Endustri Muhendisligi Sitesi


Sitemizde Endüstri Muhendisligi ve iliskili oldugu dallar olan Isletme ,Iktisat , Makine Mühendisligi ,Ergonomi , Yöneylem Arastirmasi , Üretim, Kalite vs. ile ilgili makaleler ,ödevler ve Tezler bulacaksiniz.Amacimiz arastirma yapan, ödev yada Tez hazirlayan yada ögrenmek isteyen herkes icin kaynaklari biraraya toplamaktir.Sizde elinizdeki kaynaklari paylasmak isterseniz endustrimuhendisligi@hotmail.com adresini kullanabilirsiniz.Tum yazilara ulasmak icin BU LİNKİ kullaniniz
Google


Web
enm.blogcu.com

SITEDEKI TÜM YAZILAR

Önemli Not : Sitemde onca emekle yayimladigim yazilarimin baska sitelerce (özellikle forumlarda endustri mühendisligi topiklerinde) tekrar yayimlandigini görüyorum. Bu arkadaslardan ricam, yazilari yayimliyorsunuz, bari en azindan kaynagin bu site oldugunu belirtin. Lütfen emege biraz saygi!!

11/11/2007

Uretim Yonetiminde Sistem Yaklasimi Nedir

ÜRETİM YÖNETİMİNDE SİSTEM YAKLAŞIMI

 

Genellikle dar anlamı ile yalnızca endüstriyel işletmelerdeki yapım faaliyetleri için kullanılan, ancak gerçekte mal ve hizmet üreten tüm işletmelerdeki faaliyetleri ifade eden "üretim fonksiyonu"nun yönetimi, sistem yaklaşımının yaygın ve etkin bir biçimde uygulandığı tipik bir yönetim alanıdır. Bu yaklaşım, üretim yönetimi sorunlarının anlaşılmasında ve çözümlenmesinde önemli bir aşama olarak nitelendirilebilir.

 

Bu bölümde, öncelikle üretim ve üretim yönetimi kavramlarının tanımlanmasına yer verilecek; üretimde sistem yaklaşımı ve bu yaklaşımın gerekliliği üzerinde durulacaktır. Daha sonra, genelleştirilmiş bir üretim modeli ortaya konularak üretimin işletme sistemi içindeki yeri, diğer alt sistemlerle ilişkileri ve kendi alt sistemleri incelenecektir. Bu bölümde son olarak, bir üretim sistemi analizinin başlıca aşamaları ve analizde yararlanılan bazı önemli modeller tanıtılacaktır.

 

1. ÜRETİM VE ÜRETİM YÖNETİMİ

 

Üretim, dar anlamda, makine, insan ve malzeme kullanımı yoluyla bir fiziksel varlığın yapımı veya bir hizmetin ortaya konulması olarak tanımlanmaktadır. Üretimin temel amacı, insan isteklerinin karşılanmasıdır. Üretim, bir işletmenin temel fonksiyonlarından biridir ve insanın elde etmek ve yararlanmak istediği mal ve hizmetlerin sunumu ile ilgilidir[1]. Üretim faaliyetleri üretim faktörlerinin fiziksel, kimyasal, teknolojik ve ekonomik değişikliklere uğratılarak mamul haline getirilmesi amacıyla yürütülür ve yerine getirilirler[2].

 

Üretim yönetimi ise, üretim faaliyetlerinin örgütlenmesi, yürütülmesi ve denetlenmesi ile ilgili bir kavramdır. Daha açık bir ifadeyle, üretim yönetimi, mal ve hizmetlerin istenilen kalite standartlarında, istenilen zamanda ve en düşük maliyetle elde edilebilmesi için gerekli karar-alma ile ilgilenen bir işletme fonksiyonudur.

 

Üretim yönetimi, örgütlü çalışmanın tüm biçimlerine uygulanabilir. Üretim, yalnızca imalat ile sınırlı değildir. Bunun sonucu olarak da üretim yönetimi imalat süreçlerinin yönetimi ile sınırlanmamıştır. Mal ve hizmetlerin üretilebilmesi için gereken tüm faaliyet sistemleri, bugünün üretim yönetiminin birer parçasıdır, imalat da üretim yöneticisinin karşı karşıya bulunduğu sistemin çok sayıdaki alt sistemlerinden yalnızca bir tanesidir[3].

