» Yüksek Lisans Tezi - Büro Yönetiminde Ergonomi -1

Yayinlanma Zamani: 2011-03-13 21:53:00





T.C.
GAZİ ÜNİVERSİTESİ
EĞİTİM BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ
BÜRO YÖNETİMİ ANA BİLİM DALI
BÜRO YÖNETİMİNDE ERGONOMİ VE ERGONOMİNİN VERİMLİLİĞE ETKİSİ:
ANKARA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ’NDE BİR UYGULAMA
YÜKSEK LİSANS TEZİ
HAZIRLAYAN
Yavuz KIRAÇ
DANIŞMAN
Prof. Dr. Burhan ÇİL
ANKARA-2005

ÖZET
Çalışmamızda toplumda huzur ve güveni temin etmekle görevli emniyet
görevlilerinin bir diğer önemli görevleri olan büro hizmetlerinde ergonomi ve
ergonominin verimliliklerine etkisi tespit edilmeye çalışılmıştır. Büro yönetimi ve
verimlilik ile ilgili temel kavramlar üzerinde durulmuş, ergonominin büro
verimliliğine etkisi incelenmiştir. Ayrıca işletme verimliliğini etkileyen faktörler ve
fiziksel çevrenin çalışanlar üzerine etkileri konularına yer verilmiştir. Ankara
Emniyet Müdürlüğü’nde bürolarda çalışanlar üzerinde bir alan araştırması
yapılmıştır. Ergonomik yapının çalışanlar üzerine etkisi incelenmiştir. Bu konuda
bürolarda çalışan 200 kişi üzerinde 42 sorudan oluşan anket çalışması yapılmıştır.
Yapılan bu çalışma sonucunda çalışanların fiziksel çevreden etkilendikleri
ortaya çıkmıştır. Bu etkilenmeye bağlı olarak verimlilik artmakta veya azalmaktadır.
Gözlemler sonucu, çalışanların çok yoğun bir çalışma ortamında bulunduklarını
söyleyebiliriz. Bunun üzerine fiziksel alanla ilgili ergonomik problemler eklenince
çalışma performansı düşmekte ve verim azalmaktadır. Araştırmada elde edilen bazı
önemli sonuçlar şunlardır: Bürolarda çalışanları rahatsız eden en önemli etkenler;
aydınlatma, havalandırma, gürültü ve büro mobilyalarıdır. Bunların ergonomik
prensiplere göre düzenlenmesiyle, çalışanların performansı ve verimliliği artacaktır.
Büro ortamlarından kaynaklanan yorgunluk ve stres çalışanlar için zararlıdır.
Kendini kötü hisseden çalışanın dikkati ve verimliliği azalacaktır.Büro çalışanlarının
insan olduğu ve çevreden etkilendiği unutulmamalıdır. Onların rahat, sağlıklı ve
huzurlu bir ortamda çalışmaları sağlanmalıdır. Bunun sonucunda verimlilik artacak
ve hedefe ulaşılmış olacaktır.

ABSTRACT
In our study we try to determine the police’s Office conditions and it’s effects
to their efficiency. Fundemental concepts regarding Office management and
productivity are studied and effect of environmental conditions to office poductivity
is examined. Besides, factors that effects business productivity and the effects of
physical environment on employees are discussed. An inquiry was applied to the
employees who work at Office at Ankara Police Department. Effects of
environmental conditions on employees are examined. Regarding this subject, an 42
– question-inquiry was applied to 200 individuals who work at office.
According to this inquiry, it appears that employees are affected by the
physical environment. Efficiency either increases or decreases in accordance with
this influence. As a result of observations, we can say that employees are in a very
intensive working conditions. In addition to that, when environmental problems
related to physical environment are added, work performance decreases and
efficiency becames low. Here are some crucial findings that are obtained from the
inquiry. The most important factors that disturb the employees in office are
illumination, ventilation, noise and office furniture. With the decoration of these in
accordance. With ergonomics principles, performance and effiency of the employees
will raise.
Fatigue and stress that are caused from office enviroment are harmful for the
employees concentration and productivity of someone. Who feels bad decreases.
It should not be forgotten that office employees are humanbeings and effected by
enviroment. We should provide them with comfortable, healty and peaceful work
conditions. In consequence of that, productivity will rise and target will be reachead.

