Public Affairs, 4(3): 225-243.
HENNEBERG, Stephan C. (2006), “Strategic Postures of Political Marketing: An
Exploratory Operationalization”, Journal of Public Affairs, 6(1):15-30.
iSLAMOGLU, Ahmet H. (2002), Siyaset Pazarlaması Toplam Kalite Yaklasımı, Beta
Yayıncılık, istanbul.
KLEIN, Jill G. (2005), “Negativity in the Evaluation of Political Candidate”, Journal of
Marketing, 69:131-142.
LEES- MARSHMENT, Jennifer (2001), “The Product, Sales Ana Market – Oriented
Party “European Journal of Marketing, 35(9/10):1074-1084.
LEES-MARSHMENT, Jennifer (2002), “Marketing the British Conservaties: 1997-
2001”, Journal of marketing Management, 17:929-941.
LiMANLILAR, Mehmet (1991), “Siyasal Pazarlama”, Pazarlama Dünyası Dergisi,
Yıl.5(39), Eylül-Ekim, s.29-39.
MARLAND, Alex (2003), “Marketing Political Soap: A Political Marketing View of
Selling Candidates Like Soap, of Electioneering as a Ritual and of Electoral
Military Analogies”, Journal of Public Affairs, 3(2):103-115.
NIFFENEGGER, Phillip B. (1988), “Strategıes for Success From The Political
Marketers”, Journal of Services Marketing, 2(3):15-21.

O’CASS, Aron (2001), “Political Marketing: An Investigation of the Political Marketing
Concept ana Political marketint orientation in Australian Politics”, European
Journal of Marketing, 35(9/10):1003-1025.
O’SHAUGHNESSY, Nicholas (2001), “The Marketing of Political Marketing”,
European Journal of Marketing, 35(9/10):1047-1057.
O’SHAUGHNESSY, Nicholas (2002), idea of Political Marketing, Greenwood
Publishing Group. (Bkz.http://site.ebrary.com.).
OKTAY, Mahmut (2002), Politikada Halkla iliskiler, Der Yayınları, istanbul.
ÖZSOY, Osman (2001), Politik Propaganda Teknikleri, Alfa Basım Yayın, istanbul.
ÖZSOY, Osman (2004), Basarılı Siyasetçinin El Kitabı, Hayat Yayıncılık ve iletisim
Hizmetleri, istanbul.
REiD, David M.(1988), “Marketing the Political Product”, European Journal of Marketing,
22(9):34-47.
SCHRÖDER, Peter (2004), Siyasal Stratejiler, (Çev. Seyma Akın, M.Ali Can), Liberte
Yayınları, Ankara.
SOLEY, Lawrence C. and REID, Leonard N., (1982). “Promotional Expenditures in
U.S.Congressional Elections”, Journal of Public Policy and Marketing,
1(1):147-155.
SPARROW, Nick and TURNER John (2001), “The Permanent Campaign”, European
Journal of Marketing, 35(9/10):984-1002.
TAKViM (27 Haziran, 2007), Politika Degil Vaat Yarısı. (Abdullah Özkan)
TAN, Ahmet (2002), Politik Pazarlama, Papatya Yayıncılık, istanbul.
TEK, Ömer Baybars (1997), Pazarlama ilkeleri,7. Basım, Cem Ofset, istanbul.
TEKiN, Üzeyir (2004), AK Parti’nin Muhafazakar Demokratik Kimligi, Orient Yayınevi,
Ankara.
WRING, Dominic (2002), “Conceptualising Political Marketing: A Framework for
Election –Campaign Analysis”, (Editor, Nicholas J. O’Shaughnessy), Idea of
Political Marketing, Greenwood Publishing Group

 

Sonraki Konu :


Duyuru

Facebook sayfamiza üye olun


Duyuru
Sitemizde güncelleme çalismalari devam etmektedir.
Görüs ve önerilerinizi bizimle paylasabilirsiniz ! mail adresimiz : endustrimuhendisligi@hotmail.com