 

Bir sistem olarak üretim, Şekil 1. yardımıyla temel unsurları ile birlikte açıklanabilir. Buradan da görülebileceği gibi, üretim sisteminin insan ve doğal kaynaklar-malzemeler olmak üzere iki temel girdisi bulunmaktadır. Beşeri ve maddi kaynaklar olarak da ifade edilebilecek bu iki temel girdi; işgörenler, yöneticiler, hammadde ve malzemeler, makine-teçhizat ve enerji gibi tüm üretim faktörlerini kapsamaktadır. Üretim sisteminin başlıca çıktıları ise, mal ve hizmet biçimindeki ürünler, sağlanan bilgi ve deneyim birikimleri ve ortaya çıkan artık maddelerdir. Bir üretim sisteminde ayrıca, insana, bilgiye ve çevreye ilişkin olmak üzere üç tür geriye bilgi akışı (geribesleme) bulunmaktadır[4].

 

 

  

2. ÜRETİM YÖNETİMİNDE SİSTEM ANLAYIŞI

 

Bir üretim süreci, bir dizi işlemin bir araya gelmesi ile oluşur. Yakın dönemlere kadar, yaygın olan geleneksel üretim yönetimi anlayışına göre, üretim süreci içindeki her bir işlemin olabildiğince etkin bir biçimde yerine getirilmesi öneriliyordu. Böylelikle, bir taraftan üretim süreci olarak bilinen işlemler dizisi genel anlamda en yüksek etkinliğe ulaşırken diğer taraftan da maliyetlerin en aza indirilmesi nedeniyle sürecin ekonomik değerinin en üst düzeye çıktığı kabul ediliyordu[5].

 

Çağdaş üretim yönetimi anlayışına göre ise, bu sonuç yanlış ve yanıltıcıdır. Bir işlem için en yüksek etkinlik, her zaman için sistemin tümü açısından aynı sonucu vermeyebilir. Bu nedenle, çağdaş üretim yönetiminde ilgi ve dikkat yalnızca tek tek işlemlere yöneltilmemekte ve bunlar bağımsız bütünlük olarak ele alınmamaktadır, işlemlere yönelik olan etkinlik ölçülerinin yanı sıra, sürece yönelik olan ve sistem niteliğine ağırlık veren etkinlik ölçüleri de kullanılmaktadır. Günümüzün üretim yönetimi, anlayışında işin yapılması, yine ana temayı oluşturmaktadır. Ancak, işin işletme amaçlarına en uygun bir biçimde nasıl yapılabileceği konusu yeni kriterlerle değerlendirilmektedir.

 

Üretim yönetiminde sistem anlayışının ortaya konulması ve gelişmesi, büyük ölçüde ikinci Dünya Savaşı sonrası döneme rastlamaktadır. Bu dönemde, bir taraftan ileri matematiksel tekniklerin ve bu tekniklerin uyguladığı karmaşık ve kapsamlı sorunların çözümüne olanak sağlayan bilgi-işlem makinelerinin geliştirilmesi ve diğer taraftan modern savaş araç ve gereçlerinin kullanımında başarının büyük ölçüde insan unsuruna bağlı olduğunun anlaşılması, üretimde sistem yaklaşımının gelişmesinde önemli rol oynamıştır. Bu dönemden sonra, gerek üretim sistemlerinin tasarlanmasında ve gerekse yürütülmesinde sistem anlayışından giderek artan bir oranda yararlanıldığı gözlenmektedir.

 

2.1. ÜRETİMDE SİSTEM YAKLAŞIMININ GEREKLİLİĞİ

 

Günümüzde, üretim yöneticisinin içinde faaliyet göstermek durumunda bulunduğu sistemler, insan yapısı, dinamik, çevreleriyle yoğun etkileşim içinde bulunan ve dolayısıyla karmaşık sistemlerdir, üretim yöneticisinin bir taraftan bu karmaşıklığı azaltabilmesi ve diğer taraftan da karşı karşıya bulunduğu sorunları ve çevresini anlayabilmesi ve tanıyabilmesi, farklı bir görüş ve düşünce yolunu, yani sistem yaklaşımını benimsemesini zorunlu kılmaktadır.