KISALTMALAR LİSTESİ
TDK : Türk Dil Kurumu
MPM : Milli Prodüktivite Merkezi
UÇÖ : Uluslar arası Çalışma Örgütü
ABD : Amerika Birleşik Devletleri
dB : Desibel
TKY : Toplam Kalite Yönetimi
SPSS : Statistical Page For Social Science

GİRİŞ
İnsan ve iş çevresinin uyumlandırılması diye tanımlayabileceğimiz ergonomi,
kendisine işyerlerinde oluşan sorunları hedef almıştır. İş yerlerinde oluşan sorunlar;
araç ve gereçlerin insan özelliklerine göre dizayn edilmemesi, uygun olmayan çevre
koşulları ve insanın bir makine gibi düşünülmesi ile onun psiko-sosyal yönünün
ihmal edilmesinden kaynaklanmaktadır. Bu durum çalışma hayatında huzursuzluğu
ve tatminsizliği, iş kazalarını artırmış ve verimliliği de düşürmüştür. Dolayısıyla
insanın kendisiyle ve işletmeyle ilgili bir takım olumsuzlukların doğmasına sebep
olmuştur. Bu sorunların çözümüne yönelik yapılan çalışmalar, II.Dünya savaşına
kadar daha çok askeri alanda kalmış, diğer alanlarda yeterli çalışma yapılmamıştır.
Konunun önemi bu savaş sırasında anlaşılmıştır. Savaş esnasında kullanılan araç ve
gerecin insanlara uygun dizayn edilmemesinin sebep olduğu olumsuzluklar, bir çok
ölüm ve yaralanmalara neden olmuştur.
İnsan faktörünün olumsuz etkilenmesinin önüne geçmek, onun gelişen
makine ve çalışma sistemleri karşısında yetersiz kalmasını önlemek için, insan
özelliklerinden en iyi şekilde yararlanılmasının ve iş ortamının düzenlenmesinin
gerekli olduğu anlaşılmıştır. İnsan iş ortamında çalışırken çevresel faktörlerin etkisi
altında çalışır. Çalışma ortamında ki sıcaklık, nem gibi iklime dayalı çevre
koşullarına karşı insan vücut ısısı dengesini korumaya çalışır. Bu ısı dengesi söz
edilen faktörlerin belli değerlerde olmasıyla mümkündür. Ayrıca ortam içindeki
aydınlatma ve gürültü iş özelliklerine uygun düzeylerde tutulmalıdır. Dolayısıyla bu
faktörlerin etkisinin en aza indirilmesi çalışanın işine karşı olan ilgisini yükselteceği
ve verimini artıracağı düşünülmektedir.
Hızla gelişen dünya teknolojiye bağımlı hale gelmiş ve organizasyonların en
önemli kaynağının da insan olduğu anlaşılmaya başlanmıştır. Teknoloji ne kadar
ilerlerse ilerlesin, işletmelerin başarısı insana bağlıdır. İnsanların en önemli sorunu
olan güvenlik ihtiyacını yerine getiren Emniyet Teşkilatı da önemli bir organizasyondur. Bu organizasyonun vazgeçilmez parçası olan polislerin de verimli
olabilmeleri için çalıştıkları ortamların ergonomik olarak düzenlenmesi gerekir.
Tez çalışmasının birinci bölümü; büro yönetimi ve ergonomi kavramını,
önemini, amacını, tarihsel gelişimini ve ergonomi ile ilgili bilim dallarını
içermektedir. İkinci bölüm, verimlilik kavramını, önemini, verimlilik türlerini,
verimliliği arttıran unsurları içermektedir. Üçüncü bölüm, ergonominin verimliliğe
etkisini anlatmaktadır. Son bölümde ise, araştırma hakkında bilgiler, sonuçlar ve
öneriler yer almaktadır.

BİRİNCİ BÖLÜM
BÜRO YÖNETİMİ VE ERGONOMİ
1.1. YÖNETİM VE BÜRO YÖNETİMİ
Yönetim ve büro kavramları birbiriyle çok ilişkili olan kavramlardır.
Bürolarda yapılan işlerin belirli bir düzen içinde yürütülmesi ancak iyi bir yönetimle
olur. Birbiriyle bağlantılı olan bu iki kavram aşağıda incelenecektir.
1.1.1. Yönetim Kavramı
Yönetimin başlangıcı çok eski tarihlere gider. İnsanların toplu halde yaşama
zorunluluğunun getirdiği ilk gereksinme, yönetim konusunu oluşturmuştur. Bir
toplumun gereksinmelerinin, dileklerinin, ulaşılması istenen amaçlarının bulunması,
toplumun bir düzene sahip olması ve bunun sürekli olarak geliştirilmek istenmesi çok
doğal ve kaçınılmaz yaşantı kurallarıdır. Kuşkusuz bu kurallar toplumsal, ekonomik,
kültürel ve teknolojik kökenlere dayanır ve zaman içinde değişip gelişir(Ar,1999:1).
Yönetim, “bir grup insanı belirlenmiş amaçlara doğru yönlendirerek
aralarındaki iş birliği ve koordinasyonu sağlama çabalarının bütünü” ya da “belirli
amaçlara ulaşmak için başkaları vasıtasıyla iş görmek” biçiminde tanımlanmaktadır.
Yönetim ile ilgili tanımlar gözden geçirildiğinde ortak hususun, yönetimin bir
süreç olarak ele alınması olduğu görülecektir. Yönetim, gerçekten bir süreçtir ve bu
anlamda süreç odaklıdır. Yönetim aynı zamanda beşeri bir faaliyettir ve insan
odaklıdır(Bayrak,1997:78).

Bir başka tanıma göre; işletmenin sahip olduğu veya kiraladığı emek, sermaye
ve teknik bilgiden oluşan üretim unsurlarını, önceden saptanmış olan amaç veya
amaçlar doğrultusunda planlı bir şekilde sevk ve idare etmektir(Uras,1991:10).
Yönetici ise örgütün amacına ulaşması için başkalarına iş yaptıran kişidir.
Yöneticinin organizasyon hedeflerine ulaşırken kullandığı araçların en önemlisi,
şüphesiz ki insandır. İnsan kaynağı sayesinde yöneticiler kısa ve uzun dönemli işleri
etkin bir şekilde gerçekleştirebilirler. Usta bir orkestra şefi, orkestrada bulunan
uzmanlaşmış müzisyenleri uyumlu bir şekilde yönetir. Bir yönetici de orkestra şefinin
yaptığı gibi uzmanlaşmış işgörenleri, örgüt ve bireylerin hedeflerini göz önünde
bulundurarak yönetmelidir(Serinkan,1996:22).
Günümüzde yönetim, insanlar arasındaki ilişkileri düzenleyerek, işletmenin ve
çalışanların amaçlarını gerçekleştirme gayreti olarak tanımlanmaktadır. Bunu
sağlayan yöneticiler de, çalışmalarını başarı ile sonuçlandırabilmektedir.
1.1.2. Büro Kavramı
Bugün çok kullanılan bu kelimenin aslı Fransızca’dır ve “Bureau” şeklinde
yazılır. Büro; genel manası ile içinde yapılacak işin mahiyetine göre gerekli demirbaş
ve diğer yardımcı vasıtalarla donatılmış, bir işi görmeye mahsus çalışma yeri
demektir(Topaloğlu ve Koç, 2002:17).
T.D.K.’nun sözlüğüne göre büro, “danışma ve kayıt tutma işlerinin
yürütüldüğü bir işyeridir”; bir başka kaynakta ise, “bir işletmenin idari işlerinin
yürütüldüğü yer” olarak tanımlanmaktadır. Bu tanımlarla büronun tanımlanması
yetersiz kalır. Çünkü bürolarda çok sayıda ve farklı işler yapılmaktadır. Ayrıca,
bürolar ile ilgili genel bir kanı da büro işi ile kırtasiye-kayıt tutma ve yazı işlerinin eş anlamlı olduğudur. Tabii ki bürolarda kayıt tutma ve yazı işleri ağırlıklı olarak
yapılmaktadır(Benligiray,1997:2).
Bilgi ve iletişim teknolojileri arasındaki gelişmelere göre; yapısı ve
fonksiyonları önemli ölçüde değişen bürolar, bugünkü örgütlerde, bilgi işleyen
birimler haline dönüşmüştür. Özellikle ofis otomasyonunun gelişmesine paralel
olarak gelişen kağıtsız ve dosyasız bürolar, günümüzde yaygınlaşmaya başlamıştır.
Bürolarda görülen işlerin içeriğinin değişmesi ile birlikte, büro işlerini yapma usulleri
de önemli ölçüde değişmiştir. Daha çok elle ve somut öğeler üzerinde yapılan hizmet
işleri, bugün artık dijital ortamlarda bilgi işine dönüşmüştür. Büroların bu yeni
anlamıyla bilgi işleyen birimler durumuna dönüşmesi, onların tasarımlarının da
farklılaşmasını gerekli kılmaktadır(Tutar,2000:23).
Bürolarda çalışanlarda hızla gelişen çevresel faktörlere ayak uydurabilmek
için, yeterli teknolojik donanıma sahip olmaları gerekmektedir. Büroların
verimliliğine önem veren işletmeler, teknolojik araçlarını ya yeniden düzenlemekte ya
da yenilemektedirler. Bazı işletmelerce kuruluştan itibaren göz ardı edilen önemli
konulardan biri de ergonomik büro tasarımlarının yapılmamasıdır. Bunlar
gerçekleştirilmeyince de bürolar işlevlerini tam anlamıyla yerine getirememekte ve
gerekli verim alınamamaktadır.
Gelişen teknoloji bizlere tarım kesiminde ve sanayi kesiminde çalışanların
zamanla büro çalışma alanlarına kayacaklarını göstermektedir. Zaten gelişmiş
ülkelere bakıldığında çalışanların büyük kısmının büro hizmetlerinde görev yaptığı
görülmektedir. Ülkemiz de gelişmekte olan ülkeler arasında bulunduğundan, büro
hizmetlerinin ve büro yönetimin gelişmesine gereken önem verilmelidir.