 

Üretim yönetiminde karşılaşılan sorunların ve üretimin alt sistemlerini oluşturan alanların pek çoğu birbirleriyle karşılıklı etkileşim içinde bulunmakta ve çoğu bütünleşik bir nitelik taşımaktadır, örneğin, iş tasarımının, malzeme taşıma, ürün tasarımı, makine-teçhizat seçimi, fabrika içi yerleştirme ve üretim sürecinin belirlenmesi gibi konularla yakından ilgisi bulunmaktadır. Benzer bir şekilde, izlenecek stok politikası, üretim düzeyini denetleyen araçlara kısmen de olsa bağımlıdır. En uygun imalat sürecinin belirlenmesi de, atıl işgücü ve teçhizatın varlığına ve niteliğine bağlı bulunmaktadır. Bu işletmede eğer stok sorunları üretim düzeyindeki değişikliklerin etkileri dikkate alınmayarak incelenecek olursa optimal çözümden uzaklaşılması kaçınılmazdır. Çünkü, stok maliyetlerini en alt düzeye indiren bir çözüm çok yüksek maliyetli üretim dalgalanmalarına yol açabilecektir. Burada ilgili tüm maliyetleri en alt düzeye indiren bir çözümün belirlenmesi gerekir. Bir sorunu, bağımsız bir bütün şeklinde ele alarak çözümlemeyi amaçlayan yaklaşımda, önemsenmeyen bir ilişki veya dikkate alınmayan bir faktörün nihai sonuç üzerinde önemli bir ağırlığı bulunması her zaman için olasıdır[6].

 

Günümüzde üretim yönetimi alanındaki araştırmacıların, eğitimcilerin ve uygulayıcı yöneticilerin ilgi ve dikkatlerini üretim sisteminin tek tek parçalarının yapı ve işleyişlerinden, böyle bir sistemin nitelik ve karakteristiklerine yöneltmeleri gerekmektedir. Üretim yönetimi üzerindeki taktik düzeyde çalışmalar, bir ölçüde ağırlığı stratejiye kaydırmalıdır. Şüphesiz, bu ifade, stok kontrol sistemleri, kalite kontrol iş tasarımı ve benzeri unsurların tümüyle bir kenara bırakılması anlamına gelmemekte, yalnızca söz konusu yaklaşımın yetersizliklerinin bilinmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Üretimi anlayabilmek için yalnızca alt sistemlerin birbirlerinden bağımsız olarak incelenmeleri akılcı olmayacaktır[7].

 

Sonuç olarak, eğer üretim sisteminin işleyişi ve genel yapısı ile ilgili anlamlı ve uygulamada geçerli bir bilginin elde edilmesi amaçlanıyorsa bu sistemin bir bütün olarak incelenmesi zorunlu olmaktadır.

 

2.2. BİR SİSTEM OLARAK ÜRETİM YÖNETİMİNİN GENEL MODELİ

 

Üretimin yalnızca bir fabrikada imalat işlemleri dizisi olarak değil, daha genel anlamda mal ve hizmet üreten tüm işletmelerin enerji, bilgi ve malzeme dönüştürme faaliyetleri olarak anlaşılması, genelleştirilmiş bir tanımlayıcı modelin ortaya konulmasını önemli ölçüde kolaylaştıracaktır[8].

 

Böyle bir modelde girdiler, malzemeler, parçalar, kartlar veya formlar, müşteriler veya hastalar olabilir. Bu girdiler, herhangi bir şekilde bir dizi işlemden geçirilerek dönüşüme uğratılırlar. İşlemler, çok çeşitli sayılarda ve mekanik işlem, kimyasal analiz, montaj, gözetim ve denetim, teslim alma, gönderme, mülakat ve benzeri kişisel temaslar ve formların doldurulması gibi değişik niteliklerde olabilir.

 

Sistemin çıktıları da tamamlanmış parçalar, ürünler, kimyasal bileşimler, müşteriye hizmetler, yapılan tedaviler, tamamlanmış formlar ve benzerleridir. Bu sistem modelinde girdilerin alınmasından sonra ve sistemdeki işlemler arasında depolanmaları öngörülmüştür. Depolama süreleri ve girdilerin işlemler arasında taşınma biçimleri, sistemden sisteme önemli farklılıklar gösterebilir.