1.1.3. Büro Türleri
Bürolar; yapıları, içindeki çalışan sayıları, yapılan işler ve amaçları gibi bazı
kriterler göz önüne alınarak çeşitli türlere ayrılmışlardır. Bu türlerin birbirlerine göre
avantajları olduğu gibi dezavantajları da vardır.
1.1.3.1. Kamu Büroları ve Özel Bürolar
Devletin örgüt yapısında bulunan kurum ve kuruluşlar, bir anlamda bürodur.
Büro sözcüğü yerine, Türkçe’de kullanılan daire sözcüğü genellikle kamu büroları ile
özdeşleşmiştir. Bu bürolar için kullanılan yaygın ad devlet daireleri (büroları)
olmuştur(Benligiray,1997:10).
Özel bürolar, örgütlerde üst kademe yöneticilerinin tek başlarına kullanmaları
amacıyla planlanan bürolardır. Üst kademe yöneticilerin kullandıkları özel bürolarda
örgütün stratejik planları ve yönetsel kararlarını aldıklarından dolayı daha farklı
yapıda dizayn edilirler. Özel büroların dizaynında sekreter odası, toplantı salonları,
bekleme salonları vb. fonksiyonlarda dikkate alınmak zorundadır(Topaloğlu ve
Koç,2002:22).
G e rek kamu gerekse özel bürolar temelde aynı amaç için oluşturulmakta,
ancak kullanım amaçlarına göre adları farklı olmaktadır. Ayrıntılı olarak ele
alındığında ise verimli kullanım ile ilgili farklar ortaya çıkmaktadır. Günümüz
çalışma ortamlarına bakıldığında özel kuruluşlara ait büroların daha verimli olduğu
göze çarpmaktadır.

1.1.3.2. Kapalı Büro-Açık Büro
Kapalı bürolar, yalnızca bir ya da birkaç kişi tarafından kullanılan bürolardır.
Kapalı bürolar, gizlilik gerektiren işler için uygun bir yapıya sahiptir. Aynı zamanda
para ile ilgili güvenirliliğin önemli olduğu işlerde, ses ve uğultunun olmaması
gerektiğinde, bulaşıcı ve salgın hastalıkların engellenmesi durumlarında kapalı
bürolar amaca hizmet edebilen yapıdadır(Topaloğlu ve Koç,2002:22).
Açık büroların daha iyi denetim; yerleşim alanı, aydınlatma ve ısıdan tasarruf;
esnek yerleşim; makine ve diğer donanımların düzenlenmesinde kolaylık; çalışanlar
ve belgelerin hareketlerinin en aza indirilmesi gibi bir takım üstünlükleri vardır.
Ancak bunların yanında çalışma ortamı kişisellikten uzak, gürültü kaçınılmaz,
bulaşıcı hastalıkların yayılma riski yüksek, havalandırma ve ısınmayı sağlamak kolay
değildir. Ziyaretçilerin istedikleri bölümün memurunu bulmaları ve onunla
görüşmeleri oldukça zordur(Benligiray,1997:12).
1 9 9 0’lı yılların boğucu dar ve kapalı bürolarının yerini günümüzde şeffaf
camlarla çevrili, iletişimin üst düzeyde olduğu açık bürolar almaktadır. İş akışına
uygun olarak yerleştirilen bu tip bürolarla maliyet ve alan konusunda tasarruflar
sağlanabilmektedir. Özellikle bankalar bu tip büroları yoğun bir şekilde
kullanmaktadırlar.
1.1.3.3. Kuruluş Amaçlarına Göre Bürolar
Kuruluş amaçlarına göre büroları hizmet üretmek amacıyla kurulan bürolar ile
kâr elde etmek için kurulan bürolar, bir de yaşam standardının ve toplumsal
değerlerin korunması amacıyla oluşturulan bürolar olarak kategorize edebiliriz. Son
saydığımız büro türleri; vakıflar, dernekler, sivil toplum örgütleri ve diğer gönüllü
kuruluşlara ait bürolardır. Kamu ve özel sektöre ait bürolarda çalışanlar belli bir ücret alırken, gönüllü kuruluşlara ait bürolarda çalışanlar genel olarak herhangi bir ücret
almaz(Gözlü,1992:31).
1.1.4. Büro Yönetimi
Fabrika binalarının yerine büroların bulunduğu binaların inşa edilmesi, çağdaş
kentleşmenin başlıca simgesi olarak kabul edilmektedir. 19. yüzyıl sanayi kentlerinde
iş gücü fabrikalarda istihdam edilirken, 20. yüzyılda istihdam, daha çok hizmetler
sektöründe ve özellikle bürolarda gerçekleştirilmektedir. Bununla beraber bürolarda
iş gücünün istihdamı, sadece hizmetler sektörüyle sınırlı olmayıp çoğu zaman tüm
ekonomik faaliyetlerde görülmektedir(Gözlü,1992:31).
Büroları içinde bulundukları binaların türüne, kapladıkları alanlara veya
işlevlerine göre tanımlamak mümkündür. Büronun en temel işlevi, bir girişimin
faaliyetlerini yönetmek ve bu faaliyetler arasında koordinasyon sağlamaktır. Genel
olarak büronun işlevi, beş temel faaliyet halinde sınıflandırılabilmektedir:
a . Bilginin Alınması: Çeşitli türden bilgiler; siparişler, faturalar, teleks ve
telefon mesajları gibi iletişim araçları ile elde edilmektedir.
b. Bilginin Kayıt Edilmesi: Elde edilen her türden bilginin dökümü yapılır ve
dosyalanır. Bazı durumlarda ise gerekli olmayan bilgiler elenir. Bilgilerin istenildiği
zaman kolaylıkla yeniden kullanılmaya hazır biçimde saklanması gerekmektedir.
c. Bilginin Düzenlenmesi: Kullanıma sunulmadan önce bilgiler çoğaltılır,
özetlenir veya başka bilgiler ile birleştirilerek düzenlenirler ve mutlaka denetimden
geçirilirler.