 

Bu sistem modeli, ayrıca, bir bilgi ve kontrol alt sistemini ve bir karar alma alt sistemini de içermektedir. Bunlar, genelleştirilmiş üretim modelinin adeta "sinir sistemi"ni oluşturmaktadırlar.

 

Şekil 2'de şematik olarak gösterilen bu model, yüksek kapasitede, standart ve fabrikasyon üretimden, hastaneye, büyük mağazaya, bankacılığa ve sürekli veya tek imalat süreçlerine uygulanabilirliği olan genel bir üretim sistemi modelidir.

 

 

 

 

 

Üretim sistemini, birbirinden ayrı iki alt sisteme ayırarak ve özellikle, bilgi akımı, denetim ve karar almayı ifade eden üretim yönetimi alt sistemine ağırlık vererek inceleyen bir diğer genel model de Şekil 3.'de verilmektedir. Bu model, özellikle iki alt sistem arasındaki etkileşme ve üretim yönetimi alt sisteminin temel unsurlarına dikkati çekmektedir[9].

 

3. ÜRETİM SİSTEMİNİN İŞLETME ÜST SİSTEMİ İÇİNDEKİ YERİ VE ÖNEMİ

 

İşletme sistemini oluşturan alt sistemler içinde üretimin önemli bir ağırlığı vardır. Gerek tedarik ve sürüm fonksiyonları ile birlikte geniş anlamda ve gerekse yalnızca bu iki fonksiyon arasındaki bir dönüştürme süreci olarak dar anlamda ele alındığında üretim, işletmelerin amaçları, varlıkları, yapı ve işleyişleri açısından büyük önem ve ağırlığa sahip bir fonksiyon olarak ortaya çıkmaktadır. Üretim alt sistemi, örgütsel yapı, üretilen malın niteliği, yönetim politikaları ve işletme dışı etkenlere bağlı olarak işletmeden işletmeye farklılıklar göstermekle beraber, çoğunlukla işletme sistemleri içinde merkez veya önder sistem olarak sürükleyici bir rol oynamaktadırlar. İşletmenin, tedarik personel ve finansman gibi diğer bazı alt sistemleri, üretim alt sistemine çeşitli girdiler sağlama durumundadırlar. Diğer taraftan, pazarlama alt sistemi de üretim alt sisteminin çıktılarının sürümü, dağıtımı ve geliştirilmesi amaçlarına yönelik faaliyetler göstermektedirler. İşletmenin muhasebe, halkla ilişkiler ve araştırma-geliştirme gibi bölümleri ile de üretim alt sistemi arasında yoğun bilgi ve haber akışı söz konusu olmaktadır. Özetlenecek olursa, bir işletmenin temel işleyiş düzeninde, üretim alt sistemi ile tüm diğer alt sistemler arasında sürekli bir etkileşim görülmektedir ve üretim alt sistemi, bu ilişkilerde merkezcil bir rol oynamaktadır.

 

İşletme sistemi içinde üretim alt sisteminin yeri ve önemi, Şekil 4. yardımıyla açıklıkla izlenebilmektedir.

 

 

 

DEVAMI

 



[1] T. Kempner, A Handbook of Management, Penguin Books, 1973, s 313.

[2] C. Ferman, İşletme İktisadına Giriş, İstanbul, 1979 (teksir), s. 32.

[3] M. K. Starr, Production Management: Systems and Synthesis (2nd Ed.), Prentice Hall International, 1976, s. 15-16.

[4] R. C. Juvinall, "Production Research, Basic Objectives and Guidelines", Gundnason, C. H., Corlett, E. W., (Eds.), Development of Production Systems, Taylor and Francis Ltd., 1974 içinde s. 797.

[5] M. K. Starr, op. cit., s. 16.

[6] E. S. Buffa, Operations Management: Problems and Models, John Wiley and Sons, Inc., New York, 1972, s. 29-30.

[7] R. Wild, Management and Production, Penguin Books, 1972, s. 241.

[8] E. S. Buffa, Operations.., op. cit., s. 18-22.

[9] S. B. Johanssen, "On the Need of New Concepts for Production Management", Gudnason, Corlett, (Eds.), Development of Production Systems, Taylor and Francis, 1974, s. 643.

 

 

DEVAMI



« Önceki::Sonraki »

SITEDEKI TÜM YAZILAR

Blogcu.com bir BERIL Tech hizmetidir.

domain Add to Technorati Favorites