d. Bilginin İletilmesi: Bilgiler örgüt içinde veya örgütten örgüte iletilir.
Bilginin iletilmesi, kişiler tarafından veya elektronik büro aygıt ve teçhizatı ile
gerçekleştirilmektedir. İletişim ne kadar etkili olursa, yönetim de o kadar sağlıklı
kararlar verebilme olanağına kavuşmaktadır.
e. Varlıkların Korunması: Nakit, çek vb. öğelerden oluşan varlıkların
korunması, büronun en belli başlı işlevlerinden bir tanesidir(Ar,1999:13).
Gerek kamu kuruluşlarında, gerek özel teşebbüste işlerin büyük bir kısmı
bürolarda yürütülmektedir. Diğer bir deyişle kuruluş, kurum ya da işletmenin hizmet
ve çalışma konusu (alanı) ne olursa olsun, bunun yanında mutlaka büro hizmetleri
vardır. Mal ve hizmet üretimin miktar ve kalitesi büyük ölçüde bürolarda yapılan
hizmetlerin verimliliğine ve etkinliğine bağlıdır. Yani çağımızda büroların süratli,
ekonomik, etkin, kaliteli ve basit(sade) yöntemlerle iş yapması ve işletilmesi
istenmektedir. Büroların süratli, ekonomik, etkin, kaliteli ve basit yöntemlerle iş
yapabilmesinde esas konu, kural ve tekniklerin tüm personel tarafından bilinmesi ve
titizlikle uygulanmasıdır(Ar,1999:14).
1.2. ERGONOMİ KAVRAMI
Bu bölümde, yapacağımız çalışmaya temel teşkil edecek olan ergonomi
kavramı ayrıntılı bir şekilde incelenecek, özellikle bürolardaki ergonomik
düzenlemeler üzerinde durulacaktır.
1.2.1. Ergonominin Tanımı
Ergonomi eski yunanca iş anlamına gelen ERGON ve doğal yasa veya düzen
anlamına gelen NOMOS’tan üretilmiştir. Ergonomi bilim adamları, işle değil bilakis
iş üreten insanla ilgilenmektedir. Ergonomi, insanların makineler ile çeşitli iş çevre koşullarına ilişkin bedensel ve ruhsal özelliklerini, eğilimlerini, yeteneklerini,
sınırlılıklarını araştıran, elde ettiği veriler ile geliştirdiği ilkeleri makinelerin, makine
sistemlerinin, iş ve çevre koşullarının tasarımına ve düzenlemesine uygulayan
mühendislik dalıdır. Temel amacı, tüketim ve üretim alanlarında insan öğesinin
güvenliği, üretkenliğini artırmak ve iş koşullarını iyileştirmektir(Ana
Britannica,1988:249).
Ergonomi birbirinden çok farklı olmamakla birlikte, değişik açılardan
tanımlanmıştır:
Ergonomi, sanayileşmenin getirdiği kendine özgü kurallar ve zorunluluklar
silsilesi içerisinde, ekonomik faaliyetlerin asıl amacı olan “insan”ın kaybolup
gitmesine göz yummayan, üstelik verimlilik gibi ekonominin gerekleriyle, insan
yapısının gereklerini bağdaştırma iddiasında olup çabalarını bu yönde yoğunlaştıran
ve bunda başarılı olan bir bilim dalıdır(Tınar,1993:135).
Ergonominin başka bir tanımı ise; “İnsana ilişkin ve en fazla rahatlık,
güvenlik ve etkinlikle kullanılabilecek araç, makine ve donanım anlaşılması için
gerekli bilgilerin tümü” diye nitelendirilmiştir(Şimşek,1994:45).
Uluslararası Ergonomi Kurumu ergonomiyi şu şekilde tanımlamaktadır:
Ergonomi yada İnsan Faktörleri Mühendisliği, insanın refahını, mutluluğu ve
genel sistem performansını geliştirecek bilgi ve teoriyi bulmayı, uygun yöntemlerin
uygulanmasını ve bir sistemin diğer elementler ve insanlar arasındaki etkileşimlerini
temelde anlamaya çalışan bilimsel bir disiplindir(www.sistems.org).

 

Yüksek Lisans Tezi - Büro Yönetiminde Ergonomi -1

Yüksek Lisans Tezi - Büro Yönetiminde Ergonomi -2

Yüksek Lisans Tezi - Büro Yönetiminde Ergonomi -3

Yüksek Lisans Tezi - Büro Yönetiminde Ergonomi -4

Yüksek Lisans Tezi - Büro Yönetiminde Ergonomi -5

Yüksek Lisans Tezi - Büro Yönetiminde Ergonomi -6

Yüksek Lisans Tezi - Büro Yönetiminde Ergonomi -7

Yüksek Lisans Tezi - Büro Yönetiminde Ergonomi -8

Sonraki Konu

Yüksek Lisans Tezi - Yönetim Kararlarinda Verimliligin Rolü


Duyuru

Facebook sayfamiza üye olun


Duyuru
Sitemizde güncelleme çalismalari devam etmektedir.
Görüs ve önerilerinizi bizimle paylasabilirsiniz ! mail adresimiz : endustrimuhendisligi@hotmail.com